Yine Beşiktaş’ın şampiyon olmasını isteyen kurnaz birine dense ki: “Fenerbahçe ve Galatasaray’ın star forvet transferlerini sen yapacaksın. İki camia da sevinecek o adamları aldık diye. O adamlar 12 ila 15 gol atacaklar ama son kertede bir sürü pozisyonu da harcayacaklar. Böyle Burak Yılmaz tadında iki gâvur forvet adı ver bize…”

Verimsizliği, şampiyon yapamazlığı belli iki star(!) forvet Bafetimbi Gomis ile Seydou Doumbia olurdu inanın. Birini Galatasaray aldı. Fenerbahçe diğerinin peşinde koşuyor. Öngörüsüzlüğü defalarca görülmüş yönetici ve teknik adamlar; 90 dakikalık oyunlarını, sezonlarını bilmedikleri ama bir şekilde ünlü oyunculara para saçıyorlar.

Scout denenlerin çoğu başkan yardakçısı eski oyuncular. Ve bunların da birçoğunun çapsızlığı seneler içinde görülmüş. Ama işte muktedir soytarısı olmak sizi vazgeçilmez kılabiliyor.

Bunca çapsız arasında Fikret Orman ve arkadaşları, eğer Demirören’den batmış bir Beşiktaş almasalardı neler olurdu bilemiyorum. Oyuncu almak için oyuncu satmak durumunda olmayan bir Beşiktaş geçilmezdi. Marcelo’yu satmadan yanına Pepe’yi aldığını düşünsenize… Gökhan – Pepe – Marcelo – Caner. Ön tarafa gerek kalmaz maazkozmoz.

***

Diğer ligleri takip edip ucuza star adayı oyuncuları bulmak artık herkes için önemli hale geldi. Oyuncu bonservisleri korkunç bir hâl aldı. Örneğin Liverpool’un başındaki Klopp Amcamız, “Salah” gibi bir vasat starı almak için kulübün transfer rekorunu kırmak zorunda kalıyor. Orta saha oyuncusu lazım, iki yönlü; Leipzig’- den Naby Keita 22 yaşında, genç alalım, pişirelim diyorsunuz; 70 milyon euroya dudak büküyorlar! Klopp ne yapsın şimdi? Liverpool ile Klopp birkaç yılda şampiyon olur diyordum örneğin ama gelişmeler hiç iyi değil. Ne denli iyi bir hoca olursanız olun kaliteli oyunculara ihtiyacınız var. En paralı beş altı kulüp böyle ortalığı yangın yerine çevirince çaresiz kalıyorsunuz.

NBA tarzı bir sistem futbola da mı gelse nedir? Yoksa hem zengin hem tuzakçı (kontracı) Zidane ve Conte’nin finallerini izler dururuz. Ortada futbol olmadığının fark edilmesi de uzun zaman alacak gibi duruyor. Hiç ölmez denilen futbolun kıyameti yaklaşıyor, alametleri başladı, yaşıyoruz…

En temelde bir eğlence olan futbolun bu gidişatıyla seyirci çekmeyeceğini gören beyinler, oyun süresinin 90 dakikadan 1 saate çekilmesini tartışıyorlar. Defansçı hocalar, atletik topçuların üstüne işkenceyi artıran faktör, “süre” olabiliyor çoğu zaman.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
uzeyir 2017-06-28 00:25:52

men salak gormuwdum senin kimi salaq yazar gormemisdim sizin ucbatundan turk futbolu bu gunde