Ben bu yazıyı yazarken sandıklar henüz açılmamıştı.
Açılmamıştı ama dünya medyası sürekli  seçim haberleri veriyordu.
ABD dahil hiç bir ülkenin seçimi bu kadar ilgi toplamıyor.
Haberlerde iki temel vurgu yapılıyor : Sahtekarlık ve AKP'nin iktidarı kaybetme olasılığı ve bunun sonuçları.
Sonuçlar çok önemli.
Özellikle Ortadoğu denilen Arap coğrafyası için.
Özellikle Müslüman Kardeşler ve onun türevi tüm İslamcı siyasal ve silahlı gruplar.
IŞİD, NUSRA, ÖSO ve ruh hastası diğer örgütler.
AKP iktidarı kaybeder ve TIR'lar gitmez olursa hepsi perişan olacak.
Yeni hükümet Suriye ile olan sınırı tamamen kapatırsa işleri bitecek.
Yeni hükümet dünyanın dört bir tarafından gelen ruh hastası katilleri yakalayıp ülkelerine geri iade ederse eleman sıkıntısı çekecekler.
Yeni hükümet başta İstanbul olmak üzere Türkiye'nin bir çok kentinde yerleşmiş Suriyeli muhalifler ile Suriye'de savaşan silahlı grupların komutanlarını  sınır dışı ederse Suriye'de çözüm şansı artar.
Yeni hükümet Suriye devleti ile IŞİD, NUSRA ve benzeri gruplara karşı ortak mücadele kararı alırsa Suriye'de iç savaş bir ay içinde biter.
Yeni hükümet Mısır ile yaratılan gerginliğe son verip yeniden dostluk ilişkisi kurarsa Türkiye bölgede çok ciddi prestij ve saygınlık kazanır.
Yeni hükümet çağ dışı, ilkel, bağnaz ve çok tehlikeli Suudi ve Katar yönetimleri ile  karanlık ve kirli ilişkileri keserse Türkiye çok büyük bir tehlikeden kurtulacak ve yeniden bölge halklarının saygı ve sevgisini kazanacak.
Yeni hükümet bunları yaparsa Türkiye'yi  çok büyük bir beladan kurtarmış olacak.
AKP'nin son 4 yıllık politikasının ana başlığı : Bela.
Suriye, Irak, Mısır, Tunus, Libya, Yemen, Afganistan, Somali...
'Sultan olma hevesi'.
Bedeli çok ağır.
Her yerde kan, yıkım ve göz yaşı.
Sultanlık hevesi olmazsaydı bunların hiç biri olmazdı.
Bölge ve Türkiye cennet olurdu.
Bir de Yavuz Sultan Selim sevdası.
İran ile savaşmış, Alevileri kılıçtan geçirmiş, Mercidabık'tan Suriye'ye girmiş oradan Mısır'a uzanarak Ocak 1517'de halife olmuştu.
Tarih tekerrürden ibaret.
Değişen hiç bir şey yok.
'Alevi' Esad'a destek verdiği için 'Şii' İran'a düşman ol sonra da sultanlık heveslerine son verdiği için Mısır'lı Sünni Sisi ile kavga et.
Osmanlı ve Türk düşmanı Suudi, Katar, Ürdün ve Körfezin diğer çağ dışı, ilkel, bağnaz ve belalı kral, emir ve şeyhleri bu curcunayı kaçırmadı.
Daha  fazla 'Şii ve Alevi ' kanı aksın  diye el ele verdiler.
'Sünni' kanı da olabilir.
Onlar için farketmez.
Örneğin Libya.
Orada hiç bir Şii, Alevi, Ezidi, Hıristiyan, Kürt ya da Türkmen yok.
Hepsi hakiki Sünni Müslüman.
Suriye'de 'Alevi' Esad'a karşı ortak hareket eden ülkeler Libya'da birbirini boğazlayan Sünni silahlı grupların desteklenmesi konusunda ayrı düştüler.
Türkiye ve Katar IŞİD çizgisinde radikal İslamcı grupları desteklerken Ürdün, BAE, Suudi Arabistan ve Mısır 'laik' gruplara karşı savaşan Libya ordusuna yardım ediyor.
Her tarafı çelişki ve pislik.
Adamların ortak paydası bataklık.
Pis kokar ve her yere sivrisinek yayar.
Tipik bir Ortadoğu ve İslam coğrafyası.
Umarım siz bu yazıyı okurken bataklık kurumaya başlamıştır.
Yoksa yani AKP iktidarda kalırsa bataklık bostan olur cehenneme yol açılır.
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.