Çoğu insanımızda derin bir umutsuzluk gözlüyorum. Genel olarak dünyanın, özel olarak da Türkiye’nin, geri dönülmez bir biçimde karanlığa, kötüye yönelmekte olduğunu düşünüyorlar. İktidara hâkim olanların, kendi küçük,
karanlık, acımasız, kötücül, sakil dünyalarının her güzel şeyin üzerini kalın bir sis gibi örteceğine artık eminler.

 

Geçen hafta bu köşede yazdığım, büyük Atatürk’ün nutkuna naçizane bir nazirede bulunduğum ‘’NUTUK’’ başlıklı yazıma, en yakın arkadaşlarımdan biri, günümüzün muktedirlerini kastederek, “Bunlara karşı ne yapılabilir ki? Sen
‘’Nutuk’’a gönderme yaparak boşa kürek çekiyorsun’’ mealinde bir eleştiri getirdi. Ne diyeceğimi şaşırdım.


Cumhuriyet Halk Partisinin üyesiyim. Doğal olarak çevremde daha çok bu partiye üye ya da sempatizan olan insanlar var. Gelecek için onlarda bile böyle kırık, karamsar bir ruh hâli görmek beni de karamsarlığa sürüklüyor.

 

Neyse ki, HDP’li milletvekillerinin tutuklanmalarına, Cumhuriyet Gazetesi yöneticileri ve yazarlarına uygulanan operasyonlara, bu insanların teröre, hem FETÖ’ye hem de PKK’ya destek verdikleri suçlaması ile cezaevine gönderilmelerine karşı, CHP Parti Meclisinin olağanüstü toplanarak kaleme aldığı bildiri, yüreğimi bir ölçüde soğuttu. Parti üst yönetimi, bu bildiride isabetler vurguladığı, iktidarın Cumhuriyete, demokrasiye, anayasaya, insan hakları ve özgürlüklerine karşı olan inanılmaz tavrını göğüslemek için, konuşmaktan ve yazmaktan öte ne
yapacak, biz sıradan üyelere ve CHP’ye gönül vermiş-vermemiş ama gidişattan ziyadesiyle rahatsız insanlara hangi çıkış yolunu gösterecek merakla ve umutla bekliyorum.

 

CHP’nin, milyonlarca insanın karamsarlığına ve umutsuzluğuna çare olabilmesi için, Parti Meclisi bildirisindeki saptamaları yönünde, AKP iktidarını alaşağı edebilecek bir seçmen gücüne ivedi olarak ulaşması gereklidir. Bunun için de parti örgütünün tabandan tavana radikal bir değişikliğe uğraması gereklidir. Bu sözlerim kesinlikle kişilerle ilgili değildir. Olay çağdaş, dinamik, devrimci, yaratıcı bir parti yapılanmasına evrilmesi sorunudur.

 

AKP’nin MHP ile bütünleşerek ülkeye dayattığı gündemleri CHP örgütleri ve üst yönetimi reddederek, militanca kendi gündemini belirleyebilmelidir. Partimiz bizi bundan böyle, örneğin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığında
Mansur Bey’e, Cumhurbaşkanlığında Ekmeleddin Bey’e oy vermek gibi durumlarla karşı karşıya bırakmamalıdır.

 

Parti Meclisinde, partinin yakın bir zamanda Tüzük Kurultayını toplamasının da konuşulduğu haberi de bize umutlar verdi. Partinin yerel örgütlerinden Merkez örgütlenmesine kadar değişmesini vurgulayan, önceki Genel Başkanlarımızdan Murat Karayalçın’ın tespit ve önerileri her kademede görüşülüp tartışılarak, yeni bir tüzük ve örgütlenme modelinin gerçekleştirilmesi hem kısa hem de uzun vadede CHP’nin önünü açacaktır.

 

Umutsuzluğa gerek yoktur. Dini mitolojide, yenilmez görünen, tepeden tırnağa zırhlı ve silahlı dev ‘’Golyat’’ı, küçük çoban ‘’Davut’’un, bir tek sapan ve beş çakıl taşı ile nasıl devirdiğinin hikâyesi, inanmışlığın, haklılığın, kendine güvenin nasıl zaferle sonuçlanacağının menkıbesidir.

 

Kamuoyu araştırmalarına göre yüzde 25 oya sahip görünen CHP’nin, yüzde 70’lerdeki AKP MHP blokunu bir sapan atışı ile alaşağı etmesi mümkündür. Bunun için yalnızca devrimci literatürde söylendiği gibi CHP’nin ‘’bozulalım yeniden dizilelim’’ ilkesini hayata geçirebilmesi gereklidir.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.