CHP’nin önceki Genel Başkanı Deniz Baykal Barolar Birliğinde referandum sürecini anlattı. 1.5 saat konuştu. Konuşması zaman zaman alkışlarla ve ayakta dinlendi. Bence tarihi bir konuşmaydı bu. Tamamını okumanızı tavsiye ederim.


Ülkemizin siyasal yönetimini  değişecek diyorlar…

Yalan diye bağırsalar da gerçek ortada…

Hem de madde madde…

Gerçek ortada.

CHP’nin eski Genel Başkanı Deniz Baykal da sık sık gündeme getiriyor.

Bütçeyi, yürütmeyi denetleyemeyen bir Meclisin durumu gülünç duruma düşer. Bu da bizim tarihimizle Cumhuriyet tarihi   sürecimize çelişkili durumdur.

Ülke adına yapılan bütçeyi Meclis neden denetleyemiyor. 

Çünkü Meclisin yetkisi bize göre elinden alınıyor.

Gensoru verilmesi ile adeta ‘alay’ ediyorlar…

Gensoru ile kaç bakan denetlendi, kaç başbakan denetlendi. Hatta koltuğundan oldu, haberiniz var mı?
Gensoru kurumunu işlemez hale getiren iktidarlardır. Gensoru kurumu değil…

Peki, Başbakan Binali Yıldırım ve AKP kurmayları bunu görmüyor mu?

Tabii ki görüyordur. Üzülüyordur da.  Ah bu vefa, ah…

TBMM’de milletvekili olmuş, ilçe başkanlığı il başkanlığı yapmış hiç ama hiç kimse TBMM’nin en iyi değim ile ‘kenara çekilmesini’ kabullenemez.

Bu bir yerden ‘patlak’ verir. Özellikle AKP içinde... Bunu unutmayın sakın.

TBMM’nin işlevsiz hale gelmesi halkın ‘yetkisizleşmesi’ anlamına gelmiyor mu?  Bir kişiyi seçen halk bakanlar kurulunu da mı seçmiş oluyor. Güldürmeyin insanı…

Neden mi?

Çünkü bizim sistemimiz temsili demokrasi de ondan.

Vekiller halkı temsil ediyor da ondan. Adı üstünde halkın vekili… Vekilleri etkisizleştirdin mi, doğrudan halkı devre dışı bırakmış olursun.

Deniz Baykal'ın dikkat çektiği önemli bir konu daha var:

O da hâkimiyet!

Nasıl bir şey?

Halkın yarısı devletin tüm olanaklarınım paylaşacak. Yönetimi, bütçeyi, yetkiyi oy verdiği kesime yönlendirecek. Diğer yarısı da dışlanmış olacak.

Nasıl olacak bu?

Bize sundukları sistemle  seçimle olacak.

Seçime gidildiğinde partili cumhurbaşkanı yüzde 51 alarak iktidarı kontrolüne almayacak mı?

Evet!

Geriye kalan yarısı ne olacak?

Muhalefet.

Kısacası Meclis parmak kaldırıp indirme seviyesine inecek. Meclis eski Meclis olmayacak… Adeta sembolik hale gelecek. İktidar gelen yüzde 50 ise şunlara sahip olacak.

Devlet yönetimini paylaşacak.

Kısaca yönetimi paylaşacak. 

Bütçeyi elde edecek ve yetkisini oy verdiği kesime gönderecek.

Bu durumda kalan yarısı ne olacak derseniz, cevabı yine Deniz Baykal veriyor: 
 
Dışlanmış olacak.

Bir kesim öteki üzerinde tam yetkiye sahip oluyor. Baskı oluşturuyor…

Alın size hâkimiyet.

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu'nun tespitiyle de olay şudur:

Kuvvetler ayrılığını yok eden, mahkemeleri aynı zamanda parti genel başkanı da olabilecek devlet başkanına bağımlı kılan, dolayısıyla hâkim ve savcıların üzerine iktidar partisinin il ve ilçe başkanlarını koyan, hukuki bilgiye ve hakka dayanan avukatlık mesleğinin yerine iş takipçiliğini getiren çok sakıncalı düzenlemelerdir".

Böyle bir yönetim biçimi Cumhuriyet, rejimini değiştirmiyorsa ne yapıyor?

Cevabı siz bulun.

İtirazı olanın görüşlerini seve seve yayınlarım!

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.