CHP'nin yarın Arena Spor Salonu'nda başlayacak
olan 35. Olağan Kurultayı'nı izlemek
için Ankara'dayım.
Gazeteci olarak ilk defa CHP Kurultayı izleyeceğim.
Hep bir partili olarak katılmıştım.
Değişik bir duygu.
Yurdun dört bir yanından gelen adaylar, il ve
ilçe başkanları, delegeler ve partililer Ankara'ya
hareketlilik katmış.
Yurt Gazetesi’nden altı kişi olarak katılacağımız
kurultayı, yaklaşık 900 gazetecinin izlemesi
bekleniyor.
Genel Başkanlık seçiminin ilk gün yapılacağı
kurultayda Kemal Kılıçdaroğlu'nun yeniden seçilmesine
garanti gözle bakılıyor.
Asıl merakla beklenen pazar günü yapılacak
olan Parti Meclisi seçimi...

İktidarın yolunu çarşaf liste açar

14 yıldır AKP iktidarından 'bıkmış' olan toplum
kesimleri, CHP nin umut ışıklarını yeniden
yakmasını bekliyor.
Ben de Parti Meclisi’ni seçerek bu umudun
tekrar doğmasına öncülük edecek olan bazı kurultay
delegeleriyle konuşmaya geldim.
Görüştüklerim hedef birliğini, sevgi ve saygıyı
öne çıkarıyor.
Göz boyamalık değil, ciddi değişim ve yenilenme
istiyorlar.
Blok liste mi, çarşaf liste mi olur? Tartışmalarında
ise bugüne kadar hep çarşaf liste ile seçime
gidildiğini, partiye ön seçimi tekrar kazandırmış
olan Genel Başkan'ın blok liste kararı almasını
beklemediklerini söylediler.

Delegelerin beklentisi ne?

CHP’nin topluma mesajlarını daha net vermesi
gerektiğinin altını çizerlerken, parti sözcüsü
Haluk Koç'un adını bile anan yok.
Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı
Tekin Bingöl'e yoğun eleştiriler yapılıyor. Daha
atılımcı, parti içi iktidar için değil, Türkiye’de
iktidar olmak için örgütlenme ve örgüt çalışmalarını
daha iyi yapabileceklere sorumluluk verilmesi
gerekliliğinden bahsediliyor.
Özellikle Atatürkçü, devrimci, sosyalist, sosyal
demokrat gelenekten gelen kalbi soldan atan kesimlerde,
bir kırgınlık var. Gazi Mustafa Kemal’in
devrimlerini ve CHP’nin altı okunu benimsemiş
delegeler, Mehmet Bekaroğlu gibi isimlerin genel
başkan yardımcısı yapılarak, neredeyse 'karşısında
ceket ilikleyeceksiniz' muamelesi yapılmasına tepkililer.
Partinin özüne dönüş yapması gerektiğini belirtirlerken;
CHP politikalarıyla uyuşan, merkez sağ kökenli
cumhuriyetçi demokrat hayat tarzını benimsemiş
doğru kişilerin, CHP'nin tüzel kişiliğine fayda
sağlayabileceğini de ekliyorlar.

Ekonomistlerin gözü Selin Hanım’da

Alevi kökenli delegeler ise bazı Alevilerin parti
içerisinde önlerinin kesildiğinden söz ettiler.
İnançlara göre değil, sol geleneğe ve demokrasiye
yüzü dönük olan CHP'yi 'Alevi partisi' olarak
damgalamak isteyenlerin; MYK'da 'yarım yamalak'
konuşan sadece tek bir Alevi'nin olduğunu
göz ardı ettiklerini belirttiler.
Ayrıca 'CHP’de düz üye olmak bile bizim için
şereftir' diyerek sohbete başlayan bir can;
'Türkiye’nin neresinde CHP’nin önünde bir
taş varsa Aleviler o taşı kaldırmak için ter döker;
Ama Pir Sultan'ı konuşanlar,
Hızır Paşa olmasın,
CHP'yi de Kemal Kılıçdaroğlu'nu da mahcup
etmesin...' dediler.
Bu sözlerin muhatabı kim mi?
MYK'da kendisini Alevi temsilcisi olarak gösterip,
'benden başka isme gerek yok' diyen Hızır
Paşa adayları kendisini biliyor.
Seçimler öncesi ve hükümetin kurulma aşamalarında
piyasalar nasıl Ali Babacan ve Mehmet
Şimşek üzerinde durdularsa; CHP kurultayına geleceğimi
duyan yurtdışı ve içeriden bazı ekonomistlerde
Selin Sayek Böke hakkında bazı sorular
sordular. Müsaadenizle Selin Hanım ile görüştükten
sonra, bu sorulara cevap vereceğim.
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.