Asgari ücretin 1300 lira olması tartışmaları devam ederken, işveren cephesinden ‘Maliyetler yükselirse işten çıkarmalar başlar’ uyarısı gelmişti. DİSK’in eski başkanlarından tecrübeli sendikacı Rıdvan Budak, özellikle büyük sanayi kuruluşlarının sessiz sedasız işçi çıkarmaya başladığını söyledi. Bu büyük sanayi kuruluşlarından bazılarının ismini veren Rıdvan Budak, Arçelik fabrikasından 500 kişi, Yünsa’dan 300 kişinin işten çıkarıldığını söyledi. Alman bir beyaz eşya markasının Çerkezköy’de yapacağı fabrika yatırımının ise ekonomideki sıkıntılar nedeniyle 2017’ye ertelendiğini söyledi. Ekonomi çevrelerinde asıl konuşulan ise bankaların büyük ölçüde eleman çıkarmaya başlayacağı… Yabancı sermayeli bir bankanın 100’ün üzerinde şubesini kapatacağı konuşuluyor. 

Cihangir’de marka savaşları

Cihangir’de kadınlar kadar erkeklerin de büyük ilgi gösterdiği Gratis mağazası hareketli satışıyla dikkat çekmiş olacak ki hemen yanındaki dükkana en yakın rakiplerinden biri olan Watsons yerleşti. Latince bedava anlamına gelen Gratis’i 2009 yılında Demir Sabancı kurmuştu. 1841 yılından bu yana faaliyet gösteren Watsons ise Asya’nın lider sağlık ve güzellik perakendecisi, merkezi Hong Kong’da bulunuyor. Kozmetik ve kişisel bakım ürünleri sektöründeki her iki marka da hem alışveriş merkezlerinde hem de cadde mağazacılığında iddialı. İki markanın rekabeti, Amerikan gıda devleri Mc Donald’s ve Burger King arasındaki rekabeti hatırlatıyor. Küresel rekabet gereği bu iki marka birbirinin karşısında veya yanında konumlanmaya gayret eder ki var olan pastadan pay alsın. Cihangir’de Gratis’in yarattığı pazarı fark eden Watsons başarılı olabilecek mi bilinmez ama kedileriyle meşhur Cihangir’de Gratis’ten çıkmayan sarı kedi, çoktan Watsons’a girmiş bile…

Bursa’daki fabrikaları kim kaynatıyor? 

Geçen yıl mayıs ayında gerçekleşen ve onbinlerce işçinin katıldığı ‘metal fırtına’ direnişi, ara ara kıvılcımlanarak devam ediyor. İşçilerin çoğunluğuna sahip olmasına rağmen yetki problemi yaşayan DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş yöneticileri, bir açıklama yaparak “Bursa’daki fabrikaları kimin kaynattığı belli oldu” dedi. Birleşik Metal-İş açıklamasında, Türk Metal Sendikası’nın yıllardır işçilerin nefretini üzerinde topladığını belirterek, “29 Şubat 2016’da işçilerin kendi temsilcilerini seçeceği ‘Sosyal Diyalog Komitesi’ arifesinde OYAK Renault işçileri ve sendikamız, organize bir saldırı ile karşı karşıya kaldı. Sayısı 100’ü bulan işçi işten atıldı. Olaya tepki gösteren işçilere polis biber gazı kullanarak müdahale etti. 10’larca işçi gözaltına alındı tutuklanma talebi ile mahkemeye çıkarıldı. Sendikamız bir basın açıklaması yaparak bu saldırıların Türk-İş ve Türk Metal yöneticilerinin, Cumhurbaşkanını ziyaret etmesiyle başladığını duyurmuştu. Artık bu tespitimiz, iddia olmaktan çıkmış, Çalışma Bakanı Süleyman Soylu’nun ardından Cumhurbaşkanı’nın 8 Mart vesilesiyle, katıldığı Türk Metal Sendikası’nın etkinliğinde bizzat kendisi tarafından dile getirilmiştir. Cumhurbaşkanı, DİSK Kongresinde yapılan protestoların arkasına sığınarak, Renault işçilerine yapılan saldırıyı ‘meşru’ göstermeye çalışmaktadır. Biz biliyoruz ki, asıl hazımsızlık 5 bin işçinin Birleşik Metal-İş Sendikası’nda örgütlenmesidir. OYAK Renault işçilerinin Birleşik Metal-İş’de örgütlenmesinin Türk Metal ve sermaye cephesinde yaratmış olduğu sıkıntıya devletin en yetkili ağızlarından verilen destek, Türkiye’de sendikal haklarının kullanımında hangi noktada olduğumuzun en açık göstergesidir. Bugün Cumhurbaşkanına da, devlet erkine de düşen görev tarafsızlığını korumak, evrensel bir hak olan sendika seçme özgürlüğüne saygı göstermektir.

Yazlık alana, Avrupa vatandaşlığı hediye!

Türkiye, vatandaşlarının Avrupa Birliği içinde serbest dolaşımı sürecinin başlangıcını Haziran 2016’ya çekmek için çalışırken, Avrupa Birliği üyesi İspanya ve Portekiz, belli miktarda gayrimenkul satın alan yabancılara önce oturma izni, ardından da vatandaşlık veriyor. İkinci vatandaşlık, yurtdışı yatırımcı programları ve göçmenlik alanlarında hizmet sunan danışmanlık firmalarından biri olan Yeni Bir Hayat Yönetim Kurulu Başkanı Şevki Akaydın, bu imkanın Türk yatırımcılar için bulunmaz bir fırsat olduğunu söylüyor. Bunun için de Türklere bu iki ülkede yazlık konut almalarını tavsiye ediyor. Eğer İspanya veya Portekiz’den yazlık bir ev almak istiyorsanız en az 500 bin Euro’yu gözden çıkarmanız gerekiyor. Türkiye’deki gözde tatil merkezlerinde bazı yazlık evlerin fiyatının bu rakamı aştığını düşünürsek, İspanya veya Portekiz için bu rakamı gözden çıkarabilecek bir kesim olduğu söylenebilir. 500 bin Euro yani yaklaşık 1.5 milyon TL ödedikten sonra, rahatça oturma izni alabiliyorsunuz. 10 yıllık bir oturum sürecinden sonra İspanya vatandaşlığı veya daimi oturma izni için başvuru hakkına sahip oluyorsunuz. 10 yıl uzun süre derseniz, Portekiz’e bakın. Portekiz’de bekleme süresi daha kısa. Oturum izni aldıktan 6 yıl sonra vatandaşlık alabiliyor ve Avrupa Birliği’ne kişisel olarak girebiliyorsunuz.

ÜNLEM – SORU İŞARETİ

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Türkiye’de tıbbi bitkilerin 107 milyar dolarlık ticari potansiyeli bulunduğunu, hedeflerinin 2023 yılında 5 milyar dolarlık ihracat olduğunu söylemiş!

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.