Namaz kılsın ya da kılmasın tamamı aslında bir hayvan olan insan denilen canlı türünün öğrenme sürecine sekte vurup zaman içinde örgütlü bir cehalete sürüklenmesine yol açan en önemli unsurlardan birisi cinsiyettir.

Cinsiyetini fark edip Mars’ı, Titan’ı, yıldızları öğrenme çılgınlığından vazgeçen bireyler, ilk gençlik yıllarında birdenbire karşı cinsi öğrenme isteği duyarlar. İşte en çok “bu matematik ne işimize yarayacak hayatta” denilen dönemdir bu dönem. O matematiğin kötü öğretmenlere rağmen bir hayat kurtaran olduğunun unutulması maalesef ilk aşklarımıza denk gelir. Bu istek öylesine ağır bir istektir ki, bireyler matematik fizik değil de Ayşe Fatma ve Ali Veli düşünmeye başlarlar. Hatta gece gündüz başka bir şey düşünülmez hale gelinebilir. Elbette bu süreçten artı değer üreten bireyler her zaman olabilir.

Mesela GHK dostunuz ne zaman aşık olsa daha çok şey öğrenmiştir. Öğrendiği her şeyde aşık olduğu kişiyi arama hadisesidir bu. Hiç unutmam. Genel rölativite teorisini bile aşık olmak yüzünden öğrenmiştim ben. Yoksa öğreneceğim yoktu inanın. Ne yapabilirdim? Bende üçgen vücut hiç bir zaman olmadı. İlkel hayvanlar gibi hayvanlık yaparak karşı cinsi etkilemek yerine, ben de uzayın neden eğri olduğunu öğrenip sevdiğim kızlara anlatırdım ağaç altlarında.

Bir gece deniz kıyısında, Foça mıydı neydi, karşıda mehtap vardı ve ben sevgilime Heisenberg’in belirsizlik teorisini anlatıyordum inanın. Hatta içinde yerçekimi teorisi, elektromanyetik teori, birleşik alanlar kuramı, zamanın mutlak olmayışı, Venüs’ün neden küresel ısınma kurbanı olduğunu anlatan aşk şiirlerim bile vardır. Maalesef, büyük çoğunluk, hayatın ilk büyük tehlikeli dönemi olan cinsiyete bağlı aşık olunma zamanlarında sadece yemeden içmeden değil, maalesef öğrenmekten de kesilirler.

Cinsiyetin öğrenmeye engel olması döneminde elbette kötü insanlar da devreye girer. O kötü insanlar, bildiniz, sağcılardan başkaları değildir. Sağcıların büyük bölümü, hayatlarını kişisel menfaatlerinden başka hiçbir şeye aşık olmadan geçirdikleri için gençliğin cinsiyeti karşısında yaşadıklarını anlamazlar. Ne yaparlar? Kendilerine vakti zamanında uygulanan işkenceleri bu defa başkalarına, gençlere daha acımasız ve daha örgütlü olarak uygularlar. Bastırırlar. Yasaklarlar.

Elbette burada haydutluk Oscar’ı doğrudan doğruya sağcı, muhafazakar ve siyasal İslamcı erkeklere gitmektedir. Sağcı kadınların bu işlerde sorumluluğu daha azdır. Çünkü büyük bölümü evlerinde, sosyal hayatın uzağında, maalesef fantezileriyle baş başa bırakılmışlardır. Bir kere orgazm bile olamadan bu dünyadan giden sağcı kadınların sayısını bir tek Tanrı bilir. Cinsiyet işlerinde o kadar cahil bırakılmışlardır ki, mastürbasyon yapmayı dahi bilmeyenleri mevcuttur. İnsan üzülüyor doğrusu. Hayatın en büyük hediyelerinden birinin sağcı ve muhafazakar erkeklerin yarattığı cahil ve geçersiz bir dünya tarafından günah sayılması utanç verici aslında. Hem de dinozorların yok olmasından 65 milyon sonra yaşanıyor bu cinsel cehalet.

Bir gün bütün dünya sağcı ve muhafazakar olursa korkarım insan ırkı da dinozorlar gibi yok olacaktır. Bakmayın siz en az 3 çocuk, 4 kadın saplantılarına. İlk bakışta, aşk ve orgazm olmadan her ne kadar üremek kolay bir iş gibi görünse de doğa ile aşık atılmaz. Nereye kadar sürecektir bu sağcı doldur boşalt sistemi? Eninde sonunda “hayırlı dindar nesiller yaratalım” diye çıktıkları bu yol doğa kanunları tarafından kesilecektir. Çünkü doğanın hayırlı nesil kaygısı yoktur. Doğanın bütün beklentisi ortadadır. Mal meydandadır. Siz hiç yavrularına cinsiyet baskısı uygulayan bir ördek gördünüz mü mesela? Kendi yavrularına cinsiyet baskısı uyguladığı halde başkalarının yavrularına tecavüz eden bir erkek eşek gördünüz mü? Görmediniz. Çünkü cinsiyet baskısı nedeniyle sağcı ve muhafazakar erkek insanlar tarafından tecaüze uğrayan eşekler başka eşek yavrularına asla göz dikmezler.

Köpekbalıkları 250 milyon yıldır bu dünyada yaşıyorlarsa, sebebi basittir. Hiçbir ebeveyn köpekbalığı, erkek yavrusuna “Fıstık gibi güzel bir dişi köpekbalığı görürsen gözlerini kapat. Göz zinası olur. Cehennemde yanarsın” dememiştir. E bu sayede onlar en az bir 250 milyon daha yaşarlar. Erkek köpekbalığı kendini beğendirirse dişiye, derinlere dalarlar ve çiftleşirler. Daha tek bir BBC sualtı kameranı dahi köpekbalıklarının çiftleşmesini görüntüleyememiştir üstelik. O kadar da mutaassıptır bu köpekbalıkları aslında

Bizim sağcı muhafazakarlar ise ister Hıristiyan, ister Musevi, ister Müslüman her ne olursa olsunlar, bu gidişle en fazla bir 50.000 yıl daha yaşarlar. Soyları eninde sonunda tükenir. Zaten bu kafayla isterlerse 3 değil, 30 çocuk doğursunlar birbirlerini boğazlayacakları için bu iş değil 50.000 yıl, 500 yıl bile sürmez. Hele ki dünya siyasal İslamcı olursa vay haline insanlığın… Çok sürmez. Çocukluktan beri yaşadıkları ve yaşattıkları ağır cinsiyet baskısı yüzünden kadının dişinden, dirseğinden, tırnağından bile tahrik olan bu yeni homo sapiens türü bir süre sonra yaşadıkları travmatik ağır tahrik nedeniyle kadınları komple yeryüzünden kaldırıp “Bir erkek 4 erkek ile evlenebilir” fetvası bile verebilir. Zaten bunca kadın cinayetlerinin sonu da bu olacak korkarım.

Doğa ile oyun olmaz arkadaş. Ahlak, din diye uydurduklarınızın tamamının ekonomi temelli olduğunu biliyoruz. Birileri malı davarı götürsün diye dünyayı sapkın bir manastıra çevirdiniz aslında. İnsandan başka cinsiyetini baskı altına alan bir tek canlı türü yok. İnsandan başka kapitalizmi keşfeden bir canlı türü de yok. Cehalet sadece insana özgü… Şimdiye dek bir tane cahil kedi görmedim ben.. Devam edecek…

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.