Bugün bir ekonomi köşesinde yazmak için iyi bir gün değil. Normalde bugün yazmak üzere seçtiğim, bir kenara ayırdığım konular anlamını tamamen yitirmiş durumda. Vergi rekoru kıran sanatçıların, şirketlerin haberleri, çeşitli etkinliklerle isimlerini duyurmaya çalışan markaların etkinlikleri, yitip giden canlar karşısında önemini yitiriyor. Aslolan hayattır çünkü hayatımıza kast edilen bir durum varsa, her şey önemini ve anlamını yitirir. Önceki gece yaşanan ve şu anda sayısını bilemediğimiz - 200’e yaklaşan - kadar çok insanın ölümüne yol açan darbe girişimi günlük hayatımıza bıçak gibi saplandı. İlk gelen telefon İstanbul’un boğaz semtlerinden Beylerbeyi’nde yolların kesildiğini, bir grup askerin polisin elinden silahlarını aldığını ve birinci köprüye çıktığını söylüyordu. Sonra köprünün askerler tarafından kapatıldığı ve üzerinden tankların geçmeye başladığı haberi geldi. Devlet kanalı TRT’ye giren silahlı askerler, Yurtta Sulh Komitesi adına hazırlanan bir bildiriyi spikere zorla okuttu. Bildirideki ‘Türk Silahlı Kuvvetleri yönetime el koymuştur. Sıkıyönetim ve sokağa çıkma yasağı ilan edilmiştir’ açıklamasından sonra, gece yarısında sokağa çıkan vatandaşlar bakkal ve marketlerin raflarını boşalttı. Bakkallarda bırakın ekmeği, suyu süt, yumurta, yoğurt bile kalmadı. Cihangir’deki Laz bakkal, bir haftada yaptığı satışı iki saatte yaptı.

Bankalar para vermeyi durdurdu


PANIK içinde sokağa çıkan insanların ilk yaptığı şeylerden biri de bankaların ATM cihazlarına uğramak oldu. Banka da az da olsa parası olan vatandaşlar, hem kendilerini güvende hissetmek hem de paralarına el konabileceği endişesiyle ATM’lerin önünde uzun kuyruklar oluşturdu. Ancak gece yarısı, saat bire doğru gelirken çoğu banka ATM’sinda para bitti. Bazılarının da ezberleri bozuldu ve işlem yapamaz hale geldiler. Muhtemelen bankalar gidişattan paniğe kapıldı ve mevduat hesaplarındaki paraların bitebileceği ve zarar görecekleri endişesiyle para vermeyi bilinçli olarak durdurdu. Pos cihazları çalışmadı Darbe girişiminin yapıldığı gece, sokağa çıkma yasağı korkusuyla bakkal ve marketlere koşan vatandaşlardan bazıları ödemeyi para yerine kredi kartıyla yapmak istedi ama sürprizle karşılaştı. Çünkü çoğu bakkal ve markette POS cihazı çalışmıyordu. Bankaların herhangi bir dolandırıcılık veya yağmacılık ihtimaline karşı güvenlik açısından tedbir almak için POS’ları çalıştırmadığı öne sürüldü.

Sendikalardan demokrasi çağrısı

OLAĞANÜSTÜgünlerden geçiyoruz. Ancak darbeler Türkiye tarihinin yabancı olduğu konulardan değil. Birleşik Metal-İş Genel Yönetim Kurulu, yaptığı açıklamada bunu bize hatırlattı ve darbelerden en ağır zararı emekçilerin gördüğünü söyledi. Sendika açıklamasında, Türkiye’nin geçmişten bugüne defalarca darbelere tanıklık etmiş ve acısını uzun yıllar üzerinden atamamış, çok ağır bedeller ödemiş olduğunu ifade etti. Yıllardır ülkeyi yönetenlerin emeği ayaklar altına alan, anti demokratik yönetim anlayışıyla hukuku yok saydıklarını belirten Birleşik Metal-İş, iktidarın ‘ne istediniz de vermedik’ tavrının ülkeyi bugünlere getirdiğini dile getirdi. Birleşik Metal – İş, “Darbelerden, emek düşmanı yönetimlerden en büyük zararı halkımız ve emekçiler görmüştür. Hangi otoriter zihniyetten gelirse gelsin, hukukun devre dışı bırakılması asla kabul edilemez” görüşlerini savundu. 

Umudumuz bu gençler!


ÜLKE bilinmezlikler içinde yol alırken, umut olsun diye, geçen gün bana gönderilen bu fotoğrafı sizlere de göstermek istedim. İletişim fakültesi, gazetecilik bölümü mezunu olan bu gençler, basın sektöründe iş bulamayınca inşaatlarda çalışmaya başlamış. Ama umutlarını kaybetmemişler. İnşaatlarda çalışarak biriktirdikleri parayla ‘Baret Cafe’ adında bir yer açmışlar. Uzun vadede kendi meslekler olan gazetecilik üzerine çalışmak isteseler de şimdi üniversite okurken hayalleri olan kafeyi açtıkları için çok mutlular. Kafenin ismini de inşaatta çalışırken başlarına taktıkları baretten esinlenerek koymuşlar. Emeği simgelemesi, alın terinin ne kadar değerli olduğunu göstermesi açısından bir simge isim olarak kullanmak istemişler. Bugünlerde çok ihtiyacımız olan bir parça umut görmek isterseniz, Taksim İpek Sokak’ta açılan Baret’e uğrayın derim. Umarım bu ülke bu gençleri hayal kırıklığına uğratmaz.

ÜNLEM


Darbe bu ülkenin ve gençlerinin geleceğini çalmaktır. Darbelere ve otoriter yönetimlere hayır

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.