Türkiye Cumhuriyeti laik, demokratik, Atatürk ilkelerine bağlı bir Hukuk devletidir. Namuslu, şerefli, haysiyetli, medeni cesaret sahibi, hukuka saygılı ve vatan sevgisinden başka sermayesi olmayan milyonlar olarak Cumhuriyetimizi hep birlikte el birliğiyle sonsuza dek yaşatacağız.

Bunun için bazı yaşananları unutmamalı, birlikte doğru politikalar izlemeliyiz. 

Daha düne kadar, ülkede yapılan hukuksuzluklara, düzenlenen komplolara, işlenen cinayetlere Doğru diye el kaldırıp kalem oynatanlar, Evet diye onay verenler kendilerine karşı gelen Hayır diyenleri baskı ile susturma çabasındaydılar. Gözleri önündeki gerçekleri görmemek ve duymamak için Amerika’dan verilen vaazları dinliyorlar, onun etekleri dibine çöküyorlardı. Yıllarca örümcek ağı gibi işledikleri her kademedeki adamları ile istedikleri gibi kararlar aldırıyorlar, istedikleri gibi oynuyorlardı. 

Her ülkede bir delinin, bir alçağın, bir satılmışın fırsatlardan yararlanarak büyük makamlara gelmesi görülebilir. Ama yüzlercesinin-binlercesinin bir araya gelmesi ve hiçbir ayrılık göstermeden tek bir vücut gibi davranması görülmemiştir. 

Hitler ve Mussolini dönemlerinde dahi istisnalar, farklılıklar yaşanmıştır. 

Ülke olarak 15 Temmuz’dan itibaren yeni bir devre doğru gidiyoruz. Bu yeni dönemin temellerini iyi, doğru ve sağlam atmalı, birleştirici harçlarını özenle seçmeli yerinde kullanmalıyız. Kullanmalıyız ki; bu dönem Türkiye için demokrasi ve hukuk kuralları içerisinde maddi manevi her yönüyle bir gelişme devri, Atatürk ilke ve devrimlerinin yüceldiği bir dönem olmalıdır. 

Kendi ikbal ve iktidarları uğruna kardeşkanı dökmekte beis görmeyenler, bu cinayetleri her ne kılık ve her ne ad altında işleyecek beyinleri yıkanmış insanları bir daha bulamamalıdır. Bunun yolu milli eğitimde fen ve bilime inanan, mantıklı düşünebilen, felsefi değerleri bilen, Cumhuriyete ve ilkelerine sahip çıkacak nesiller yetiştirmekle mümkün olabilir. 

Tehlike atlatılmış ancak tam olarak geçmemiştir. Kanlı darbe girişiminin, dış destekçilerinin umutlarının tamamen bertaraf edilmesi birlik ve beraberliğimizin devamına, güçlü bir orduya, bağnaz düşüncelerden arındırılmış gençler yetiştirmekle mümkün olabilir. 

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı’na Artvin’de yapılan çirkin ve hain saldırı, parlamentoya, Cumhuriyetimize, hukuka, demokrasimize yapılmış saldırıdır. Bu saldırının, Cizre de diğer kentlerimizde yaşanan terör saldırılarının bertaraf edilmesi için milletçe iktidar muhalefet bir arada olmalıyız. 

Muhalefetin iktidara verdiği destek kadar, iktidarında muhalefetin başta milli eğitim olmak üzere istemlerini değerlendirmesi gerekmektedir.

Zor günlerden geçtiğimiz bu dönem de ortak, birlikte üretilecek politikalar bizi içerde ve dışarıda daha güçlü kılacak, bizi bölmek parçalamak isteyenler karşılarında Türk milletini bulacaktır. 

Terörün olmadığı, huzur dolu günler dileğiyle, iyi pazarlar.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.