Erdoğan’ın da dediği gibi 15 Temmuz’dan herkes ders çıkarmalı.

Peki, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 15 Temmuz’dan yeterli dersi çıkarıyor mu?
Umudumu kaybetmeden, şahsen ‘fifti fifti’ diyorum. Yanılma dilek ve payımı da ekleyerek. Çok şükür Başbakan Binali Yıldırım şu ana kadar iyi bir sınav veriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile aralarında ‘güven sorunu’ olmaması Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ‘sakin düşünmeye ve davranmaya’ yönlendiriyor. Bu da Türkiye’nin yararına.

Yoksa Yenikapı ruhu köreliyor mu? 

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan anayasa değişikliği ile de görev tanımının yeniden yapılmasını da  isteyebilir. Yarı Başkanlık sistemi de tartışılabilir. Öneri yapmak, önerisini savunmak hakkıdır da. Ama mevcut anayasayı zorlamanın faydası yok. 

Başka bir nokta yargı bağımsızlığı. Cumhurbaşkanı ve AKP hakkında “yargı bağımsızlığı” ile ilgili uyanan hayaller, geçtiğimiz günlerde “adli yıl açılışı” ile ilgili toplantının Saray’da, Cumhurbaşkanının himayesinde yapılacağının ortaya çıkmasıyla büyük yara aldı. 

Yarın başlayacak Adli Yıl’ın açılış töreninin bir otelde yapılacağına dair davetiye hem Barolar Birliği’ne hem de diğer davetlilere gönderilmişti. 15 Temmuz sonrasında Saray’a gidip Cumhurbaşkanına “içten” ve tam “biat” ilan eden Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun da  toplantıda konuşacağı kendisine iletilmişti. 

Ama Yargıtay Başkanı, bir süre sonra davetlilere, toplantının adresinin değiştiğini duyurdu: Toplantı Saray’daki “Kongre Salonu”nda yapılacaktı. Bu toplantıda Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın da konuşacağı gayri resmi olarak duyurulmuştu. 

Bunun üzerine CHP ile Barolar Birliği, Saray’da yapılacak “Adli Yıl açılış toplantısına gitmeyeceklerini, çünkü Saray’da yapılacak bir toplantının yargı bağımsızlığına aykırı olduğunu, bu toplantıya giderek bu yaklaşıma destek vermeyeceklerini açıkladılar.
Böylece “Yenikapı ruhu” yara almış oldu. 

3.Köprü’nün açılışı

Geçtiğimiz günlerde 3. Köprü açılışı için davetliydik. Şık bir açılıştı.
Gerek Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan, gerekse Başbakan Binali Yıldırım her zamanki gibi çok iyi ev sahipliği yaptı.
Ama Gürsel Tekin’in deyimi ile iki kıtayı birleştiren 3. Köprü, Yavuz Sultan Selim adı ile insanları ‘ayırmaya ve kutuplaşmaya’ zorluyor.
Ne özelliği var Yavuz Sultan Selim’in? Eğer toplumsal barış arzulanıyorsa niye Atatürk değil? CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun, önerisi nazikçe ret edildi. Eminim, Başbakan Binali Yıldırım bunu telafi edecek.
Toplumsal barış adına geçmişteki kırgınlıkların da bir nebze giderilmesi için 3. Köprüye iki kıtadan bağlanan 169 kilometrelik Kuzey Marmara Otoyolu’na, Hacıbektaş-ı Veli veya Pir Sultan adı niye verilmesin?
Her ne kadar eleştirsek de, Türkiye’de iç siyasette diyalog dönemi sürüyor.
Türkiye bölünme tehlikesi yaşıyor.
Emperyalist saldırıları ve FETÖ ihanetinin üstesinden ancak birlik ve bütünlük ile gelebilir.
Başbakan Binali Yıldırım ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bu anlamda da büyük hizmetler yapıyor.

Suriye’de denge politikası
Suriye operasyonu PKK’ya yöneliktir.
Türkiye içindeki tehdit IŞİD’dir.
Türkiye’nin Suriye’de operasyonuna Barzani de destek verdi. PKK her an Irak’ın Kuzeyinde Musul ve Kerkük’te eyleme başlayabilir.
Barzani’ye karşı ayaklanma da yaşanabilir.
Rusya, Suriye’nin Lazkiye limanını enerji merkezi yapmak istiyor.
Barzani, Türkiye’nin istediği üç alanı Rusya’ya verdi. Bunu kabullenmemiz çok zor.
Bu da Türkiye’yi, Rusya ve ABD arasında denge politikası tercihine zorlayacak.
15 Temmuz'dan ders almaya hepimizin eskisinden çok ama çok ihtiyacımız var!

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.