CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu iki gündür seçim bölgesi olan İzmir’de…

Türkiye’nin Cittaslow’u (Yavaş Şehir - Sakin Şehir)olan Seferihisar'da, Sosyal Demokrat Belediyeler Derneği ‘nin düzenlediği “ Yerel Yönetim Toplantısı’na katıldı. İki gün süren toplantının sonunda, CHP’nin başarılı(!) belediye başkanlarına 2016 Yerel Yönetim Ödülleri dağıttı.
Kemal Kılıçdaroğlu İzmir'deki basın temsilcisi ve köşe yazarlarıyla Seferihisar'da akşam yemeğinde buluştu. Gazetecilerden gelen sorulara cevap verdi. CHP’nin ana muhalefet partisi olarak başarılı olduğunu ancak kendilerini kamuoyuna ve halka anlatamadıklarını söyledi. 16 danışmanla çalışan Kemal Bey, CHP’nin kendini topluma anlatamama zaafiyetini itiraf etti:

"Kendimizi dünyaya anlatıyoruz ama Türkiye'ye anlatmakta zorlanıyoruz. Nedeni de şu, Türkiye iki temel alanda gettolaştı. İnanç bağlamında ve etnik kimlik bağlamında. Doğuya gittik. Söylediklerinizin tamamı doğru dediler. Oy verecek misiniz? 'Hayır vermeyeceğiz.' Niçin? 'Çünkü bizim partimiz var.' İnanç alanında CHP'ye ciddi saldırılar var. Bize diyorlar ki 'Siz nasıl siyaset yapıyorsunuz?' Bizim ne kadar zor bir alanda siyaset yaptığımız düşünebiliyor musunuz? Bütün bunlara rağmen yine de, evet bir şeyler yapmamız gerekir. Bir çıkış yolu bulmamız gerekir. Geniş kitleleri nasıl ikna ederiz. Bunun arayışı içindeyiz."

Kılıçdaroğlu, “CHP neden beklediği oyu alamıyor”u da cevapladı: "1-İnsanlar daha önce oy verdikleri partiden kolay kolay dönmüyor. 2- Eğer kendi penceresinden ekonomi iyi gidiyorsa, iktidar değişikliğini istemeyen bir kesim var. 3-'Ben inancım dolayısıyla o partiye oy veriyorum' diyor. 4-İktidar partisinin çok başarılı olduğunu düşünen önemli bir kesim var. 5-Toplumun özellikle yoksul alt kesimi iktidar değişirse yardımının kesileceğinden endişe duyuyor. Bu tablonun kırılması lazım. Bir şey söyleyeceksiniz ve insanlar koşa koşa CHP'ye oy verecek. Yok böyle bir şey, zaman içinde olacak. Toplumun kanaat önderleri var. Bu kanaat önderleriyle bizim daha sıkı ilişki kurmamız lazım. Asla karamsar değilim. Eğer ben hayatı boyunca CHP'ye oy vermemiş bir grupla konuşup onları ikna edebiliyorsam, bunu tüm teşkilatımız da yapabilir. Bunları biraz arttırmamız gerekiyor. Propaganda konusunda beceriksiziz. Yeteri kadar yapamıyoruz."

Dost acı söylermiş ama doğru söylermiş…
Ben dâhil Yurt yazarları buna benzer değerlendirmeleri konu edinen yazılar kaleme aldığımızda yer yerinden oynuyor. Bizi CHP’ye zarar vermekle, partiyi yıpratmakla hatta ihanet ile suçlayanlar çıkıyor.
Belediyeciliği bir kenara koyup, bazı abileriyle birlikte CHP’yi dizayn etmek için rantiye oyunları kurgulayan bazı belediye başkanları…
Kim diye sormayın, onlar kendilerini biliyor… Ağabeyleri de…
Hadi bakalım; Genel Başkan’ın söylediklerini de “ihanet ve hainlik” olarak değerlendirin.
Kemal Beyi de CHP’ye zarar vermekle ve partiyi yıpratmakla suçlayın…
Deme ki neymiş? Doğru bir imiş?

Kemal Bey iki günlük İzmir programında önemli şeyler yaptı.
Sadece kendisinin değil, CHP Genel Merkezi’nden çıkmaya korkan bazı Genel Başkan Yardımcılarının ve istisnasız tüm CHP milletvekillerinin “düzenli mutlak görev” addederek aksatmadan yerine getirmeleri gereken önemli bir saha çalışması yaptı.
Seferihisar Sığacık'ta balık mezatını ziyaret etti ve deniz kenarındaki bir kahvehanede vatandaşlarla sohbet etti. Bol bol fotoğraf çektiren Kılıçdaroğlu'na mor sümbül hediye edildi. Annesi, dokuz aylık oğlu Ateş'i, CHP Genel Başkanı'nın kucağına verdi. Ateş, Kılıçdaroğlu'nun yüzünü okşadı, bu durum gülüşmelere neden oldu. Kılıçdaroğlu, çocuklara derslerinin nasıl gittiğini, köylü kadınlara nasıl geçindiklerini sordu. Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer, vatandaşlarla Kılıçdaroğlu'nun fotoğraflarını çekti. CHP Genel Başkanı kadınların evde yaptıkları pasta, börek, baklava ve yöresel yemeklerin satıldığı pazaryerine girdi. Üretici kadınların kendisine ikram ettiği saray burması baklavasının, otlu kol böreğinin, şalgam suyunun tadına baktı. Sokaklarda gezdi, halka dokundu, soru soranlara kızmadan, yüksünmeden cevap verdi. Kendisine hâlâ umut olarak görenlerine sevgisine ilgisine karşılık verdi, isteyenlerle selfie çektirdi…
Olması gerektiği gibi…

Kılıçdaroğlu, SODEM Yerel Yönetim Ödülleri için belde, metropol ilçe, metropol dışı ilçe ve büyükşehir olmak üzere CHP’li 100 belediyeden 500'ün üzerinde projenin katıldığı yarışmada dereceye giren başarılı belediye başkanlarına ödüllerini de verdi. “Bizim 'belediye başkanlarımız başarılıdır' demenin ötesinde, bunların kamuoyuna anlatılması çok önemli " sözleriyle başkanlara mesajını da çaktı.
Benim gibi sahaya inip çalışın, halka anlatın dedi.
“Danışman” kartviziti taşıyan Boğaziçi Üniversitesi'nden Doç. Dr. Koray Çalışkan ise "Bu projelerden biri de Muğla'dan. Projeyi AK Partili bir dostuma anlatırken, 'Muğla AK Partili' dedi. Bu algı inanılmaz kötü" dedi.
Bu algının oluşmasından sanki kendi suçu hiç yokmuş gibi!
Kemal Bey, işiniz zor vallahi. Hem de çok zor…
Böyle danışmanlarla…
Allah kolaylık versin!
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.