Yüz defa yazdık.

Bir daha yazalım.

YURT, CHP’nin yayın organı değildir.

Yönü sola ve CHP’ye dönük, CHP’li bir gazetedir.

Ben de CHP’nin, ‘iktidar’ dolayısıyla Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun başbakan olmasını isteyenlerdenim.

Çalışanlardanım.

Kemal Bey birçoğumuzun olduğu gibi farkımızda olmasa da…

Ancak bu her CHP’linin kusurunu ‘örteceğimiz’ anlamına gelmez.

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun da… Hele hele ‘kokuşmuş’ yerel yönetimlerin ‘pis havuzunda yüzen’ belediye başkanlarının asla.

Ne istiyoruz? Adam gibi çalışsınlar istiyoruz.

Başka ne isteyeceğiz ki? Aytekin Kotil, Murat Karayalçın, Ali Dinçer, Yüksel Çakmur, Ahmet İsvan gibi belediye başkanları istiyoruz.

Bu bizim hakkımız değil mi? İktidarın yolu, yerel yönetimlerden geçmez mi?

Kemal Bey, belediye başkanlarının tamamından memnun.

Kusura bakmasın biz değiliz.

Memnun olana da rastlamadık.

Cemevi yapmak için dernek başkanı istemeyen belediye başkanını biz de istemiyoruz.

Ya da halkın kuruşları ile cemevi yapmak için toplanan milyon liraları ‘şımarık bir çocuk’ gibi ‘vermem de vermem’ diye mızmızlanan belediye başkanı da istemiyorum.

Hem de Genel Başkan emrine rağmen!

Saçını boyatıp gezen, kumarhanelerde dolaşan, kumarcılığı kendi belediyesine ait hoparlörden anons edilen belediye başkanı da istemiyorum.

Harem kuran da…

AKP ve MHP’nin kapısında ‘nöbet tutan’ da…

CHP sağ partilerdeki gibi ‘üstünü örtmez’, örtemez.

Seçim de yok.

Şimdi zamanı mı diyorlar.

Tam zamanı.

Öz eleştirinin tam zamanı Kemal Bey.

Hepimiz adına, sizin adınıza da…

AKP’li yerel yönetimleri de yazıyoruz.

Hem de acımasızca. O mücadele niye görünmüyor?

Ya beş yıldır yapılan fedakârlıklar?

Yoksa cemaat veya yandaşları mı?

CHP ne zamandan beri cemaat ağzıyla konuşuyor, düşünüyor. Bizden olsun, çamurdan olsun.

Yok ya?

Yok, öyle yağma.

CHP asla ve asla AKP değildir.

Olmayacak da.

Ankara’da siyaset konuşuluyor, MHP Genel Başkanı Bahçeli ‘hükümete hukuki destek’ sözü ile dışarıdan destek ya da Milli Mutabakat Hükümeti’ne yeşil ışık yakması anlamına geliyor.

Bu da, “Acaba eski arkadaşı Tuğrul Türkeş’i Bahçeli mi AKP’ye gönderdi?” sorusunu gündeme getiriyor.

Bahçeli,  Meral Akşener, Ümit Özdağ ve Koray Aydın bugün disipline sevk edilebilir.

Bu MHP’nin ‘bölünmesi’ anlamına gelir.

Yargıtay da kongre kararını açıklayacak.

MHP tüzüğü ihraç edilen isimlerin siyaset yolunu kapatıyor.

AKP de toz duman.

Düşük profilli Başbakan aranıyor.

İsmet Yılmaz mı? Bekir Bozdağ mı?

Binali Yıldırım ve Numan Kurtulmuş ne diyecek?

Bu Erdoğan’ın siyasete dönüşüdür.

YURT’un dedikodusunu yapanlara tavsiyem siz CHP’yi nasıl iktidara getirecekseniz, onu konuşun.. 

Acaba CHP’nin ‘doktorları’ ne düşünüyor?

Tekin Bingöl, Haluk Koç… Son sorumuz da Kemal Kılıçdaroğlu’na.

Sayın Genel Başkanımız.

Milli mutabakat hükümetine ne diyorsunuz?

Açıklar mısınız?

Yabancı İş Adamları Derneği (YASED) ve TABA yöneticilerine milli mutabakat hükümeti ile ilgili olumlu mesajlar verdiniz mi?

Bu düşüncede olabilirsiniz.

Bu düşüncenizi CHP’nin TBMM Grubu ya da PM ve MYK’sında dile getirdiniz mi?

En önemlisi işadamlarına Selin Sayek Böke’yi Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı olarak sundunuz mu? İma ettiniz mi?

Ben yakıştıranların yalancısıyım.

Lütfen kızmayın. Alınmayın.

Dedim ya, CHP’de işler gizli kalmaz.

Açık tartışılır.

Sizin de dediğiniz gibi…

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.