Geçen Cuma günü bu köşede şöyle yazmışız; “Hemen yanı başımızda Suriye sınırımızda ABD ile Rusya savaşıyor. Rus uçakları ile bizim üslerimizden kalkan ABD uçakları sorti üzerine sorti yapıyor. Rusya ve ABD bizim sınırlarımızda hâkimiyet kurma savaşı veriyor. Bir Rus ya da ABD bombası sınırlarımızdan içeri düşerse Türkiye, angajman kuralları gereği ne yapabilecek acaba?”

Geçen bir hafta içinde sınırlarımızdan içeri kazara bir bomba ya da roket düşmedi ama önce Rus savaş uçakları bizim uçaklarımızla ‘it dalaşı’na girdi. Ardından da ‘kimliği belirlenemeyen’ ancak dost oldukları saptanamayan uçakların füze sistemleri, sınırlarımız üzerinde devriye gezen uçaklarımıza kilitlendi. Suriye'de konuşlu SA füze sistemleri sınırda devriye uçuşu yapan 8 Türk F-16 uçağın taciz etti.

Peki, her fırsatta “Angajman kuralları gereği hemen misliyle karşılık veririz” diye yeri göğü inleten siyasilerimiz ne yaptı…

Bir aslan miyav dedi
Minik fare kükredi
Fareden korktu kedi
Kedi pırr uçuverdi…

Rahmetli Kayahan’ın bu şarkısını savaş çığırtkanlığı yapmak için kullanmıyoruz. Yanlış anlaşılmasın. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk’ün “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” sözü kırmızı çizgilerimizdendir… Sözümüz, meydanı boş bulunca mangalda kül bırakmayan siyasilerimize…

“Putin’i arar hesap sorarım” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan ile taa New York’lara gidip kapılarda el pençe divan bekleyip Obama ile görüşemeden geri dönen Başbakan Davutoğlu’na…

Siyasetçi olmak kolay, mühim olan devlet adamı olabilmek… 911 kilometre ile en uzun sınıra sahip olduğumuz komşumuz Suriye ile ‘ülke için namus demek olan sınırlarımız’ kevgire dönerken, sanki ağzımız dilimiz lal olmuş ta bizi savunmak NATO’ya kalmış.
“One minute” diyerek tüm dünyaya posta koyduk zannedenler, Rusya’nın Suriye’de deniz, kara ve hava gücüyle kendini göstererek dengeleri Esad lehine değiştirmesi karşısında kimyaları bozulunca
“Aramam sormam bir daha” diye arabeskleşiverdiler…

Türk dış politikasının iflasını bir kez daha ortaya koyan bu tablo 13 yıllık AKP iktidarı adına dış politikayı yürütenlerin, aslında bölgeyi tanımadıklarını, Suriye’nin dış politikasının dayandığı desteğin boyutu hakkında yeterince bilgi sahibi olmadıklarını, Suriye iç siyasetini ve iç dengelerini bilmedikleri ortaya çıkardı.
Siyasette ve diplomaside temel kural şudur: İhtiyaçlar değişince ittifaklar da değişir. Ve her ittifak karşı ittifakı doğurur.” 11 Eylül saldırılarının tozu dumanı dağılınca Rusya, ABD’nin Türkiye’ye yerleştirdiği füze savunma sisteminin ve eski Varşova Paktı ülkelerini bünyesine katarak Rusya sınırlarına doğru hızla genişleyen NATO’nun kendisi için baş tehdit olduğunu gördü. Arap Baharı ve Suriye krizini iyi okuyarak iyi bir planlamayla bir anda bölgemizin baş aktörü oldu.

Üstündeki ambargonun kalkmaya başlamasıyla İran küresel sisteme yeniden dâhil olarak ABD’de dondurulmuş 100 milyar dolarlık varlıklarına kavuşurken, Irak, Suriye ve Mısır da pozisyonlarını güçlendirmeye başlarken, Türkiye bölgesinde diplomatik olarak yalnızlaşan, ekonomik ve politik olarak kaybeden, caydırıcılığı ve saygınlığı azalan bir ülkeye dönüştü.
Bizi savunmak başkalarına kaldı.

Suriye’de Rusya ve Esad’ın ortak kara harekâtına başlaması üzerine NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, “Gerekirse Türkiye’ye birlik göndeririz” dedi. Bunun üzerine Kremlin’den “Rusya, Türkiye ile ilişkilerini iyi tutmak istiyor. Operasyonlarla Türkiye sınırını da korumayı amaçlıyoruz” denildi.

Bu gelişmelere üzerine Belçika’dan Japonya’ya geçerken havada konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşananlardan dolayı Putin’e kırgın olduğunu ve bir daha Putin’i aramayacağını söyledi.
Avukatın düşkünü derdini mübaşire anlatırmış…
Bizim dünya lideri de derdini havada gazetecilere karada ise muhtarlara anlatıyor…
Sahi 12. Geleneksel Muhtarlar Buluşması ne zaman?
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.