banner87
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Zonguldak’ın Alaplı ilçesinde asgari ücreti 1300 TL’ye çıkarma sözü veren AKP’ye ve Davutoğlu’na, “şimdi mi aklın başına geldi?” diye sormuş. Haklı ve yerinde bir soru.

13 yıllık AKP iktidarı ücretli ve esnafa yönelik bir “sıçratma” yaşatmadı. Bu politika bilinçliydi. Ya alt gelir düzeyinde olan insanlara kameralar önünde ‘sosyal yardımlar’ verdi. O hız ile yıllarca fakir fukaradan oy aldı. Ya da özellikle üretime dayalı olmayan inşaat ve imar rantı ile ‘sonradan olma zenginlerle’ hayır hasenat görüntüsü ve bağış görüntüsüyle fitre kültürünü yaygınlaştırdı. İslam İslam,  muhafazakar-demokrat diye ‘uyduruk teoriler’ ile avunan AKP ve ‘sonradan görme zenginleri’ zekat kültürüne bile yanaşmadı. Kişisel anlamda bile.

Bir cebinden al ötekine koy hayırları

Düşündünüz mü? Tayyip Erdoğan ve arkadaşları zekat veriyor mu? Ya da AKP’nin bazı ‘’sonradan görme’’ zenginleri. Hiçbir  hayır, haram kazancı aklamaz. Haram helali de ayırt etmek zor ama…
Yoksa Tayyip Erdoğan ve arkadaşları servetinin kırkta birini zekat diye vakıf adı altında yapılanan düzenlemelerle ‘bir cebinden al, ötekine koy’ sistemi içinde veriyorsa vay halimize. Maalesef öğle görünüyor. O zaman işte tartışmalı vakıflar ‘ayıplı serveti’ başka yerlere taşır. Mesela kurbanı derisiyle değil, tümüyle götürürüsünüz. Bir cebinden al, diğerine koy politikası.

Savaş değil, çözüm hükümeti

Neyse sadede gelelim. 2 Kasım’da seçim sonuçları açıklandıktan sonra hükümet arayışları başlayacak. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın hangi, ‘atraksiyonlar’ içinde olacağını tam kestiremiyoruz. Sanırım kendisi de bilmiyor. En azından ‘şimdilik’ AKP 13 yıldır tek başına iktidar. Sonuç ortada. Bu durumdan memnun olanlar için sözümüzü önümüzdeki günlerde söyleyeceğiz.

Ama şimdi gözlerinizi kapatın. 2 Kasım’da Kemal Kılıçdaroğlu’nun başkanlığındaki CHP’li bir hükümet düşünün. Ve o günün hükümetini  bekleyin.

- Emekliye memur-işçi ayırt etmeden iki maaş bayram ikramiyesi.
 
- Şehit dul ve yetimleri ile gazilerimizin ‘emanetlerinin’ maddi sıkıntı çekmediği bir Türkiye.

- İnsanların tomaların arkasında sürüklenmediği bir Türkiye

- Dinin, mezhebin, memleketin, inançsızlığın, inançların sorgulanmadığı bir ülke.

- Her eve bir maaş. İşsize iş

- Teşaron işçilerin kadrolu olduğu, kamuda aynı işte çalışanların eşit maaş aldığı bir yönetim biçimi

- Merkez Türkiye ile göçü azaltılmış bir yaşanabilir İstanbul. Orta Anadolu’da, Doğu Anadolu’da ve Güneydoğu Anadolu’da antrapo ve serbest bölgelerle desteklenmiş dört beş milyona iş imkanı sağlayan milyonluk bölge şehirleri olan bir Türkiye
Pentagon TSK ile temasta ve devrede

Ya dış politika. Dün ‘gençliğine’ güvenerek  Bush ve Obama karşısında ‘boy yarışında’’ bulunan ‘uzun adam’ yaşlandı. Sadece sağlığı değil, itibarı da tartışmalı. Ee merhum Ecevit’e yaptığı saygısızlıkları unutmadık. Etme bulma dünyası.

Obama kendisini muhatap almadı. Hala randevu bekliyor. Putin ciddiye almadı. Geçici AKP azınlık seçim hükümeti Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nu da. ABD genel Kurmay Başkanı, Martin Dempsey 15 Eylül’deki 28 Ülkenin Genelkurmay Başkanının katıldığı Rusya’nın saldırgan tavırlarını tartışan toplantıda ‘Önümüzdeki sorunların çözümünde Türkiye’nin rolü bizim için hayati önemde’ dedi.

Bu şu anlama geliyor. Uzun süredir ikincil olan Pentegon-TSK ilişkileri, siyasetin daha doğrusu ‘uzun adamın’ önüne geçerek kurumlar arası diyaloğ ile normalleşiyor.

Yeni Başbakan, yeni hükümet, yeni hedefler

Düşünün. CHP iktidarda. Kemal Kılıçdaroğlu kabinede. Yeni bir hükümet. Yeni bir Dışişleri Bakanı. Türkiye ABD, Rusya, Çin başta olmak üzere Dünya’ya ‘yeni bir sayfa açmaya geldik’ diyen bir iktidar. Kan değişikliği yaşamış.

Peki CHP’li hükümet bunu başarır mı? Niye olmasın ki? Neticede Türkiye’nin kaynakları aynı. AKP iktidarı ‘gurbete çıkıp eve para getiren’ gurbetçi değil ki? İktidarlar Türkiye’nin mali kaynaklarını yönetmiyor mu? CHP kadroları da bunu niye yapmasın?

CHP 1 Haziran seçimlerinde vaadlerini sıraladı. AKP, ‘hayal’ dedi. Şimdi de çark ederek 7 Kasım’da da asgari ücrete 1300 TL vereceklerini açıkladı. Davutoğlu’na cevap önceki gün Zonguldak’tan Kemal Kılıçdaroğlu’ndan geldi. ‘Şimdi mi aklın başına geldi?’
1 Kasım’a yaklaşırken, CHP’nin vaadleri daha elle tutulur hale geldi. Daha gerçekçi bulunuyor. Halk Kılıçdaroğlu’na inanıyor. Kaderin cilvesine bakın ki bu vaadleri  AKP’nin taklit vaadleri daha inanılır hale getiriyor.

Söz sırası halkta. 1 Kasım’da ya daha sınırlarına çekilmiş bir Tayyip Erdoğan göreceğiz. Bunun için AKP’nin daha güçsüzleşmesi gerekiyor. Ya da görevi Ali Babacan’a mı, Binali Yıldırım’a mı, Yalçın Akdoğan’a mı versem diye güçlenen bir Tayyip Erdoğan mı?  Kemal Kılıçdaroğlu'nun ''icraat ve barış'' hükümeti mi? Tayyip Erdoğan'ın ''savaş hükümeti mi?'' Tercih seçmenin.
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.