banner87
  Ve İngiltere'de 'mahcupların' dediği oldu, AB üyeliğinden ayrılma kararı alındı.    Mahcuplar 'oyunu belli etmekten çekinenler’ anlamında kullanıyor.    İngiltere bu kararla sadece büyük devlet olduğunu göstermedi, İngiliz halkı da büyük kararları büyük cesaretle alabileceğini bir kez daha ispat etti.    Dünya şimdi bu büyük kararı ve sonuçlarını tartışıyor. Hazmetme süreci için zaman var.   Bu sonuç Türkiye'de AB üyeliği karşıtlarının 'gördünüz mü?’ seslerini yükseltecek. Ama hiç kimse İngiltere'nin ayrılma kararı ile AB'yi tamamen dışlayacağını, hele hele 'ilgilenmeyeceğini' beklemesin. Bu saflık olur!    AB, İngiltere'nin her zamandan çok merkezindedir. Ayrılma kararı ile İngiltere AB'nin yeniden oluşmasında eskisinden daha çok rol oynayacaktır.   İlk raunt 28 Haziran'da Brüksel'de yapılacak olan toplantıda…    İngiltere içindeki en önemli siyasi sonuç, AB'de kalmak için irade ortaya koyan muhalif bölgelerin tutumu olacaktır. Yüksek sesle cevaplanmayabilir soruların başında İskoçya ve İrlanda gibi bölgelerin Birleşik Krallık'ta kalıp kalmama arzularıdır. Ya da mesafelerini açmalıdır. Diğer önemli sorun da İngiltere içindeki “göçmen kökenli” vatandaşların tutumudur.   Neticede yüzde 52 - 48 gibi halkı ortadan ikiye bölmüş bir karar var.     Hem de İngiltere gibi demokrasinin beşiği bir ülkede ve de bir milletvekilinin hayatına mal olan bir siyasi suikastın hesaplaşmasını geride bırakarak...     İngiltere çıkınca AB ne olacak?   Çıktım demekle olmaz. AB ve İngiltere birlikteliği en azından coğrafi bir birlikteliktir. Yüzyıl savaşlarını da içine alan bir kanlı çekişmedir de. Aslında bu çatlak, Almanya ve Fransa'nın “AB tam bir siyasi birlik olsun" tezi ile İngiltere'deki muhaliflerin başını çektiği AB'yi sadece ekonomik işbirliği yaparak "çift çekirdek” tezini savunanlar arasındaki görüş ayrılığından doğdu.    Belki de İngiltere "çift çekirdek" oluşumunun başına geçerek Danimarka, Hollanda hatta Türkiye'nin de içinde bulunduğu ülkelerle birlikte AB'yle sadece ekonomik işbirliği sürecini (İlk kuruluşundaki gibi Avrupa Ekonomik TopluluğuAET)  savunmayı hedefleyecek.    Almanya ile Türkiye'nin ilişkilerinin bozulmaya başlamasında, İngiltere'nin AB'den kopmasının etkisi var mı? Bunu zaman gösterecek.   BAB Projesi ve Türkiye   Peki, Türkiye ne yapacak?   “Oh gördünüz mü? Zaten bizi almayacaklardı. Zaten AB çöküyor” zevzekliğini bir kenara bırakarak konuyu ciddi ciddi değerlendirmek gerekiyor.   Türkiye Atilla'dan, Selçuklu'dan bu yana yüz yıllardır yönünü Avrupa'ya çevirdi. Ne yani Türkiye yönünü Ortadoğu'ya mı çevirecekti?   Hollanda ve Danimarka gibi ülkelerin kıymete bindiği Almanya - İngiltere yarışında Türkiye çok kıymetli...   Tabii biz de kıymetini bilirsek.    Türkler, Orta Asya, Kafkasya, Anadolu ve Balkanlar'ı da içine alan Doğu Avrupa'dan sonra, Almanya, Fransa ve İngiltere'de yoğun olmak üzere sayıları 4 milyonu bulan ve bu ülkelerde önemli siyasi, ekonomik güç haline gelen Batı Avrupa Türkleri olarak Asya ve Avrupa'nın dört bir yanına yayılmış durumda.     Bu durumu ilk tanımlayanlardan İstanbul eski Milletvekili Metin Işık'ın tabiriyle; Türkiye BAB, yani Büyük Avrupa Birliği tezi dâhil alternatifleri hamasetten uzakta tartışmalı ve hayat geçirmelidir. Söz gelmişken Işık'ın Büyük Avrupa Projesi'nden biraz daha söz edelim.    AB niye tartışılıyor? Önce AET yani “ekonomik bir topluluk” olarak başladı. Siyasi bir birlik oluşturamadı. Ya da oluşturmadı. Bir birliğin siyasi gücünün olabilmesi için sadece ekonomik gücünün olması yetmez. Stratejik ve doğal kaynak gücünün de süper olması gerekiyor.   AB için stratejik güç Türkiye'dir.  Kim ne derse desin. 3 milyon göçmeni Yunanistan başta olmak üzere hangi AB ülkesi sürdürebildi?  Hiç biri! Peki, Almanya, İngiltere ve Fransa hangisi doğal enerji kaynaklarına sahip?  Hiç biri.   Çünkü bu ülke de Rusya'dır.    Yani eğer kurulacaksa Büyük Avrupa Birliği, Rusya ve Türkiye dışında olamaz.   Bu formüle Çin'e karşı 50-100 yıllık mücadele programı yapan ABD niye karşı çıksın?    Türkiye "oh olsun" diye kırmızı balık gibi ortada dolaşacağına, alternatif projeler üretmeli, tartışmalı, tartıştırmalı.   Tabii ki bu Yeni Osmanlıcılık diye Osmanlı'nın da Yavuz Sultan Selim'in dışında ekonomik ve siyasi bir değer olarak dönüp bakmadığı Ortadoğu merkezli Selefi Müslümanlığı temelli olmamalı.   Çünkü Ahmet Davutoğlu'nun ‘altında kaldığı’ bu tez çoktan çöktü. Siyasal İslam teorisi de.    Kim ne derse desin bunu ilk fark edenlerden biri Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan oldu.   Yıllardır Türk adını mecbur kalmadıkça ağzına almayarak “Millet” diye sesleniyordu.  Son dönemde “Türk Milleti” diye bağıra bağıra konuşmaya başladı.  Doğru bir U dönüşü. Çünkü “Türk”lük bir ortak kültürün adıdır.  Bu teze karşı çıkan olacaktır. Ama gerçek budur.   Türkiye, İngiltere’nin bu önemli kararını mutlaka iyi değerlendirmelidir.  Başbakan Binali Yıldırım sevecen 'bir tanesi" tarzıyla, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile AB gündemli toplanmalıdır.   Bu görevi TBMM Başkanı İsmail Kahraman'dan da bekliyoruz.  İngiltere dün “demokrasi dersi” verdi…   Sıra Türkiye’nin “demokrasi sınavı”nda!
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.