Roger Garaudy dünyaca ünlü bir yazar ve düşünürdür.

Eski ateist ve Markisittir.

Sonradan Müslümanlığı seçti diye duydum.

Siyaset Bilimci ve Yazar Alain de Benoist Toger İsrail, Mitler ve Terör, İsrail Siyasetinin Dayandığı Efsaneler isimli kitabından dolayı Fransa'da mahkum edilen Garaudy için şöyle der:

Hakikatleri bütün çıplaklığıyla haykıran bu kitabından ötürü, büyük bir filozof, gerçek bir düşünür mahkum edildi.

Garaudy bu kitabından dolayı ağır cezaya çarptırıldı.

Eseri de başta ülkesi Fransa olmak üzere Avrupa'da ve ABD'de yasaklandı.

Türk Edebiyatı Vakfından Cemal Aydın hocamı tam bir Garaudy uzmanı.

Şu ana kadar Türkçeye çevirdiği Garaudy'den tam not almış, dostlukları da sürüyor.

Toger Garaudy'in İsrail karşıtlığı bir saplantıdan mı ibaret bilemem...

Ama Ortadoğu'nun küçük parçalar halinde devletçiklere bölünme politikası ortada gün gibi duruyor.

Bu politikaların gereği Ortadoğu'daki Ateş'in sönmemek sebebi de bu değil mi?

İsrail'in Ortadoğu tarifini Çanakkale ve İstanbul Boğazından başlatması da bu politikaların bir sonucu.

Bu sebeple Türkiye Ortadoğu batağına bulaşmamalıydı.

Bu sebeple de Ahmet Davutoğlu kabahatli..

Keşke Davutoğlu, Suriye politikasını oluşturmadan Garaudy'i okusaydı...

Ya da yazmadan da okusaydı da yeterdi bize...

Amaçım İsrail başta olmak üzere başka ülkeleri hedef göstermek ya da suçlamak değil...

Hep söylüyorum.

Herkesin bir planı var, ya bizim planımız ne?

Soruyorum, Türkiye bu gerginlikle nereye varacak?

Siyasi düello davetleri yüzünden Türkiye kovboy kasabasındaki bara döndü..

Bu gerginliği kime faydası varmış?

Ya da olmuş ki, Erdoğan'a olsun..

Kılıçdaroğlu da bu cepheden olaylara bakmalı.

Gerginliği düşürmeli..

Asıl görev Erdoğan'a düşüyor...

Türkiye adına ittifakı yanlış yerde aramasın O ittifak Türkiye'de...

Bu yeni bir Milliyetçi Cephe ile olmaz.

1991 model kutsal ittifakla hiç olmaz..

Söylüyoruz ya Rabia bir tarafa baş parmağı serbest bırakın.

Onun adı da demokrasi ve adalettir...

Rabia dört demektir...

Dördüncü çocuk demektir...

Söz konusu Rabia hatun için de şöyle derler..

Kah Bağdat, kah Kahire sokaklarında bir elinde meşale bir elinde bir kova su ile cenneti ve cehennemi ortadan kaldırmak için dolaştırdı.

Su ile cehennemden korktuğu için ibadet eden müslümanların gönlündeki cehennemi söndürmeyi simgelerdi..

Ateş ile de cennet ödülü için ibadet edenleri cehennem ateşi ile korkutmayı..

Yani, tabiri yerinde ise cenneti ödül için seçenleri elindeki ateş ile cenneti yakmayı, cehennem korkusu ile cennete kavuşmaya çalışanlar için de elindeki su ile cehennemi söndürmeyi simgelerdi.

Rabia hatunun Allah yolundaki felsefesi sevgi ve iyilik idi...

Peki bu felsefeye en yakın kim?

Eşariler mi, Maturudiler mi?

Ya da Selefi Müslümanlar mı...

Yoksa Türkmenler yani mezarlıklara bile alınmak istemeyen Aleviler mi? Hangisi.....

Soruyorum, eliyle Rabia işareti yapan kaç kişi ya da karşıtı bunun anlamını biliyor....

Ya da karşıtları?

Sanmıyorum...

Gibilerin iktidarında ne olacak ki?

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.