Putin’in inadı yüzünden Kuşadası ve İzmir Limanına ‘turist’ yerine ‘angus’ geliyor. İzmir Limanı’na bu günlerde turist taşıyan yolcu Cruise’leri yani kruvazörler yerine, angus taşıyan yük gemileri yanaşmaktadır. Ve siyaset Ankara-İstanbul-İzmir hattından Zarrab üzerinden, ABD’ye uzandı. Hem de her geçen gün ısınarak.

65. Hükümet bir ‘seçim hükümetidir’ Süresi ne olursa olsun. Siyasi Partiler dönemi kapanmak üzeredir. Kişiler yarışıyor... Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’da yapılacak ilk seçimin baş aktörüdür. Ahmet Davutoğlu’nun başbakanlıktan gitmesini sağlayan, Cumhurbaşkanı Erdoğan siyaset maçında ‘son oyuncu değiştirme hakkını’ kullanmıştır. Başbakan  Binali Yıldırım paraşütü ile uçaktan atlamıştır.

Kargaşa yaşanan MHP uçağında paraşüt var mı? MHP’deki sorun sadece lider tartışmasında değil, misyonundadır. MHP’nin tarif ettiği ideoloji ve vizyon yeniden tarife muhtaçtır. Hatırlayın 12 Eylül kanlı ihtilali ile siyasi partiler kapatıldı.

Danışma Meclisi Üyesi Mehmet Pamak, o tarihte tutuklu olan Alparslan Türkeş’in ‘mektubu’ ile 7 Temmuz 1983 tarihinde Muhafazakâr Partiyi kurdu. Türkeş, muhafazakâr dalgayı görmüştü. Pamak veto edildi. MP  üç genel başkan değişti. Milli Nizam Partisi Kars Milletvekili  Abdulkerim Doğru’nun genel  başkanlığına getirdi. Hatta Libya Caddesindeki Genel Merkez açılışına bizzat katılarak tam destek oldu.

Abdulkerim Doğru kısa süre ayrıldı, yerini Ali Koç aldı. İsmi 30 Kasım 1985’de  Milliyetçi Çalışma Partisi olarak değiştirildi. 12 Eylül Faşist darbenin kapattığı siyasi partiler açılınca da 24 Ocak 1993 tarihinde ‘tüzel kişiliği’ yerinde kalmak şartıyla, amblemiyle birlikte MHP ismine dönüştü

Bu yaşananları niye anlattım? Birincisi mevcut parti MHP değildir. MHP ismini ve amblemini almış Muhafazakâr ve Milliyetçi Çalışma Partileridir

İkincisi de Alparslan Türkeş MHP isminin ve ambleminin bir arada kullanılmasına karşı çıkmıştır. Nevzat Köseoğlu, Sadi Somuncuoğlu, Avni Çarsancaklı gibi isimlerin zorlaması ile MHP ismine geri dönmüştür. O tarihlerdeki Yükseliş Spor Salonunda (şu anda TOBB Üniversitesi) oldukça hareketli, hatta kavgalı sayılacak bir kongre ile ismini ve amblemini değiştirmiştir.

MHP isminden mi başlamalı? Anlaşılan Alparslan Türkeş bile o tarihte MHP’nin ‘vizyonunu, misyonunu’ yeniden gözden geçirmeyi gerekli görmüş. Bu sebeple diyorum ki, MHP sadece genel başkanını değil, ideolojisini ve vizyonunu da yeniden gözden geçirmelidir.

İsmi dâhil. Ülkü partisi mi, çalışma partisi mi, hareket partisi mi?

Kızmasınlar ama MHP önce isminden, misyonundan, milliyetçilik tarifinden  başlamalı. 1960’ların milliyetçilik tarifi bugün  çok geride kaldı. Milliyetçi bir siyaset güdebilir. Ama 80 milyonu kucaklayan bir tarif ile AKP’nin karşısına ancak o zaman rakip olarak çıkabilir.

Gelelim bizim mahalleye. İster inanın ister inanmayın, CHP seçmeni MHP’nin genel başkan seçimi ile çok ama çok alakalı.

Kim ne derse desin Deniz Baykal Atatürk Misyonunu ‘çağdaş söylemlerle’ CHP’yi hayata döndürmüştür. Hem de o tarihte yaşayan Ecevit misyonu DSP ile varken.  SHP ile İnönü misyonu varken.

Baykal bu üç misyonu birleştirdi. Tarihe yüzde 4,5 oy ile başlayan,  CHP’nin ikinci kurucu genel başkanı olarak geçecek.  2016 yılında da CHP’de ‘vizyonunu ve misyonunu’ yeniden gözden geçirmelidir. Öz eleştiri mekanizmasını çalıştırmalıdır. CHP’ye ve bize yurttaşlık paydası yeter.

Binali Yıldırım’ın Başbakanlığı CHP’nin Ege ve Deniz Kıyıları üstünlüğünü olumsuz etkileyecektir. Unutmayın ki, İzmir CHP’li olduğu için değil, Cumhuriyetçi olduğu için CHP’de. Aziz Kocaoğlu unutmasın ki, İzmir halkı Burhan Özfatura’yı da seçti..

Çünkü Cumhuriyet ile ilgili bir karşıtlığının olmadığını biliyordu.

CHP Antalya’da ne yaptı? Genel başkanı ile ‘restleşen’ bir parti. Hem de milletvekilleri. O milletvekilleri ki, ön seçim ve merkez yoklamasında Kemal Kılıçdaroğlu’nun kapısından ayrılmadı. Tabiri yerindeyse, önüne yatanlar oldu.

Peki, bu niye böyle? CHP de ‘vizyonunu’ ve ‘misyonunu’ gözden geçirmeli.  HDP paralelinde siyaset isteyenler, Erdal  İnönü ve  SHP’nin, HEP’liler tarafından  ‘istismar edilmesini, aldatılmasını’ hatırlasın.

CHP, kurucu ayarlarına dönmek zorundadır. Yeni CHP değil, Yeniden CHP için demeli. Korkarım,  CHP de SHP gibi ‘yerel  yönetimlerden’ yara alacaktır. CHP, yerel yönetimler tarafından in şekillendirilen bir parti olamaz. Bir  yere de varamaz. Varamayacak.

Son sözümüz de Gürsel Tekin’e. Halka dokunan sahici belki de tek milletvekilisin. CHP’nin hafızasısın. Dün Mecidiyeköy Profilo iş Merkezinin iki binasını caddeden caddeye gecekondu üst geçidi ile bağlanmasına göz yuman, otoparkları AVM’ye katılmasını seyreden Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü ile niye birlikteydin. Mustafa Sarıgül’ün eski yediemini Hayri İnönü ile. Olmadı, Sayın Tekin olmadı...

Dün, ‘Bunlar kimin?’ diye  bas bas bağırdığın gökdelenler cenneti Şişli  Belediye Başkanı hangi partili? O gökdelenleri sordukça, yanındakiler üzerine alınıyor mu sanıyorsun? ‘Bunlar kimin?’ deme Gürsel Bey, kameralara bakarak da konuşma, bir zahmet yanına dön ve Hayri Bey’e ‘Siz ne hakla bu partiyi bu hale getiriyorsunuz?’ diye soruver… Unuttuysan telefon aç da soruver lütfen.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.