banner87

Ve Cumhurbaşkanı  Tayyip Erdoğan, ‘aşkım ve sevdam’ diyerek  AKP’ye döndü.
Genel Başkanlık için gün saymaya başladı.
Ne demiştik?
16 Nisan referandumu AKP’ye Genel Başkan seçme referandumudur.
Erdoğan da ‘sevdam, aşkım’ diyerek bu tespitleri doğruladı.
Peki, bu referandum rejimi değiştirecek mi?
Ya da sistemi?
Bunu önümüzdeki günlerde güçlerin karşılıklı performansına bağlı oluşacak siyaset takvimi belirleyecek.
Yüzde 48,5 ‘hayır’ oyu rejim değişikliğinin önüne geçmiştir. Bu referandum tartışmalıdır.
Hep de öyle kalacak.
Ama şimdilik…
Bu süreç uzak ve yakın olmak üzere iki başlıkta değerlendirilmelidir.  10 yıla kadar sürecek bir süreçtir bu. Yüzde 48,5 ‘hayır’ oyu kemikleşmiştir. Rejim ya da sistem değişikliği yakın zamanda söz konusu olamaz.
Cumhurbaşbakanı Tayyip Erdoğan önce, kabinede, ardından AKP’de düzenleme yapacak. CHP’ye dönerek ‘uzlaşma’ görüntüsü ile siyasi partiler kanunu ve seçim kanunu ile mahalli idareler kanunu üzerinde oynayacak.
Ardından da belki 217 sonbaharında erken mahalli seçim.
Üç bölgeye ayrılmış İstanbul mu istersiniz.
Yoksa 18-20 yeni il mi?
Ama ne yaparsa yapsın bugünkü tabloda Ankara, Adana, İzmir ve de en önemlisi İstanbul referandumu AKP adına da MHP adına da kaybedilmiştir. Bu oran artar, azalmaz.
Dün de söyledim.
AKP ve Erdoğan iniştedir. Bu engellenemez.
Düşünün, ‘çağ atlamadan’ seyyar santrallerle İstanbul’a enerji verme noktasına geldik.
O ne mi?
İstanbul Karadeniz ve Boğaz’a yanaşmış gemi içindeki seyyar elektrik santrallerine muhtaç hale gelmiş.
Hani çağ atlamıştık?
Nerede nükleer santraller.
Nerede planlama. Sıfıra sıfır elde var sıfır.
Hem çağ dışı, hem çevre düşmanı bu seyyar santrallerin kimleri zengin ettiği bir yana motorin ile çalıştıkları için Dünya’da çoktan terk edildi. Hem de adeta kovularak..
Tayyip Erdoğan AQKP içinde de Türkiye’de de ‘mutlak güç’ istiyor.
Bu AKP’nin içini huzursuz edecek bir durumdur.
Baba eve geldi. Çoluk çocuğa karışan evlatlar hoşnutsuzdur. Gülmelerine bakmayın.
İçlerine bakın.
AKP’deki muhtemel keşmekeş ve huzursuzluk sürecek.
CHP’nin tavrı çok önemli!
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşen önceki genel başkan Deniz Baykal CNNTÜRK’te Ahmet Hakan’a konuştu.
Kemal Kılıçdaroğlu ile aralarında geçen diyaloğu aktardı.
Ben de konuşmayı dikkatle dinledim.
Bu konuşmayı herkes ayrı değerlendirecektir.
Ben başka bir noktadan bakmak istiyorum.
Deniz Baykal etkili konuştu. Başkanlık yarışının hemen ve CHP Genel Başkanı etrafında başlamasının en önemli sonucu bence bir yandan 1946 seçimleri gibi bir yandan bu referandumu tartışılır halde tutulması, diğer yandan da 16 Nisan’ı dolaylı olarak tanımasıydı.
CHP ezber bozmalı dedi. Çok doğru.
Yüzde 25’in üstüne MHP ve HDP seçmenini de dışlamayan bir CHP Genel Başkanı tarif etti.  
Bu yorumlara fazla girmek istemiyorum.
Ama CHP’nin ezber bozacak arayışlara girmesi çok yararlı bir davranış.
İster Sine-i Millet diyerek tartıştırsın. İster CHP’nin yeni duruma göre pozisyonunu ele alsın.
Ama lütfen kavga etmeden…
Umut olarak…
Umut vererek…
Beklentimiz bu.
Sevgi ve güveni tesisi ederek...
Konuşmakta fayda var. Ama alınan kararlara uymak koşuluyla!
Kılıçdaroğlu ile Baykal arasında kavga bekleyenler yanılacak, göreceksiniz.
Kılıçdaroğlu gerek referandum döneminde gerekse seçim dönemlerinde Deniz Baykal ile hep iyi ilişkiler kurdu.
Deniz Baykal da çok çalıştı, formasını ıslattı.
Bölüşme için önce zafer gerekiyor.
Haydi CHP!
Düz üyesinden, milletvekiline ilçe ve il başkanından delegesine tam kadro çalışmaya…
AKP’li, MHP’li, HDP’li, DP’li, SP’li demeden.
Kaynaşmış topluluğun adı olan halkı kucaklayarak…
80 Milyon yurttaşı benimseyerek…
Severek, sayarak…

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.