banner87

AKP, 16 Nisan sonuçlarını asla bir zafer olarak algılamadı. Hatta yenilgi olarak algıladı. Bu sebeple yüzde 60 evet çıkaramadığı için, Anayasa değişikliği veya erken seçimin lafını bile etmiyor.

Erdoğan, G Günü 21 Mayıs’ı alarak büyük bir sessizlik içinde, sil baştan yapı- yor. Hedef eski ortak, kader ve yol arkadaşı FETÖ ile mücadele…

Hem de çok acımasız bir mücadele. Bizim de “mazlumlar” hariç destekledi- ğimi bir mücadele. Aslında iktidarın FETÖ mücadelesi henüz başlamadı. İzleyeceğiz. Kayıkçı kavgasına dönüşecek mi, dönüşmeyecek mi diye… Kadir Topbaş’ın damadının tahliyesi bizde bu siyam ikizi durumundan çok kolay kurtulamayacağını gözetiyor. Hatta imkânsız gibi durduğunu. 

15 yıllık siyasi, maddi  manevi ortaklığın yanı sıra, eş durumu ile evlere girmiş bu durumdan Erdoğan’ın kurtulması imkânsız görünüyor. Paranoyası da  bu sebeple her geçen gün büyüyor.

21 Mayıs’tan sonra önce MYK A’dan Z’ye değişecek… Ardından cemaatlerin tamamının temsilcilerinin temizleneceği bir büyük kabine revizyonu. Mevlüt Çavuşoğlu, Faruk Çelik, Lütfi Elvan başta olmak üzere bakanlar da topun ağzında. Dışişleri İbrahim Kalın’a, Ekonomi Nurettin Canikli, Berat Albayrak ikilisine teslim edilecek. Tuğrul Türkeş, Süleyman Soylu gibi isimler rahat. Ve ardından mahalli idareler…

Dün Gürsel Tekin’in dediği gibi yoksa İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’a damat tahliyesi istifası karşılığında mı oldu? Gürsel Tekin boş havuza atlamaz. Mahalli idarelerde revizyon iki yolla olacak. Gaziantep Belediye Başkanı Fatma Şahin olmak üzere bazı belediye başkanlarını istifaya zorlamak. Son olarak da yeni bir mahalli seçim kanunu ardından erken yerel seçim kararı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan bu referandumu AKP parçalanmasın ve mahalli idarelerdeki yenilgiyi görerek de yaptı. Yoksa iki yıl sonra yürürlüğe girecek Cumhurbaşbakanlığı niye istesin ki? Kendisini niye riske etsin ki?

16 Nisan referandumunda fala bakar gibi AKP temsilcisinin tam 2,5 milyon mühürsüz oyların geçersiz olduğu başvurusu sandıklar açılmasına iki saat kala yapılması sonuçları ilelebet tartışmalı kılmıştır. Bu referandum sonuçları hep tartışılacaktır. YSK da bir gün önce yayınladığı “mühürsüz oylar geçersizdir” kendi kararını inkâr etmenin vebalini de silemeyecektir. İşin kötüsü bundan sonra seçim sonuçları asla kayıtsız şartsız kabul edilemeyecektir. Çok acı. Kapalı oy, YSK’da sayım vicdanlara bir leke olarak çoktan yapışmıştır.

Ardından da genel seçim. Erken mahalli seçim için tarih bu yılsonu, genel seçim için de taş çatlasa 2018 ilkbaharı. Çünkü Türkiye’nin canı ekonomiden yanıyor… Cepten yanıyor.  Peki, AKP’de sessiz kıyam devam ederken CHP’de neler oluyor? Perdesi evde çıplak gezer gibi, medya aracılığı ile siyaset üretme yoluna tekrar girildi. Ne oldu da Selin Sayek Böke Hanım geçtiğimiz çarşamba günü başkanlık divanında sessiz katıldıktan sonra iki gün sonra tüm görevlerinden istifa ettiğini açıkladı.

