banner87

Bugün 7 Kasım!
Künyemize İlhan Erdost diye kazılmış gün!
Anılar savuruyor, yaz diyor genç kuşaklara yaz! İlhan Abini yaz!
Mamak Cezaevi anıları canlanıyor.
İki orta yaşlı insan Mamak Cezaevi’nin havalandırmasında buluşur.
Muhtar olduğunu söyleyen Binali, yazar olduğunu söyleyen Muzaffer’le tanışır. Muhtar için yazar demek gazeteci demektir. O güne değin çevresinde elinde kalem tutan gazeteci, saz tutan aşıktır.
Ona göre ikisi de yiğittir.
Gazeteci dediği Muzaffer Bey pek konuşkan değildir. Hep dinler. Muhtar ona kızarak “Sen, niye susuyorsun? Bak bizler haksız yere buralara getirildik. Ben, iki oğlum, torunum, akrabalarım, mahallenin gençleri suçsuz burada tutuluyoruz. Bunları görüşüne gelenlere söyle ya da yaz gazetelere yolla. Gözümün önünde oğluma işkence ettiler.” Muzaffer Bey hep dinler.
Muhtar sen niye buradasın diye sorar hiçbir şey söylemez. Sadece dinler. Havalandırmaya çıkarılan bu iki insan ilk gün böyle tanışırlar. Binali dertlerini bir bir anlatır:
Yaz gazeteci yaz misali sonra koğuşa döner öfkeyle anlatmaya başlar: Benim yaşımda ya da iki üç yaş küçük bir gazeteci ile buluştuk. Hep dinledi hiç konuşmadı. Size yapılanları anlattım cevap bile vermedi.
Gençler gazetecinin adını sorar. Muzaffer Bey der demez, gençler hep bir ağızdan “Binali Baba ne yaptın? O korkak biri olur mu? Onun 36 yaşındaki kardeşini gözlerinin önünde vura vura öldürdüler. O Muzaffer Erdost. Biz onların kitaplarından solu öğrendik, devrimci olduk.”
“Baba ne yaptın sen!”
Muhtar bu sözlerle bir kez daha yıkılır.
Ben ne yaptım? Niye adamın üstüne bu kadar gittim. Bizim çocuklarımıza işkence yaptılar ama yaşıyorlar. Hay Allah dilim kopaydı.
Kardeş acısı çok zor derler diye söylenir.
Muhtarın koğuşta tadı kaçar akşamı edemez. Sabah havalandırmada bakar Muzaffer Bey bir köşeye çökmüştür. Hızla yanına gider. Başın sağolsun der; ben, seni ve yaşadığın olayı bilmiyordum. Koğuşta gençler anlattı. Unut benim anlattıklarımı. Bizim yaşadıklarımız senin acının yanında ne ki?
Benim cahilliğime ver. Bilmeden sana yüklendim.
O günden sonra Muhtar’da susar.
Artık havalandırmada omuzlarına çifter acı çökmüş, iki suskun insan acılarını havalandırırlar.
“Yüzüne yüzünü yargıladığım
Gülüşüne gülüşümü yargıladığım
Sesine sevincimi yargıladığım
Ey oğul
Kardeşim olan yüzünü yitirince
Arkadaşım olan sesini yitirince
Çırağım olan elini yitirince
Ustam olan dilini yitirince
Bildim ki yalnızlık senin yokluğundur...”
Muzaffer İlhan Erdost
Altı yıl sonra ilk kitabım Hüznün Coşkusu Altındağ’ı İlhan İlhan Kitabevi’nde almaya gittim. Orta yaşlı kitapçıdan üç kitap istedim. Bir bana bir de kitaplara baktı. Altındağla ne ilgin var dercesine; sonra acı sinmiş bir sesle; “Altındağ’ın yiğit bir muhtarı ile Mamak’ta yattım. Bu kitabı onun kızı
yazmış, tanıyor musun, diye sordu. Benim diyemedim, dilim tutuldu.
Aylar sonra Muzaffer Erdost’un imza gününe gidip sıraya girdim. Sıra bana gelince Muhtar Binali’nin kızına imzalar mısınız, dedim. O günden sonra dost olduk. Erdostların dostları, 7 Kasım 1980’de Mamak Askeri Cezaevi’nde dövülerek öldürülen yayıncı “İlhan Erdost” bilir. Bizler, 36 yaşında bir insanı döve döve öldürenleri biliriz!
Mamak’tan, Ulucanlar’dan, Metin Göktepe’den, Ali İsmail Korkmaz’dan biliriz!
İlhan Erdost’un kızı Alaz; 36 yıl sonra isyan türküsünü şöyle haykırır!
“Öldürdüler onu döverek, bağırmadı bir kez olsun... Ben utanmalara doymadım, utanması gerekenler utanmadı!”
Eyy dostlar çok uğraştık; Türkiye’de neyi değiştirebildik!..

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Emel Sungur 2017-11-07 09:59:03

Yazının başlığı olmasın Yaşar can bu yazı İlhan ağabey ve sevgili can muhtar gibi herkesi kucaklasın yüreğine sağlık.

Avatar
Antalyalı Attalos 2017-11-07 11:15:32

Yazıyı okurken Mahsuni yi dinliyordum bir yandan.Bu yazıya başlığı "bir yaralı döşten başka nem kaldı"diyerek o söylemiş galiba.Işıklar içinde olsun.

Avatar
ufuk 2017-11-08 00:30:05

laaa oglum adam olun ulkeyi sag yada sol diye bolmeyin,,omur boyu aci cekersiniz,,,birakin isteyen istedigi gibi yasasin bu ulkede,,kimse kimseye fikrini dayatmasin,,,,sosyal adalet karsilikli sevgiye guvene dayanir,,,