banner87
CHP İstanbul'da bu hafta sonu seçimler yapılacak.
CHP İl Başkan adaylarının aday açıklama süreçlerinde
düzenledikleri basın toplantısını izledim.
Güzel bir yarış olacağa benziyor.
Herkes birbirine saygılıydı...
Murat Karayalçın adayları odasında, ağırladı.
İl Başkanlığı görevlileri de çok nazikti.
Kim ne derse desin Murat Karayalçın İstanbul
CHP İl Başkanlığı süresince kalite yükselmesine
büyük katkıda bulundu.
Tam bir ağabeyiydi. Devlet adamı vasfını konuşturdu.
CHP adaylar içeri girmesin diye il binasını kilitleyip
kaçan il başkanlarını gördük.
Basın toplantısı için izin vermeyeni de.
Bu nezaketsiz geleneği Gürsel Tekin o dönemde
Baykal'a karşı genel başkanlığa soyunan
Haluk Koç'a parti salonlarını basın toplantısı için
açarak yıktı.
İl Başkanlığı yapmış her isim ve eski milletvekillerini
kurultay delegesi yaparak da...
Murat Bey bizce başarılı bir dönem geçirdi.
Maalesef il yönetimi buna ayak uyduramadı.
Bu yüzden 39 ilçe başkanının Cemal Canpolat,
Kadir Gökmen Öğüt ve Gökhan Zeybek'e ilk
şart olarak 'mevcut il yönetiminden tek bir isim
bile istemiyoruz. Çünkü onlar başarılı olsaydı içlerinden
bir isim üzerinde uzlaşarak aday gösterirdi'
dediler.
Haklılar da.
Tabii ki Ümran Göçer ve Fuat Keskin gibi istisnalar
var.
Çoğu yıllardır arkadaşımız ama kusura bakmasınlar.
Murat Karayalçın'ın arkasında 'kapı gibi'
durmadılar. Kızacaklar ama kızsınlar. Dost acı
söyler...
Hafta sonu yapılacak seçimde çekişme üç
aday arasında geçecek görünüyor.
Cemal Canpolat, Kadir Gökmen Öğüt ve
Gökhan Zeybek.
Üçü de yetenekli. CHP'lilikleri tartışılmaz.
Partinin her kademesinde görev yaptılar.
Diğer adaylar da çok kıymetli isimler.
Ancak siyaset sadece bir hak ediş değil, uygun
zamanda vaziyet alıştır der bir büyüğüm.
Doğrudur da.
Cemal Canpolat konuşmasında adaylık kararını
ilçe başkanlarının önerisi, MYK üyelerinin
ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'işareti' üzerine verdiği
mesajı ile başladı. Örgüt emekçisi dediği delege
ve ilçe başkanlarına güvendiğini açıkça ifade
etti. Sendikacı geçmişinden bahsetti. Atatürk
vurgusu yaptı. Sosyalist demokrat kitle örgütleri
ile yakınlıklarından bahsederek yönünü 'soldan
bakış' olarak çizdi.
Canpolat iki noktaya da temas etmeden geçmedi.
İsim vermedi ama, 'yargısız infazlara karşı
çıktığı için' iki yıl partiden uzaklaştırılmasını da,
'yargısız infaz' olarak değerlendirdi. Bu dönemi
de dönemin genel başkanını da isim vermeden
eleştirdi. Ve kendisinin Alevi kökenli olmasına
karşı yapılan 'toptancı eleştirilere' de çok güzel
cevap verdi:
'Örgütün başım üstünde yeri vardır. İlçe başkanlarım
dedi, aday oldum. Adaylığım dar ve kısır
bir alana sıkıştırılmak istenmektedir. İlçe ve il
örgütüyle CHP'yi İstanbul'da hep birlikte ayağa
kaldıracağız.'
Etnik siyaset yanlıştır. Ama insanları etnik
kökenine sıkıştırmaya çalışmak da çok yanlıştır.
Kadir Gökmen Öğüt de Kadıköy Eski İlçe
Başkanı ve 24. Dönem İstanbul Milletvekili.
O da çok iyi bir partili, başarılı bir siyasetçi.
O da 'sola dönme' mesajı verdi. Öne çıkarak
Haziran Hareketi ve ÖDP başta olmak üzere
CHP dışındaki Sol ile 'ortak projeler'den bahsetti.

Örgütün sesi olacağına söz verdi. 'Yönümüzü
solo ve sokağa döneceğiz' dedi.
39 ilçe örgütü ve CHP'nin emektar kadrosu
ile sokakta olacağı sözünü verdi.
Gökhan Zeybek de ilçe başkanlığı, il başkan
yardımcılığı yapmış bir isim. Başarılı bir siyasetçi.
Halen Sarıyer Belediyesi Başkan Yardımcısı.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile
de görüştükten sonra adaylığını açıkladı. İstanbul'un
tek başına 40 il yöneticisi ile yönetilemeyeceğini
vurguladı. İlçe başkanlarının halka ulaşan
tek güç olduğunun altını çizerek diğer adaylar
gibi örgüt dedi. Yatay ve dikey yönetim şekline
dikkat çekti.
Üç güçlü aday da Kemal Kılıçdaroğlu'nun
'halka dokunan başkan' profiline vurgu yaptı.
Üç aday da CHP'nin sadece belediye başkanları
ile tarif edilmemesi gerektiğinin de altını
çizdi.
Örgütün, belediye başkanlarının müdahalesinden
hoşlanmamasının da.
Tabii ki, üslubuyla ve nezaketiyle vurgulayarak.
CHP İstanbul'da ne yapar?
Çıkacak yönetime bağlı.
İl Başkanı sadece kendisi çalışmamalı, mekanizmaları
da çalıştırmalı.
CHP İstanbul'da ve CHP 35. Kurultayda ortak
nokta şu:
Kongrelerden sonra tartışma başlayacak.
Yani, Demirel'in deyimi ile “turbun böyüğü
heybede…”
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.