banner87
İki yıl önce dün Mısır ordusu, Cumhurbaşkanı Mursi'yi devirerek Müslüman Kardeşler'in iktidarına son verdi.
İlk ve en sert tepki dönemin Başbakanı Erdoğan'dan geldi.
Mursi ve Müslüman Kardeşler'e sahip çıkan Erdoğan darbeci Sisi ve sesini çıkarmayan El-Ezher Şeyhine söylemediğini bırakmadı. Mısır'dan kaçan Müslüman Kardeşler yöneticileri Türkiye'ye sığındı.
Darbenin ilk günlerinden itibaren ülkede yaşanan ayaklanma, saldırı ve terör eylemlerinde yüzlerce insan öldü. Son olarak IŞİD'çiler Sina'daki askeri mevzilere saldırarak 70 kadar asker ve polisi öldürdü.
Peki Mısır'da ne oldu?
Şubat 2011'de Mübarek'in devrilmesinden sonra yapılan seçimlerde Müslüman Kardeşler parlamentoda çoğunluğu sağladı . O seçimlerde katılım % 40 civarında idi. Bu parlamentonun hazırladığı anayasa halkın %36'sının katıldığı referandumda kabul edildi.
Peşinden yapılan ve katılımın %48 olduğu seçimde Müslüman Kardeşler Mursi cumhurbaşkanı seçildi.
Cumhurbaşkanı Sisi ilk iş olarak kendi adamlarını orduda, istihbaratta,  medyada ve yargıda yerleştirmeye başladı. Başkanlık yetkilerini kullanarak hapisteki yüzlerce radikal İslamcı örgüt lider ve yöneticisini serbest bıraktırdı. Mursi'nin talimatı ile güvenlik güçlerinin karşı koymadığı saldırılarda hapishanelerden binlerce radikal İslamcı militan kaçırıldı. Bu da yetmedi Mursi AKP yönetiminde Ankara, Katar ve Hamas ile gizli ilişkiler kurarak İslamcı iktidarını güçlendirmeye başladı.
Mursi ve ekibinin bu çabaları içte çok büyük tepki topluyordu. Batı ise olup biteni yakından takip ediyordu.
Muhalif partiler ve sivil toplum örgütleri halkı 30 Haziran'da sokaklara çıkmaya çağırdı.
O gün tüm Mısır'da 20 milyondan fazla insan Mursi'nin istifasını istedi.
Mursi inatla hayır deyince Savunma Bakanı Sisi arabuluculuk yapıyordu.
Erdoğan'ın gönderdiği Hakan Fidan'ı dinleyen Mursi halka taviz vermeyeceğini açıkladı ve askerden bu işe karışmamasını istedi.
Ortam çok gerginleşince Sisi ve ekibi darbe yaptı.
Anayasa değiştirildi ( referanduma katılım %48) ve yapılan seçim ile (katılım %56) Sisi cumhurbaşkanı oldu. Bu süre içinde Müslüman Kardeşler lider ve yöneticileri tutuklandı ve bir çoğu idama muhküm edildi.
Mursi'ye yöneltilen suçlar ise yukarda özetlemeye çalıştığım eylemleri idi.
Geçen süre içinde Müslüman Kardeşler ve yandaşı radikal gruplar bir çok ayaklanma, saldırı ve terör eylemlerini gerçekleştirdi gerçekleştiriyor.
Geçen hafta Mısır Başsavcısı öldürüldü.
İki yıl geçmesine rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan her fırsatta Sisi'ye yükleniyor.
Bu da çok doğal.
Çünkü Sisi Müslüman Kardeş Mursi'yi devirdi ama esas kaybeden Erdoğan.
Yani Sisi'nin darbesi Erdoğan'ın hayallerine son verdi.
Müslüman Kardeşler ve Mursi iktidarda kalmış olsaydı bugün Türkiye ve tüm bölge çok farklı olacaktı.
Çok daha karanlık ve tehlikeli.
Örneğin İslamcılar Libya'yı ele geçirir İslamcı Nahda partisi Tunus'ta iktidarı kaybetmezdi.
Suriye'de Esad bu kadar direnemez ve Lübnan Hizbullah bertaraf edilirdi.
Dıştan güç alan Erdoğan içte toplum ve devleti daha da İslamlaştırma çabasına devam ederdi.
Erdoğan Sisi'ye kızmakta haklı.
Üstelik son iki yılda Obama ve Putin dahil dünya liderleri Sisi'ye çok daha fazla ilgi gösteriyor.
Dünya liderleri çok ayıp ediyorlar.
Demokratik seçilen Erdoğan varken askeri darbeci Sisi'yi neden ve nasıl severler?
Bu işte bir gariplik var!
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.