banner87

Çiftçinin borcu16 kat artmış.
5 milyardan 82 milyara çıkmış 2004’ten 2016’ya.
Önce samanı, sonra eti ithal edersiniz.
Kanada’dan mercimek, Hindistan’dan nohut, Kırgızistan’dan fasulye, ithal edildiğini biliyor musunuz? 
Sıra bir gün çay, fındık ithaline gelirse şaşırmayın.
Fındık üretiminin yüzde 75’inin Türkiye’de bulunduğu bir dünya bizim için giderek kayboluyor.
İthalat fazlalığı sebebiyle dış ticaret açığımız kontrolsüz büyüyor.
Her şeyi ithal ediyoruz ya…
Sığırından, öküzüne, mandasına…
Ya, bir de siyasetçi ithali serbest olsa.
Ama yemeyen, soymayan, hata yapınca kendi isteğiyle istifa edip gidecek kadar şerefli ve onurlu olan cinslerinden...
Benim hırsızım iyidir, ona dokunmayın diyen siyasetçiler çok etkin.
Aslında bizler yaratıyoruz onları.
Tıpkı çok eski çağlarda putlarını yapan, sonra onlara tapan ilkel insanlık aynen sürmüyor  mu, sizce de?
Maalesef güce ve paraya tapanlar çoğunlukta veya öyle gösteriliyor.
Tarıma dönelim…
Maliyetler yüksek.
Özellikle traktörde, tarım üretim araçlarındaki kullanılan mazot.
Mazot deyince hatırlatayım dedim.
CHP Lideri Kılıçdaroğlu köylülere “tarımda kullanılan mazottan vergi alınmasın” demişti.
Ama sadece maliyet faktörü yok.
İthal tohum, gübre, ilaç ve hormonlu tarım ürünleri yurttaşların sağlığını ve yaşamını tehlikeye atacak hale geldi.
Yanlış eğitim ve istihdam politikası…
Plansız üretim, ama tarımın planlı ve vahşi katli sürüyor.
Kısacası kalkınma program ve planları yok edilince kontrolsüz göç kaçınılmaz oluyor.
Gençler köyden şehre akıyor.
İş aramak ve bulamamak sadece kırdan kente göç edenlerden değil.
Ama televizyonlarda, dizilerde, medyada gösterilen durum tam tersi!
Her şey çok güzel, zenginiz ve mutluyuz.
Yalan dünyada algı dünyası yaşatılıyor.
Kentin TV’lerdeki ihtişamlı ışıklarının çakma veya kendileri için ulaşılmaz olduğunu anladıklarında her şey geçmiş oluyor.
Köye, baba ocağına dönmek çok zor!
Hayat denemelerle ve ümitlerle sürüyor.
Cehalet kasıtlı olarak destekleniyor.
Bilim, okul, çağdaş eğitim ulaşılabilir değil.
Kendi çocuklarını yurtdışına veya ülkemizde kolejlere gönderen siyasi güruh, yoksul ve halk çocuklarına kadere boyun eğmeyi öğreten kuran kursları ve imam hatipleri uygun görüyor.
Kaç AKP milletvekili ve iktidar odağı maliklerinin çocuğu imam hatiplere gidiyor acaba?
Eminim 3-5 kişiyi geçmez!
Adaletsizlik sadece mahkeme koridorlarında değil!
Adaletsizliğin daha ağırı ve kötüsü ve uzun vadelisi okul koridorlarında…

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mesut İzgili 2018-01-14 16:48:57

(İki yorumum da yarım kaldı. Tam yazıyı bitirmek üzereyken karşıma uyarı yazısı çıkıyor.)Yazar AKP iktidarını ve onun değişmez genel başkanı C.Erdoğan'ın ülkeyi ne hale getirdiğini açıkça sergilemiş. Ancak bunca başarısızlığı başarı gibi yutturmak da beceri ister.

Avatar
Muharrem Yardımcı 2018-01-15 12:56:09

Mustafa bey sözlerinize katılıyorum ancak kuran kurslarına sadece fakir çocuklar değil dinini öğrenmek isteyenler gider.