banner58

Anayasa değişiklik görüşmeleri sürüyor.

TBMM gergin… Milletvekilleri de…
En sakin grup, HDP… En hırçın ve tedirgin grup  ise MHP…
Özellikle Celal Adan. Kendisini MHP’ye taşıyan ‘bacım’ dediği Meral Akşener ile yaşadığı polemik
sonucu sinirleri bozuldu. Bir tülü de düzelmedi.
Semra Özal’a İstanbul İl Başkan Yardımcılığı Tansu Çiller’e İl Başkanı olduktan sonra takındığı şirinlik maskesini de tamamen atmış durumda.
Sosyal medyayı ‘hakaret’ ve ‘sinkafa’ varan cümlelerle çok kötü kullanıyor.
Hatta önceki gün MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin yanında kuliste yürürken Ümit Özdağ’a laf atmaktan
da geri durmadı. Üstelik MHP Genel Başkanı devlet Bahçeli’nin bu tür ayaküstü sataşmalardan hoşlanmadığını unutarak.
MHP tabanı da kaynıyor. Özellikle Celal Adan’ın referandum olursa ‘evet için’ sahaya inip inmeyeceğini merak ediyorlar.
CHP ise genel kurulda işin hakkını veren bir muhalefet yapıyor. Kararlı, ama kavgacı değil.
AKP grubunun da kafası karışık. Bir yanda ‘vefa’ diğer yanda ‘mühür’ Zaman zaman sertleşseler de özeleştiri mekanizmasını çalıştırmaya çalışıyorlar.
TBMM 8-10 bin kişilik ufak bir ilçe gibidir. Bilmeyenler için söyleyelim. Genel Kurul salonunda başkanlık divanını karşınıza alırsanız sağ tarafa 10 adım atınca iktidar kulisine çıkarsınız. Sola yönelirseniz de iktidar kulisine… Aynı atmosfer.
Genel Kurul salonundan çıkan milletvekilleri ister istemez burun buruna gelir. Hani siz genel kurul bomboş, boş sıralar diye düşünürsünüz ya bazen. O da tam öyle değil. Kuliste çok sayıda TV yayınları ile çalışmalar sıkı sıkıya izlenir. Odalarda da her katta da canlı yayın vardır.
Önceki gün bazı deneyimli gazeteciler merhum Turgut Özal ve Süleyman Demirel’in zaman zaman özel kalemleri ile muhalefet kulisine geldiğinden bahsetti. Özellikle Turgut Özal’ın Fikri Sağlar, ‘civciv’ lakaplı  merhum Turhan Beyazıt ve Cüneyt Canver ile ayaküstü atıştıklarını da hatırlattı. Hatta bir keresinde Turhan Beyazıt’ın, Özal’ın, ‘Sen Maraş’ın en köklü ailelerinden birisin. Ne işin var. Bize gel’ şakasına ‘aman aman’ diye cevap verdiğinden de söz ettiler.
Bu sohbetler iktidar kulisinde de, muhalefet kulisinde de sık sık yapılıyor.
Çünkü kimse bu durumdan, bu gerginlikten hoşnut değil.
Milletvekillerinin tamamı buruk. Bu oylamaların mevcut sisteme bir veda olduğunun da bilincindeler.
Önlerindeki durumun da belirsizliğini eklersek, çok normal bu burukluk.
Tam bu sırada Başbakan Binali Yıldırım muhalefet kulisine geldi. Malum çay içme fotoğrafı otaya
çıktı. Hatta kendisini masaya davet eden Yıldırım’a, ‘bugün merhum Özal’dan bahsettik, acaba bizim
kulis dinleniyor mu?’ diye de latife etti.
Binali Yıldırım kim ne derse desin oldukça dengeli, zeki ve sevecen bir lider.
Diyalogdan kaçınmıyor. Kendisine yönelik onca sert eleştirileri bir kenara bırakarak muhalefet kulisine gelmesi de ayrı takdir edilecek bir davranış.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da dün kendisine yakışanı yaptı. İyi bir ev sahibiydi. TBMM
diyalogla ayakta kalır. Bu çok önemli bir oylama.
Kos koca liderler birlikte bir çay içtiler diye, savundukları değerleri terk edecek değiller ya. Bu fotoğrafı yorumlayabilirsiniz. Fikir de üretebilirsiniz.
Ama bunu ‘niye birlikte çay içtiniz?’ diye eleştirmek çok yüzeysel bir davranıştır.
Sayın Yıldırım, Sayın Kılıçdaroğlu afiyet olsun.
Çok iyi yaptınız…
Bir bardak kahvenin hatırını biliyoruz, ama bir bardak çayınki de az olmasa gerek..
Ayaklarınıza sağlık…
Bu arada bir gazeteci milletvekili daha hedefe konulmak istendi.  Dostum Enis Berberoğlu dün
Cumhuriyet davasına gitti. Hakkında istenen cezaya ‘zam yapıldığını’ gördü. Bir yanda polis ezen Rüzgar Çetin’e 7 yıl hapis istemi, diğer yandan defalarca yayınlanan bir haberi casusluk paketine
sararak istenen 30 yıl gibi astronomik cezayı müebbet hapse  çevirmeye çalışmak doğru mu? Adalet
elbette yerini bulacaktır. Enis Berberoğlu  gazetecidir.
İyi ve dürüst bir siyasetçidir. Üniter devlete bağlı iyi bir CHP’li ve sosyal demokrattır. İsnat edilen fiili de işlediğine inanmıyoruz. Ama ülkenin başbakanı ortamı yumuşatmaya çalışırken, bu tür davranışlar adalete de siyasete de sığar mı? Siz karar verin.
Unutmayın, Türkiye’de Anayasa değişikliği geçince veya geçmeyince her şey sona ermeyecek.
Hayat devam edecek.
Biraz empati lütfen!

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.