Bunu daha iyi anlamak için AKP’nin her yapılanmasında iki hatta üç nesil milli görüşçü profili arayışına bakmak yeter. Biz tabii ki özellikle cumhuriyetçi demokrat kadroların CHP’ye taşınmasından yanayız. Bu bakışı önce Deniz Baykal sonra da Kemal Kılıçdaroğlu ortaya koydu. İsimlendirmede yapılan hatalar olsa da. Hem de çok. 

Sorun CHP tabanının da zaman zaman oportünist yaklaşımla öz evlatlarını bir anda yok saymasıdır.  Soruyorum size Deniz Baykal mı, Kemal Kılıçdaroğlu mu Şehnaz Çakı- ralp’i, İhsan Özkes’i, Selin Sayek Bö- ke’yi kurultayda oy patlamasıyla  birinci yapın, Gürsel Tekin, Durdu Özbolat, Erdoğan Toprak, Hakkı Süha Okay, Enis Berberoğlu  gibi öz evlatlarınızı kıl payı PM dışına itin dedi.  Şunu düşünün; AKP Köksal Toptan, Cemil Çiçek gibi isimleri TBMM Başkanı yaptı, ama parti bürokrasisinde hiç öne çıkardı mı?

CHP’de bugün yaşanan tartışmalarda her ismin ayrı bir hedefi ve hikâyesi var. Fikri Sağlar başından beri sol bir çizgide olan CHP’de genel başkan olmazsa genel sekreter olmak istiyor. Uzun arayı- şının safhalarını zaman zaman sizinle paylaştık. İzlemeye devam edeceğiz. Sağlar marjinal bir yaklaşımla parti yönetilemeyeceğini, son SHP kuruculuğu ile anladı. PM disiplin kuruluna sevki firelerle kabul edecektir. Fikri Bey de en azından Mersin İl örgütünün özür dile tavsiyesini reddettiğini ballandıra ballandıra anlatsa da, üyeliği askıya alınmış bir siyasetçi olarak yolun sonuna gelmiş olacaktır.

Deniz Baykal bu tanımlardan bağımsızdır. Deniz bey katılırsınız katılmazsınız yüzde 48,5’u korumanın samimi kaygı- sındadır. CHP’nin bir önceki genel baş- kanı ve ikinci kurucu genel başkanıdır. Son tavrı da açıkça ortaya koymuştur ki, Baykal  asla ve asla Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP tüzel kişiliğinin tartışmaya açılmasının içinde olmaz. Kemal Kılıçdaroğlu da Deniz Bey ile medya aracılığı ile iç sorunları konuşmaz. 

Selin Sayek Böke de Fikri Sağlar ve Muharrem İnce gibi CHP’yi Genel Baş- kan olarak yönetmek istemektedir. Durumdan vazife çıkarmaya çalışmaktadır. Bu haklarıdır. Ama perdesiz evde çıplak gezer gibi, gazete sayfalarında olmaz. MYK, PM ve TBMM Grubu gibi yasal zeminler var. Yeri de kurultay salonu, karar verici de delegedir.

Ama bu isteklerinin bir gazetecinin, her şeyi bilen özellikle bir gazetecinin organizasyonunda yapmak yanlıştır. Buradan açık açık yazıyorum. Bu gazetecilerden birisi maalesef Uğur Dündar’dır. Hak ettiği cevabı da en kısa sü- rede alacaktır. Hepimiz kendi işimizi  yapalım.

CHP eski CHP değil. Gaza gelmez. Ne yaparsanız yapın AKP yolun sonuna gelmiştir. Gazetecilerin de hangi kanattan olursa olsun, ANP veya DYP gibi genel başkan atama dönemi bitmiştir. Şimdi taraf değil, ayna, prizma veya yansıtma gazetecilik dönemi başlamıştır. Birbirinin kopyası candaş ve yandaş gazetecilik dönemi kapanmıştır Uğur abi. Sakın unutmayın, bunu yoldaşınıza da söyleyin.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.