banner87
Türk medyasında ilginç gelişmeler oluyor. Doğan Grubu’nun amiral gemisi Hürriyet’in, iktidara yakın Yenişafak Gazetesi’nden Abdülkadir Selvi’yi transfer etmesi Türk basını açısından çok önemli bir olgudur.

Bu transferi, Doğan Grubu’nun ön savunma almaya yönelik reflekslerinden biri olarak görmek en hafif deyimle iyimserlikten öteye gitmez.

Doğan Grubu’nun ön alma sezgileri kuvvetlidir. 1997 yılında yükselen milliyetçilik dalgasını sezinleyerek milliyetçi/ülkücü çizgide yol alacak Yeni Ufuk adında bir gazeteyi yayın hayatına sokmuşlardı. Kadrosunda benim de yer aldığım Taha Akyol ve Avni Özgürel yönetimindeki Yeni Ufuk Gazetesi sıkı haberler çıkarmasına rağmen, milliyetçiliğin iktidar etkisini yitirmesi üzerine yayın hayatına son vermişti.

Keza Radikal Gazetesi de sol iktidar rüzgârlarının estiği döneme uygun olarak çıkarılmıştı. Başlarda sol adına iyi gazetecilik yapan Radikal, sonraları hızla eksen değiştirip “yetmez ama evet” diyenlerle birlikte önce AKP’yi destekledi, sonra da solculuk sosu içinde eritilmiş gizli cemaat destekçiliğine soyundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Aydın Doğan arasında yaşanan Kasımpaşalı-Kelkitli atışmasından sonra Doğan Grubu’nda yine bir ön savunma refleksiyle büyük damat Mehmet Ali Yalçındağ bir kez daha tam yetkiyle göreve getirildi.

Yalçındağ’ın, AKP iktidarına ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a endeksli hamleleri Sedat Ergin’in “kıvrak fikirli, hantal haber diplomasisi” ile birleşince sonuçları görünmeye başlandı.

CNNTÜRK’teki başarısı ortada olan Barış Tünay’ın yerine, damatzade Albayrak kardeşin yönettiği Sabah Grubu’nun haber kanalı A Haber’i kuran Erdoğan Aktaş, CNNTÜRK’ün başına getirildi.

Ahmet Hakan, Taha Akyol, Akif Beki gibi “her şeye rağmen mahalleden sayılan” isimlere en son Abdülkadir Selvi eklendi. Sırada Habertürk denemesi başarılı olmayan “mahallenin bir diğer abisi” Fehmi Koru var deniyor…

İkisi de Başbakan Ahmet Davutoğlu kadrosundan...

Tek tek baktığınızda hiç birinin gazetecilikleri inkâr edilemez elbette ama tercih edilme sebepleri tabi ki bu değil. İktidarla arayı yapmak için elverişli ve iyi isimler. Onlardan istenen gazetecilik değil, ilişki…

Hürriyet’in derdi haber olsaydı; Ana Muhalefet Partisi CHP’nin Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun sözleri, birinci sayfada kerhen görülen pul kadar haberlere dönüşmezdi.

Sadece Hürriyet’in değil Türk basının içine düştüğü durumdur bu.

Tabi ki CHP’nin, liderinin ve çevresini sarıp sarmalayarak gerçeği görmesini engelleyen “Z Kadrosu”nun da (Çaktırmayın; onlar kendilerine A Takımı diyor) perişan halidir bu. Özellikle yıllardır CHP'de Aydın Doğan ilişkisi alıp satan değişmez yeteneksiz Erdoğan Toprak'ın, Aydın Ayaydın'ın, Sinan Aygün'ün…

Toplumu ajite eden, ayrıştıran, kutuplaştıran, körü körüne bağnaz muhalefeti habercilik diye yutturan, yandaş ve candaş medya gibi salt öven, Hürriyet’in yaptığı gibi en zor zamanlarından yanında olanları (misal CHP’yi) yarı yolda bırakıp sıvışan gazetelere ihtiyacı yok CHP’nin.

Türk basınında gerçek habercilik yapmasına rağmen az satan ama etkinliği yüksek gazetelere, her şeyin yazılabildiği gazetelere ihtiyaç var. CHP’nin de…

Kirli savaşlar yüzünden evinden, toprağından, yurdundan edilenlerin sesi olan gazetelere ihtiyaç var.

Kişisel iktidar ve koltuk hırsı yüzünden gencecik bedenleri vatan toprağına düşen şehitlere, dul ve yetimlerine sahip çıkan gazetelere ihtiyaç var.

Kimsesizlerin kimsesi olan, ‘haksızlığa karşı susan dilsiz şeytandır’ prensibini var gücüyle savunan gazetelere ihtiyaç var.

Eyyy çok satan, ama yarı yolda bırakan gazetelerin ardına düşenler…

Örgütünden sakladığı paraları, on milyonlarca dolarları ilan, reklam ve destek adı altında, kendilerini sadece seçim dönemlerinde hatırlayan gazetelere bahşiş verir gibi dağıtanlar…

Tek bir kuruş destek almamasına rağmen kendisini destekleyen, bu uğurda her türlü baskıyı ve engellemeyi en ağır biçimde yaşayan,  kendi içinden, felsefesinden ve ideolojisinden gazeteleri görmezden gelenler…

Hadi isimlendirelim:

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’nin kudretli (!) yöneticileri Haluk Koç, Tekin Bingöl, Erdoğan Toprak, Veli Ağbaba başta olmak üzere, elindeki rant gücüyle partiyi dizayn etmeye kalkan belediye başkanları, “bu partiden bir şey olmaz” diyebilme cesaretini kendinde gören il başkanları…

Türkiye değişti, Türkiye’de siyaset değişti, Türk halkı değişti.

Herkes farkında, bir siz farkında değilsiniz.

Güvendiğiniz dağlara kar yağıyor. Dost bildikleriniz, sizden nemalandıkça yanınızda duranlar birer birer sizi terk ediyor.

Uyarıyoruz; yanlış yolda, yanlış yoldaşlarlasınız.

Karşı köyün kavalcısının ezgisine göre kıvrak figürler sergileyenlere artık kanmayın. Kendi evlatlarınıza, tabanınıza, örgütünüze, medyanıza “üvey” muamelesi yapmayın.

Yönü CHP seçmenine dönük olan, Atatürk ilke ve devrimlerinden, Anayasa’nın ilk 4 maddesinden “asla taviz yok” diyen, Aleviler başta olmak üzere inanç özgürlüklerini savunan, CHP’ye, halka ve olaylara ayna olan öz medyanıza sahip çıkın.

Takiye yapanlardan size hayır yok.

Fabrika ayarlarınıza dönün lütfen!


Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.