Dün akşam saatlerinde Ankara’da bir arkadaşımla otururken, 2 saat sonra İstanbul’a gitmeyi planlamıştım. Bir jet sesi, bir gün önce gördüğüm bir rüyayı hatırlattı bana… Rüyamda, bir tepenin başında dururken bir jet üzerime doğru geldi. Sanki beni ikiye biçecekti. Son anda kendimi yere attım. O jet, bir uçurumun kenarındaki kaya parçasına çarparak düşmeye başladı.

Nedense bu rüyadan etkilendim. İstanbul’a uçakla değil arabayla gitmeye karar verdim.  Akşam, o jetin sesini duyunca, gayri ihtiyari olarak camdan baktım ve uçan jetleri görünce olağanüstü bir şeyler oluyor dedim. Darbe aklıma bir an geldi ama darbelerin sabaha karşı herkes uykudayken yapıldığını düşünerek bir ihbar ya da ciddi bir IŞİD saldırısı olabileceği aklıma geldi.

İstanbul’dan bir arkadaşım arayıp köprülerin giriş-çıkışlarının kesildiğini öğrenince aklıma IŞİD’in olası bir köprü sabotajı geldi. Sonra acaba Ankara’da da Anıtkabir’e bir saldırı mı var diye düşündüm. Ama ilerleyen dakikalarda bir darbe girişimi olduğu ortaya çıktı.

Eyvah dedim! Türkiye bir iç çatışmaya gidiyor diye düşündüm. Ama darbecilerin hesaba katmadığı bir şey vardı; o da medya. 60, 70 ve 80’lerdeki devlet radyo ve televizyonu dönemi kapanmıştı. Bir anda sosyal medya ve görsel medya harekete geçti. Cumhurbaşkanının, Başbakanın, muhalefet partilerinin başkanlarının darbe karşıtı tavırları ve halkı sokağa çağırmaları etkili oldu.

Darbeciler ortada kaldı, hiçbir destek bulamadılar. Bir anda sokaklar insanlarla dolmaya başladı ve bu darbe girişimi geri püskürtüldü. Halkımız çok çektiği darbe ve darbeciler yerine demokrasiyi tercih etti.

Parlamento binasının bombalanması, darbecilerin yapmış olduğu en büyük hataydı. Bunun bedelini mutlaka ödemeliler. Demokrasiden, parlamenter sistemden, laiklikten, hukuk devletinden ve sivil yönetimden vazgeçmemiz mümkün değildir. Bu konudaki tavırları nedeniyle iktidardakilerin, yüzde kaç oy alırlarsa alsınlar, kendileri gibi düşünmeyenlerin desteğine ihtiyaçları çok önemlidir.

Dilerim iktidardakiler, bugüne kadar yapmış oldukları haksızlıkların bir analizini yaparlar. Muhalefetin bu desteği, iktidarın yaptığı her şeyini onayladığı anlamına gelmez. İktidarın bugüne kadar yaptığı yanlışların cezasını sandık kesmelidir. Demokrasi hepimizin vazgeçilmezidir.

Bendeniz iktidarı en sert eleştirenlerden birisi olarak, bunun böyle olduğunu düşünüyorum. Darbeye ve diktatörlüklere sonuna kadar karşıyım ve karşı olmaya da devam edeceğim. 12 Eylülde aylarca sorguda kalmış, işkence görmüş ve yıllarca cezaevinde kalmış birisi olarak, hangi sebeple olursa olsun, bedeli ne olursa olsun “kahrolsun diktatörler ve darbeciler” diyorum.

15 Temmuz darbe girişiminde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Tanrıdan rahmet, yaralı vatandaşlarımıza da acil şifalar diliyorum.

Yurt Medya Grubu olarak da, bu çizgimizi sonuna kadar devam ettireceğiz.

Hepimize geçmiş olsun.
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.