MHP gibi geleneksel , hatta emir-komuta anlayışı ile yönetilen bir parti bile olağanüstü kongre toplayabiliyor. Genel Başkanına karşı çıkıyor. Direniyor.

AKP gibi 14 yıl boyunca iktidarda olan bir parti  ‘sebep ne olursa olsun’ olağanüstü kongre kararı alarak kurultay yapabiliyor.

5 ay önce yüzde 50 oy almış iktidar partisi, genel başkanını hem de başbakan olmuş genel başkanını değiştirebiliyor.

CHP gibi ağzından demokrasiyi düşürmeyen bir parti ise bırak olağanüstü, olağan kongresini bile dört yılda bir yapabiliyor.

Hatta elinden gelse hiç yapmayacak.

İlan ettikleri tüzük kurultayını yapmamak için bahane arıyorlar. Kaldı ki tüzük kurultayları, mevcut tüzüğün iyileştirilmesi, daha demokratik olması için yapılır.

Oysa mevcut yönetim, tüzüğün gerisinde bir tüzük yapacaktı. Onu bile yapmıyorlar. Çünkü koltuklarından korkuyorlar. Korktukça da partiyi ve ülkeyi değil, kendilerini korumak istiyorlar.

Kendisi gibi düşünmeyen diri kadroları nasıl tasfiye ederiz diye hesap kitap yapıyorlar. Sonra da demokrasi diye konuştuklarında, demokrasiyi anlatmaya kalkıştıklarında da halk kendilerine inanmıyor.

Kendi içinde bile demokrasiyi içine sindiremeyenler, ülkede de demokrasiyi kuramaz. Demokrasiye, hukuk’a inanmayanlar koltuklarını korumak için her tavizi verirler.

Örnek mi istiyorsunuz, Devlet Bahçeli. Nereden nereye?


Koltuğunu korumak için yapmadığı kalmadı. 7 Haziran seçimlerinde 257 milletvekili çıkarabilen ve iktidarı kaybetmiş AKP’ye tam bir ders verilecekken, bir hükümet kurulmaması için ayaklarını yere vurarak şartlar ortaya sürüyor idi.

Hatta, ‘Bilal Oğlan’ı isterim diye de bas bas bağırıyordu.

Bu davranışı yüzünden TBMM Başkanı  dahi seçilemedi. Muhalefet toplam oy üstünlüğünü kullanamadı, hatta aralarında konuşamadı bile..

Ardından da, Kılıçdaroğlu’nun ‘Başbakan Sen Ol’ önerisini dahi ‘langırtiye’ aldı. Ve Türkiye mecburen 1 Kasım’da bir seçime daha gitti.

MHP 80 milletvekilinden yarısını kaybetti ve 40 milletvekili ile ancak dördüncü parti olabildi. AKP, 257 milletvekilinden 317 milletvekiline çıktı. Hükümet kurdu. Hükümet olmak için tek bir milletvekiline bile ihtiyacı yok.

Bahçeli, buna rağmen AKP’ye, ‘koalisyon çağrısı’ yapıyor. Sırf, olağanüstü kurultayı yaptırmamak için, koltuğunu korumak için mantığın almayacağı önerilerde bulunuyor.

Bunun partisine ve kendisine çok büyük zararlar vereceğini bile bile yapıyor.

Bütün bunlar tarihe kötü bir örnek olarak geçecektir. Peki  CHP bu olumsuz örneklere karşı ne yapmalı? CHP  Haziran’da yapmayı planladığı tüzük kurultayını, seçimli bir kurultaya dönüştürerek, hem ülkede hem de partide yeni bir umudun yeşermesine, doğmasının yolunu açabilir.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.