Kim ne derse desin.
İktidar yanlısı gazeteciler başta olmak üzere herkes da kabul ediyor.
15 Temmuz depremi, toplumu birleştirmişken OHAL uygulamaları, fiilî durumlar,  gazetecilerin tutuklanması, insanlarda tedirginlik yarattı.
Ya sıra ban gelirse sorusu bedenleri sardı.
Bir zamanlar kapımızda bekleyen Bulgaristanlı soydaşlarımız bile ikinci vatandaşlık peşinde.
Dedem 50 sene önce Razgard'dan gelmişti diye başlayanlar çoğaldı.
Muktedirler bu sonucu çok iyi düşünmeli bence.
Tedbir alınmazsa vahim sonuçlarla karşılaşabiliriz.
Eğitimli genç kuşağın beyin göçü olursa, bu durum  telafisi imkânsız hale gelebilir.
Yabancı sermaye kaçışı sürüyor.
Ekonomik kaygılar tavan yaptı.
Yerli sermaye bile tedirgin.
Sadece Turizm değil, ekonomi ile ilgili herkes tedirgin.
İktidarı ile muhalefeti ile siyasi partiler, demokratik kitle  örgütleriyle, üniversitelerle  ve toplum olarak aşağıdaki hususlarda iyi düşünmeli ve sakin bir değerlendirme yapmalıyız.                                      
Ülkemizde son dönemde demokratik yönetimde eksen kaymasına kayıtsız kalamayız
Kurtuluş Savaşımızla temeli atılan modern Türkiye’yi, laik-demokratik hukuk düzeninden çıkartılıp, toplumu geriye götürmek isteyen düşünce ve anlayışları  önlememiz gerekir.
Halk olarak hepimiz, düşünen ve anlayan insanlar olarak bu riski topluma anlatmakla sorumluyuz.
Parlamentoyu ve Demokrasiyi vesayet altına sokamayız.  
Doğal gelişiminden ve çizgisinden çıkarılan demokrasimiz yeniden tarif edilmesi gerekir.
Toplumun iyi niyetli tercihleri ve anlayışı istismar edilerek,  demokrasi bazı siyasal düşünce anlayışlarının  gizli gündeminin bir aracı haline dönüşebilir.
Bu tür istismarların giderek demokrasiyi dayatmacı bir çizgiye getirmesi ve vesayet altına sokmasını engellemek zorundayız.
Bireyin hukuki, ekonomik ve sosyal haklarının en üst düzeyde tutulduğu, devlet olanaklarının toplumun kalkınması ve ülkenin sosyal gelişmesi için kullanıldığı, siyasi tercihlere dolaylı veya dolaysız etki ve müdahalenin olmadığı, çoğunluğun azınlığa tahakküm edemediği, millî egemenliğimizin değerleri ve ulusal çıkarların ön planda tutulduğu bir demokrasi anlayışına ihtiyacımız vardır.
Cumhuriyetten Laiklikten anlayışının saptırılmasına izin vermeyelim   
Laiklik de demokrasi içinde düşünülmelidir. Çünkü laikliğin dine değil, dinî tahakküme ve istibdada ve insan istismarına karşı bir duruş olarak algılanması gerekir. Laikliğin olmadığı bir Türkiye'de demokrasinin de olmayacağı çok açıktır. İslam dini bünyesinde, ibadet yanında sosyal ilişkileri yöneten yasaları da barındırır. Laiklik, hem dinin siyasi amaçla istismarını önler, hem de dinin devlet işlerinden ve yönetimden uzak tutularak daha saygın kalmasını sağlar.
Hukuk ve adaletin bir vesayet altına alınma riskini dikkatle takip etmeliyiz
Hukukun evrensel fonksiyonu, toplumsal yaşamı düzenleyip insanların barış ve güvenlik içinde bir arada yaşamalarını sağlamaktır. Hukukun idesi ve ideali adalettir.
Adalet, bir eşitlik düşüncesidir.
Hukuk ve adalet, Ergenekon, Balyoz olaylarında yaşadığımız gibi, toplum vicdanının kabul edemeyeceği kadar özelleştirilemez. Adalet geçmişin bir rövanşı olarak düzenlenemez. Hukuki uygulamalar barış ve güvenlik yerine, toplumsal ayrışmayı artırır. Türkiye'de hukuk, yargı ve adaletin, insanları mutlu eden, rahatlatan, toplumu ferahlatan bir alan olmaktan çıkma riskine karşı durmalıyız.
Hukuk ve adalet düzeni yeniden rayına sokulmalı, bunun için yürütmenin yargı üzerindeki vesayeti şeklindeki düşünceleri düzeltecek değişiklik yapmalıyız
Çare CHP'dir.
Alternatif de…
Demokrat Cumhuriyetçi Cephe...
Legal muhalefet, legal cephe muhalefeti, iktidara alternatif çıkarmalıdır.
Demokrat Cumhuriyetçi Cephenin doğal zemini ana muhalefet CHP, lideri de Kemal Kılıçdaroğlu’dur.
Yarınlardan yana kaygılı olanlar, inanın tek çare budur.
Bu çare iktidar içindeki hoşnutsuz çevreleri de motive edecek.
Başta Başbakan Binali Yıldırım olmak üzere pörsüyen, yıpranan, kirlenen siyasete ayar çekmeleri için cesaret verecektir.
Ne demişti İsmet Paşa,
İktidarlar muhalefetin izinden yürür...

 

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.