AKP hükümetlerinin 2002 yılından beri en önemli savunularından biri seçim dönemlerinde kesinlikle seçim ekonomisi uygulamadıklarıydı. Gerçekten de başlarda IMF destekli bir istikrar programı uygulanıyordu ve bu programın en önemli unsurlardan biri mali disiplindi. Bu çerçevede, IMF’nin de denetimiyle faiz dışı fazla politikaları tavizsiz bir biçimde uygulanmış ve ciddi bir bütçe disiplini içinde hareket edilmiş seçim dönemlerinde bile bu disiplin piyasaları rahatsız edici bir biçimde bozulmamıştı. Bu sayede, piyasalara güven verilebilmiş borç stokları ve reel faizler aşağılara indirilebilmişti.
Ancak aradan geçen zaman zarfında AKP hükümetleri ekonominin her alanında yarattığı bozulmaya paralel olarak bütçe disiplininden de hızla uzaklaştılar; Bir yandan bütçe açıklarını arttırırken diğer yandan seçim bütçeleri yapmaya başladılar. 2018 yılı bütçesi açık bir seçim ekonomisini işaret ediyor. Bütçenin ilk dört ay gerçekleşmelerine bakıldığında başta belirlenen hedeflerin çok üzerinde bir açıkla yılı tamamlayacağımız anlaşılıyor.
Geçen sene Merkezi Yönetim Bütçesi 47 milyar lira açık vermişti. Bu ayın ilk dört ayında verilen açık ise 23 milyar lira. Yani yılın üçte birinde verilen açık geçen yılın tamamında verilen açığın neredeyse yarısı kadar. Nitekim, hükümet 2018 yılı bütçesini 61,7 milyar lira açıkla tamamlamayı hedefliyor. Hedefin gerçekleştiğini varsaysak bile 2018 yılında verilecek bütçe açığı geçen seneye göre yüzde 31,2 artacak demektir.
Kaldı ki ilk dört ay gerçekleşmelerinin yüksek seyri yılsonunda bu hedeflerin aşılacağını gösteriyor. Nitekim bütçe harcamalarının genellikle son birkaç aya yoğunlaşmasının Türk Mali sisteminin geleneksel uygulamalarından biri olduğunu unutmamak gerekir. Bu uygulama çerçevesinde bütçe disiplinin korunması amacıyla yılın ilk yarısında bütçe ödenekleri daha az serbest bırakılarak harcamalar kısılır ve genelde ödenekler iptal edilmesin diye yılsonlarında daha yoğun kullanımlar olur. Dolayısıyla, yılsonuna doğru bütçe açıklarının beklenenin üzerinde gerçekleşeceği çok açık.
Ayrıca önümüzdeki süreçte bütçe açıkları üzerinde, seçimi kaybedeceğini giderek daha net gören hükümetin seçim ekonomisi uygulamalarının etkilerini de hep beraber göreceğiz. 
Kısacası bozulan mali disiplini yeniden tesis etmek kurulacak yeni hükümetin en önemli ev ödevlerinden biri olacak. Piyasalara güven vermek, reel faizleri aşağı düşünerek borç trendlerini tersine çevirmek ve hayat pahalılığı ile mücadele etmek mali disiplin sağlanmadan ger- çekleştirilemez.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.