banner87
Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başta olmak Gürsel Tekin ve Enis Berberoğlu’nun da aralarında bulunduğu bazı CHP kurmayları  Mavi Marmara baskını sürecini ve İsrail ile altı yıl süren anlamsız gerginlikten sonra yapılan Roma anlaşmasını hedefe koydu. İtirazları İsrail ile yapılan uzlaşma değil.

31 Mayıs 2010 tarihinden bu yana yani 7 yıl süren ‘restleşmeden’ sonra Türkiye’nin geldiği ‘sıfır’ nokta.  Ya da ağa ve marabanın eşek hikâyesindeki gibi ‘Biz bu işi niye yaptık?’ noktasına getirenlerin deşifre edilmesi.

İktidar tarafından adeta  İsrail’e karşı adeta ‘icat edilmiş’ anlaşmazlık ve ardından gelen Marmara baskını ile uluslararası sularda kan dökülmesi, vatandaşlarımızın hayatını kaybetmesine tepkililer. Sanki AKP Milletvekilleri  o gemiden indirilmedi.

Ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bu konuda, teşvik edici olmadı.

Ve Erdoğan’ın ‘one minute’ ile başlayan restleşme, yedi  yıllık aradan sonra hiç yaşanmamış gibi  Roma anlaşmasının bir kazanım gibi sunulması.
Tepkilerinde haklılar.

Ancak, seçmen özellikle muhafazakâr seçmen de artık elini başının arasına koyarak ‘acaba kullanılıyor muyuz?’ diye sormasının zamanı geldi de geçiyor bile.

Kanal 10 'da İsrailli gazeteci Ayalo Hasson'un duyurduğu anlaşma çerçevesinde bahsi geçen maddeler ise şöyle;

1)İsrail, Mavi Marmara'da ölen Türkiyeli yurttaşlar için 20 milyon dolar tazminat ödeyecek, ödeme ailelere ulaştırılacak özel bir fona aktarılacak.

2) İlişkilerin normalleştirmesi ve yenilenmesi için, Tel Aviv ve Ankara büyükelçileri göreve dönecek.

3) TBMM, Mavi Marmara'da sorumluluğu olan İsrail Savunma Kuvvetleri yetkilileri hakkında başlattığı yasal girişimleri düşürecek ve iddiaların tekrarlanmasını engelleyecek.

4) Türkiye'deki Hamas faaliyetleri sınırlandırılacak. Hamas'ın askeri kanat yetkililerinden Saleh el-Aruri'yi sınır dışı edecek.

5) İki ülke arasında nihai anlaşmaya varıldıktan sonra, doğalgaz sahalarında işbirliğine gidilecek, İsrail’in çıkardığı doğalgaz Türkiye üzerinden Avrupa'ya ihraç edilecek.

Bu anlaşma, Gazze’ye ambargonun 2010 öncesinde olduğu gibi, Gazze’ye gidecek “insani yardım malzemeleri” de dahil her tür malın İsrail’in Aşdod Limanı’ndan gireceği ve İsrail’in denetiminde Gazze’ye sokulacağını kabul etmektedir.

Türkiye’nin Gazze’ye yardımları da bu anlaşmaya göre yapılması kabul edilirken Türkiye’nin Gazze’de enerji, inşaat, su gibi işlerle ilgili faaliyetlerinde de İsrail denetiminde bazı kolaylıklar sağlanmaktadır.

Anlaşmada Hamas ile ilgili özel bir madde yoksa da Hamas’ın Türkiye’de İsrail aleyhine askeri ve istihbarat faaliyeti göstermemesi konusunda anlaşıldığı da belirtilmektedir.
Roma’da yapılan anlaşmaya bakıldığında, hiçbir konuda Türkiye-İsrail ilişkilerini 2010 öncesinden daha ileri taşımadığını, bu nedenle de “Türkiye’nin ve Filistin halkının çıkarları açısından bugüne kadar izlenen İsrail politikasının neye hizmet ettiği?” sorusunun da, önümüzdeki aylarda Türkiye’nin Yeni Osmanlıcı dış politikasının sorgulanacağı başlıca sorulardan biri olacağını söylemek yanlış olmayacaktır.

Buna kısaca ‘bükemediğin eli öpmek’ derler!


Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.