banner87

Her türlü akli şüphe ve vicdani değerlerimize rağmen "mevzu bahis vatansa..." diyerek tahammül ettiğimiz, "ülkeyi yönetebildiği" sanrısına kapılmış mevcut  politikacılardan beklediğimiz çok az şey var artık. Çünkü fazlasını beklesek de, istesek de beceremeyeceklerini de defalarca gösterdiler...
Bu dönem için  beklentilerden belki de en elzemi;
Aklımızla alay etmemeleri!
Milyonlarca insanımıza aptal muamelesi yapmayı bıraksınlar.
Yavuz hırsızın ev sahibini şaşırtabileceği günler değil bu günler; "hem sağdan hem soldan", hem milliyetçi, hem muhafazakâr, hem sosyal demokrat, hem sosyalist; hemen her mahalle kendi sakinlerinin hayatlarının altüst oluşuna tanıklık ediyor. Haklı/haksız hükmü tarih verecek. Ve koca bir ülke top yekûn bu çamura batarken memleketi  Alf yahut Mr. Spark tarafından yönetilmediğinin herkes farkında.
Tek başına iktidarındaki 14'üncü yılını doldurmak üzere olan iktidar partisinin grup başkan vekili gururla açıklamış: "Nasıl ki FETÖ terör örgütüyle bağı olanları kamu kurumlarından ayıkladık, ayıklıyoruz; PKK destekçilerini de aynı akıbetin beklediğini herkesin bilmesini istiyoruz."
Hadi diyelim ki "Gülen Cemaati"nin bir "terör yapılanması" olduğunu 17/25 Aralık 2013 tarihlerinde "Büyük Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonu" adıyla iki dalga halinde organize edilen ilk "darbe girişimi(!)"den sonra idrak edebildiniz;
Devlete sızmış "PKK, terör örgütünün" tasfiyesi için neden beklediniz bunca zaman?
PKK’nın terör örgütü olduğunu (da) mı bilmiyor muydunuz?
Bu milletin binlerce evladı geçti omuzlarından, kiminin kefeni var bedeni yoktu ay-yıldıza sarılı tabutların içinde; geriye hiçbir şey kalmamacasına parçalanmıştılar...
Kandırılmıştınız da o çocukların "mermiye kafa attıkları" için mi şüheda gibi fışkırarak  toprağa düştüğünü sanıyordunuz?
40 yıllık PKK'nın bir terör örgütü olduğunu yeni mi anladınız ki tasfiyesine yeni başlıyorsunuz?
Ve bir de üzerine alkış mı bekliyorsunuz.

Sonuç noldu?
Ucu AKP içindeki uzantılarına dokunmasın diye "FETÖ" soruşturmasında "17/25"i milat kabul edenler, "PKK'dan arınma süreci"nde de ucu hali hazırda AKP medyasında, siyasetinde, sermayesinde, bürokrasisinde boy gösteren akillere, Oslo'culara, müzakerecilere  dokunmasın diye "açılımın buzdolabına kaldırılma günü"nü mü "milat" ilan edecekler?
İhsan Aktaş, CNN Türk'te Didem Arslan Yılmaz'ın programında "Cumhuriyet ideolojisi devleti eline geçirdi... Türkiye bürokratik elitler eliyle kuruldu halk eliyle değil..." türü laflar etmeye başlayınca, İsmail Saymaz demiş ki;
 "Cumhuriyet eliti"nden kastınız Mustafa Kemal ise; Selanikli bir yetim!
Yetim kalmış, ondan başka sığınacak yeri olmadığı için askeri okula verilmiş. 14 yaşından itibaren cepheden cepheye gitmiş. Osmanlı'nın kaybettiği Libya'da savaşmış...
Hani kapatılan Kuleli Askeri Lisesi gibi…
Bütün etrafı da öyle...
Onlar Anadolu'ya geldiklerinde, Şevket Süreyya Aydemir'in "Suyu Arayan Adam"da anlattığı tabloyla karşılaşmışlar. Askerlere "Peygamberiniz kim" diye sorduklarında, kimi Muhammed demiş, kimi İsa demiş, kimi Musa demiş, Ali demiş. Peygamberin adını bilmeyip Enver diyenler olmuş...
Böyle bir toplumu; kendi köyünden ötesini vatan bilmeyen, birbirinden haberdar olmayan bir toplumu, 1919-1920 koşullarında Samsun'a giderek, Amasya'ya giderek Milli Mücadele'de toplayıp Bağımsızlık mücadelesini vermişler...
O "Cumhuriyet elitleri" Erzurum'da karda kışta çarpışmışlar, Yunan ordusu Eskişehir'e gelince Ankara'da karanlıkta Meclis'i toplamaya çalışmışlar. İçlerinde din adamı var, esnaf var, çoğu yetim asker var...
Milli Mücadeleyi kazandılar; kime karşı?
Osmanlı elitlerine!
Kim onlar?
Vahdettin ve saraydakiler! Bir yabancı gemiyle ülkeyi terk edenler!
Mustafa Kemal ve Arkadaşları o cumhuriyet eliti dedikleriniz, payitahtın, sarayın, Vahdettin'in gasp ettiği hakkı millete devredenler..."
Ben de diyorum ki;
Ağzına sağlık İsmail...
Ağzına sağlık!

 

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.