banner87
Başbakan Ahmet Davutoğlu bir yandan, 'yeni anayasa' turları atarken diğer yandan ekonomi ile ilgili önemli kararlar almaya hazırlanıyor. Bir bilene sordum. O Üstat da, 'Türkiye tek başına ekonomiyi konuşamaz. O dönem geçti. Ekonomi ile jeopolitiği birlikte hesap etmek zorunda' dedi. Çok doğru. Boşuna üstat olunmuyor.
Türkiye tam yedi yıldır milli gelirini zıplatamıyor. Yerinde sayıyor. Meşhur orta gelir tuzağı meselesi. Kamu sağlam, mali disiplin yürüyor. Enflasyon yüzde 9'lara dayandı. Aşağı çekmeye çalışıyorlar. Milli gelir artmayınca satın alma gücü düşüyor, istihdam yaratılamıyor. Ekonomi daralıyor. Bugünkü tablo bu maalesef.
Peki ya jeopolitik? İçeriden başlayalım. Açılım denildi. Sonu yok. Türkiye yıllardır mahalli idareleri güçlendirmeye çalıştı, Büyükşehir yasası çıkardı. Özerklik taleplerine, "yerinde yönetim" diye çanak tuttu. Şimdi kendisini kapatıyor. Merkezi siyasete dönmeye çalışınca da fikir ayrılıkları, bölücüler tarafından kolayca çatışmaya dönüştürülüyor. Tam bir çift cinsiyetli siyaset.  Kafalar karışık. İktidarın da muhalefetin de.
2016 yılı referandumlar yılı olacak. Her sıkışmaya, kafa karışıklığına bir referandum. Bu da parlamenter sistemi karar almakta zorlandığı için yıpratacaktır, işlevini zayıflatacaktır.
Peki, TBMM ve parlamenter sistem yeterli tepkiyi veriyor mu? Maalesef. En azından şu ana kadar.
Gözler TBMM Başkanı İsmail Kahraman'da. Hep söylüyorum. Yeni Anayasa'yı yapan kurucu meclis görevi yapar. Tarihe geçer. Ama anayasa bitince de işlevi biter.
Türkiye'yi ilgilendiren en önemli jeopolitik gelişme Irak ve Suriye'nin bölünüp bölünmeyeceğidir. ABD bir yandan Rusya diğer yandan İsrail ile elleriyle. Tam tavşana kaç tilkiye tut hikâyesi. Türkiye’nin kararlı tavrı Irak'ın bölünmesini engelleyecektir. Bu olsa da Barzani ile ittifak önemlidir.
Bölünme halinde İran devreye girecektir. İran Suriye'yi dizayn etmeye çalışacaktır. Tam bu noktada da Suudi Arabistan ile İran çekişmesi tavan yapmaktadır. Bu her an bir sıcak çatışmaya dönüşebilir. ABD güdümündeki Vahabi Suud iktidarı İran'ı bir, 'mezhepler çatışması' içine çekmeye çalışmaktadır.
Ve en önemlisi Sünni blok içinde gördüğü Türkiye'yi de. Ama bunda yanılıyor. Türkiye gerek İran gerekse Irak ile asla sıcak bir çatışmaya girmez.
 
Suud ve İran kavgasının perde arkası

Daha geçtiğimiz günlerde Başbakan Ahmet Davutoğlu özel uçağını tahsis ederek gönderdiği Diyanet İşleri Başkanı Prof. Mehmet Görmez kanalıyla Erdoğan'ın iyi niyet mesajlarını ruhani liderlere iletti. İran'da özellikle bazı genç askerler sertlikten yana am derin İran asla ve asla Türkiye'yi karşısına almaya niyetli değil.
Türkiye açısından başka jeopolitik ipucu da petrol fiyatlarıdır. ABD bir yandan Suriye planları yaptığı Rusya'yı diğer yandan petrol ile terbiye ediyor. 2016 yılının ilk üç Ayında petrol fiyatları bira daha düşecek, dolayısıyla Rusya biraz daha terbiye edilecek görünüyor.
Peki, Suudi Arabistan'da yaşanan idamlar ne anlama geliyor?
Öncelikle Şunun Altını çizelim. İdam edilen Ayetullah Bakır el-Nimr Fars kökenli değil. Arap asıllı. Yüzde 95'i Şii olan Katıf şehrinden. Çok seviliyordu, 1958 doğumluydu. Suudi Arabistan'da halkın yüzde 20'si Şii mezhebinden.
Şiilere oy hakkı yok. Evet doğru okudunuz Suudi Arabistan'da Şiilere oy hakkı yok. Bitmedi. Minareli cami yapamıyorlar. Hüseyni diye bilinen bodrumlarda, dükkânlarda yapılan derme çatma mescitlerde ibadet yapmaya çalışıyorlar.
Sokağa ezan okumak yasak. Minare yapmak da yasak.
Suudi Arabistan yönetimi Vahabi. Aslında tüm mezheplere acımasızlar. Şiiler dini okullarını, medreselerini açamıyor. Din Adam'ı yetiştirmek için Irak ve İran'a gidiyor. Geri gelenler de sürekli gözetim altındalar. Sık sık da casus sayılıyorlar. Sorgulanıyorlar.
Suudi Arabistan'da Sünniler de rahat değil. Kabir ziyareti yapanlar, halifeleri ziyaret edenler mürtet sayılıyor. Tekfirci de. Yani İslam’dan öncekin, Cahiliye Dönemi'ne dönüş sayılıyor.
Peki, Ayetullah Bakır'ın idamı jeopolitik anlamda ne demek oluyor?
Suudi Arabistan İran'ı kendisine saldırtmaya ve cephe açmaya çalışıyor. Aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 34 Sünni İslam Ülkesi'nin desteğini alarak.
Evet, Kafası Karışık ama Türkiye bu oyuna gelmez. İran ile ilişkilerini Çatışma boyutuna taşımaz. Hiç kimse ile...
 
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.