Caner Erkin en iyi yerli topçudur” önermesini defalarca tekrarladım bu köşede.
Arda Turan Barcelona’da goller atabiliyorken bile aynı görüşteydim.
Arda Turan’ı Barcelona’ya götüren şey de ne tekniği ne de golleri idi zaten.
Atletico macerasında çok mu golü vardı sanki?
Ama işte Messi ve verkaç yaptığı adamı (eskiden Alves idi) “kapama-kapatma” taktiği en az iki kez başarılı oldu.
İlkinde Bayern yapmıştı bunu, Ribery ve Lahm ile.
Bir defa da Simeone Atletico’su yaptı.
Ribery yerine Arda o muazzam performansı göstermişti.
Şimdilerde inanması güç; keşkül göbek Arda’nın o disiplini göstermesine…

Beşiktaş bir kez daha berabere kaldı.
Orta-kafa-beraberlik döngüsü sürdü.
Rakip 40 dakika eksik oynamışken aynı salak oyunu ısrarlı bir isteksizlikle sürdürmek hatasını yaptılar.
Oyuncuların mental hazırlanmayışları, Şenol Güneş’in oyun içinde oyun fakirliği gibi nedenler öncelikli olsa da mevzu’unun daha basit bir çözümü var bu tip maçlarda:
Caner Erkin!
Hani taraftar der ya “vur kır parçala, bu maçı kazan”…
İşte Caner Erkin bunu, ruh olarak sahada üfleyebilendir.
Kişiliğindeki tüm çirkef öğelere rağmen Caner Erkin, oyun dikte gücüyle, bir sanatkârdır.
Fener’de Basan Ali’nin yedeği kılınırken de aynı görüşteydim.
Aykut, Pereira gibilerine öfkemin asıl nedeni budur.
Caner’in oyuna katkısını sayılarla değerlendirmek hatadır.
İnsan zekâsının kimileri muhteşem detaylara vakıf olabilir; kimilerinin ki olmayabilir, kocaman sanılır ufacık olabilir…
Caner dışında yerli birçok şeye karşıyım ama futbol alanındaki ilk yerliye isyan duygum stoperler konusunda gün ışığına çıkmıştır.
Dışkı varmış gibi taaa 76’larda doğmanın lüzumsuz ve acı verici sonuçlarından biri seksenler sonu ve doksanlarda Müjdat Yetkiner’i izlemiş olmaktır.
Mahallenin göbekli kabadayısının Fener’in takım kaptanı olarak sahada yer alması…
Yugoslav milli takımının liberosu gelirdi, yedek kalırdı karşısında, nasıl oluyorsa!
Her neyse Kayserispor’un en iyi transferlerinden biri yıllarca Shaktar’da oynamış 35’lik stoper Kucher.
35 yaşında ama 35 çizik attı Beşiktaş ataklarına.
Şöyle özetleyim:
Kayseri’nin 15 maçta 2 yenilgisi var; ikisinde de Kucher yok.

Mourinho:1 Guardiola:2
Yer yer üçlü defans deneyen Mourinho, kanatlardan da akan City’yi durdurmak adına dörtlü defans ile başladı.
İki önliberodan biri olan Herrera’ya “De Bruyne’u marke et” demişti.
Silva, Sterling, Jesus, De Bruyne dörtlüsü kıçlarına neft yağı sürülmüş gibin yer değiştirip durmasalar Mourinho ve Herrera başaracaktı :)
Defansın önündeki Fernandinho’ya top dağıtım hakkı vermeyen Mourinho’ya Guardiola’dan karşı hamle geldi:
Fernandinho stopere çekildi, öne İlkay alındı.
Son kertede City, akan oyunda gol atamadı.
Futbol katili defansçı hocaların pîri Mourinho’nun yenilmesi yine de önemli.
Bizde bile tek şut atılmayan derbiler dolu son üç yıl.
Bu defansçılar yüzünden maç sürelerini kısaltmayı düşünüyorlar ama bence yapılması gereken:
10’a 10 oynansın maçlar…

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.