İntifada sözcüğünü her duyduğumda 1987 yılına, Beyazıt Meydanı’na giderim.
İstanbul Üniversitesi’nin görkemli kapısının karşısındaki çay bahçesine…
Beyazıt Meydanı’ndaki neredeyse bütün gösterilere tanıklık etmiş tarihi çınar ağacının altında, henüz plastiğe dönmemiş tahta masa ve sandalyelerde otururken bulurum kendimi…
Beyazıt Cami ile Sahaflar Çarşısı’nın arasındaki çay bahçesi, okul çıkışı arkadaşlarla içilen en güzel çayların, demli sohbetlerin mekânıydı.
Kayıtsız kalamayacağınız bir tarih, katılmanız gereken bir gelecek arasında dururken gelir kulağınıza ‘İntifada’ sesleri…
Filistin devletinin efsane lideri Yaser Arafat yakmıştır ‘İntifada’ ateşini.
Küçücük çocuklar ellerinde taşlar, sapanlar atmıştır kendini tepeden tırnağa silahlı İsrail askerlerinin karşısına…
Durmak ne mümkün, katılırsınız Beyazıt Meydanı’nda kendiliğinden akmaya başlayan çağlayana…
Deniz Gezmiş’ten beri Türk solunun en hassas olduğu konulardan biridir zaten Filistin meselesi…
1967 yılında Arap-İsrail savaşı başlayınca, İstanbul’daki devrimci gençlik örgütleri bir bildiri yayınlayarak ‘emperyalizme karşı mücadele’ açıklaması yapmıştı.
Deniz Gezmiş ve arkadaşları bu iddianın peşini bırakmadı.
1969 yılının Haziran ayında bizzat Filistin Demokratik Halk Kurtuluş Cephesi’ne katıldı.
Suriye sınırını kaçak olarak geçip Halep üzerinden Şam’a, oradan Amman’daki Filistin kampına gittiler.
Teorik ve pratik eğitim aldılar.
Ağustos ayında aynı yollardan geri geldiler.
Haber gelince, İsrail’e karşı savaşmak için yeniden gideceklerdi.
Ama olmadı, Türkiye’deki darbe sonrası 1972’de idam edildiler.
Türk sağı ise Müslüman Gençlik olarak camilerde Cuma namazı çıkışı yapılan gösterilerde yer aldı daha çok.
‘İsrail kalleştir, Müslümanlar Kardeştir’ sloganı eşliğinde İsrail ve Amerikan bayrakları yakılırdı.
O günden bu yana köprülerin altından çok sular aktı…
Ortadoğu’da işler iyice karıştı.
Hele IŞİD belasından sonra, Müslümanların kardeşliği çok yara aldı.
Adı İslam Devleti olan bir örgüt yıllarca Müslümanları öldürdü ama bir kere bile İsrail’e saldırmadı…
Çok ilginç!
Bütün bunları hatırlamamıza neden olan şey ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıdığını açıklamasıydı.
Hemen tepki gösteren Filistinli Hamas ‘ABD cehennemin kapılarını araladı’ diyerek yeniden ‘İntifada’ çağrısı yaptı.
Filistinliler sokağa çıktı…
Kudüs, Gazze ve Batı Şeria'daki protesto gösterilerine İsrail askerleri gerçek mermi ve göz yaşartıcı gazla müdahale etti.
Sonuçta bir avuç silahsız insan, İsrail ordusunun elinde yine hırpalandı.
Gelen son haberlere göre de iki Filistinli gösterici hayatını kaybetti.
ABD’nin bu kararından sonra İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin muhtelif yerlerinde
‘Kudüs İslam’ındır’ yazılı pankartlar açıldı…
Cuma namazı çıkışında birçok caminin önünde protestolar ve bayrak yakma eylemleri yapıldı.
Ama bunların hiçbiri Filistinlilerin sorununu çözmüyor.
Günün sonunda dayak yiyen ve öldürülenler yine onlar…
Sorunun çözülmesi için belki de tüm Müslüman ülkelerin İsrail’e birlikte karşı çıkması gerekecek…
Ama ABD ile yakın ilişkisi olan Suudi Arabistan ve Mısır düşünüldüğünde, bu bir araya geliş çok da mümkün görünmüyor.
Ancak Kudüs meselesinin iç siyasete yansıması gerçekten ilginç bir tablo ortaya çıkardı.
Trump’ın Kudüs kararı, son zamanlarda gerilimli günler ve keskin bir kutuplaşma yaşayan
Türkiye siyasetini bir araya getirdi.
CHP, AKP, HDP ve MHP Filistin’e destek açıklaması yaptı.
CHP ve iktidar arasında sert tartışmalara neden olan Reza Zarrab davası ile Man Adası belgeleri neredeyse unutuldu.
ABD Başkanı Trump, hem kendine hem de Cumhurbaşkanı Erdoğan’a iç siyasette nefes aldıracak bir hamle yapmış oldu.
Bugünlerde Amerika’ya çok kızgın olan ve ‘Kudüs kırmızı çizgimizdir’ diyen iktidar, iç ve dış siyasette bu tavrını nereye kadar taşıyacak, hep birlikte göreceğiz.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Irfan 2017-12-11 02:52:25

bu is ne Zaman cozulur rusyadan s400 ler geldigi Zaman bu isi turkiye ergec cozecektir az daha sabir

Misafir Avatar
Mehmet GÜVEN 2017-12-22 00:25:23 @Irfan

Yav he he yobaz yav he he! Osuruktan rüyalarda yaşama devam et sen daha!

Beğenmedim! (0)