ABD’nin Irak ve Suriye’de IŞİD'e karşı savaşının koordinatörü General Christopher Gaver, üç gün önce katıldığı bir televizyon programında, “Minbic’e yönelik operasyonun amacı IŞİD’in Türkiye’den gelen eleman ve malzeme yollarını kesmektir” dedi.   Dün Minbic’i tamamen kuşattıklarını söyleyen ABD destekli Demokratik Suriye Güçleri (DSG) komutanları “Türkiye’den IŞİD’e uzanan tüm ikmal yollarını kestik” dediler.  ABD ve İngiltere destekli YPG ve DSG güçlerine şimdi de Fransız subaylar destek veriyormuş.   Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, “Türkiye sınırından Halep’te bulunan Nusra ve benzeri terör örgütlerine yardımlar devam ediyor” dedi ve “Ateşkese uymayanlar perişan olacak” diye ekledi.   Esad, “Halep Erdoğan’ın hayallerine mezar olacak” dedi.   Tüm bu gelişmeler yaşanırken, Tahran'da çok önemli bir toplantı gerçekleşti.   İran, Suriye ve Rusya savunma bakanları bir araya gelerek Suriye, Irak ve bölgesel tüm sorunları görüştü.   Sonuç!   Bu üç ülke arasında bundan böyle geçmişe göre çok daha etkin bir işbirliği yapılacak.   Savunma bakanı toplantıda yoktu ama Irak da çok etkin bir şekilde bu işbirliğine katılıyor.   Toplantı sonrasında konuşan İran Savunma Bakanı Dehkan, “Suriye ve Irak’ın iç işlerine karışan ve teröristlere yardım eden herkesle savaşmaya hazırız” dedi.   “Suriye’ye 100 bin asker göndeririz” diyen Dehkan, “Peşmergeler Irak merkezi hükümetiyle kavga ederlerse oraya da müdahale ederiz” tehdidinde bulundu.   Suriye ve Irak’ta IŞİD, Nusra ve benzeri terör örgütlerine karşı çok ciddi bir savaş yürütülüyor.  İşler giderek kızışıyor.  Tüm gelişmeler Türkiye’nin aleyhine.  AKP başka bir alemde.  Başbakan ve hükümet dış politikayla ilgili değil.  Dışişleri Bakanı var mı yok mu belli değil.  TBMM askere tüm ülkede ama özellikle  Güneydoğu’da sınırsız ve hesapsız yetkiyi tartışıyor.  Güneydoğu'da çatışma ve yıkım sürüyor.  Bölge çok daha tehlikeli bir sürece hazırlanıyor.  HDP vekillerin tutuklanması işleri çok tehlikeli bir boyuta taşıyacak.  İktidar ve yandaş medya umrunda değil.  Onların bir tek derdi var: Rezil bir algı operasyonuyla CHP’ye yüklenmek.  Yani insanları gerçeği öğrenmesini engellemek için.  Bu kadar kontrol onlara yetmiyor.  Müthiş bir korku yaşıyorlar: “İnsanları rahat bırakırsak sakin düşünür gerçeği öğrenirler”. ‘Ya davulcuya ya da zurnacıya kaçar’ misali.   Kafalarda hep kadın olunca böyle olur.   Memleket perişan kimin umrunda.   Yandaş medya başka bir alemde.   Cumhurbaşkanı Erdoğan ilgisizlikten dolayı töreni yarıda bırakıp dönüyor ama yandaş medyanın manşetinde, “Erdoğan'a ABD’de yoğun ilgi” var.   Güler misin, ağlar mısın hallerine.   Adamlar gerçekten çok zavallı.   Talimatla gazetecilik yapmak hiç kolay değil.   Mecburi kölelik çok daha zor.   Kişilik meselesi.   Erdoğan’a en ağır lafları edeceksiniz, sonra da karşısına geçip el pençe duracaksınız.   Politikacı olanlar başbakan yardımcısı, bakan ve ‘yüce’ makamlara geliyor.   Dönek ve yalaka gazetecilerin bazıları makamı bazıları da parayı tercih ediyor.   Bu tipler her alanda ve düzeyde varlar.   Türkiye bölgesinde sıkışmış kimin umrunda.   Umrunda olanlar da zaten anlamıyor.   Anlasa bu ülke zaten bu hale gelmezdi.   Şimdi artık anlayanları arayıp bulma zamanı.   Memleket daha fazla perişan olmadan.   Irak, Suriye, Libya, Yemen, Afganistan   ve bilumum Ortadoğu gibi.   Benden söylemesi:   Çok az kaldı.   Üç-beş yanlışlık.   Ya da ‘büyük itiraf’:   “Çuvalladık”.   Kafamıza çuval geçirilmeden.   Osmanlı geleneği çuvalla boğdurulmadan.
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.