banner87
Ülkemiz yoksul/

Ülkemiz fakir/

Ve işçiler/

Öğrenciler/

Düşer yan yana Düşer ya/

Vatanın bir yanı da ölür

Enver Gökçe

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idamlarının üzerinden 44 yıl geçti. Halkının bağımsızlığı, özgürlüğü ve mutluluğu için emperyalizme ve faşizme karşı mücadele vermiş, bu üç yiğit devrimci, gencecik yaşlarında idam edilmişlerdi. 12 Mart faşist cuntası döneminde, onların idamına onay verenlerin ismi kaybolup giderken, idam kararı veren hâkim daha sonra yemek yerken boğulurken, üç fidan milyonların yüreğinde, bilincinde ve mücadelesinde büyümektedir.

Deniz’i, Yusuf’u ve Hüseyin’i darağacına yollayanların amacı bellidir.

Amaç işçi ve emekçilere gözdağı vermek, gelişen kitle hareketinin önüne set çekmek idi.

Amaç anayasal hakların alanını daraltarak halkı susturmak idi.

Bunda da bir anlamda başarılı oldular, maalesef...

Anayasa’yı bizzat ortadan kaldıran 12 Mart faşist cuntası, gençlerimizi Anayasa’yı ortadan kaldırmaya çalışmak suçundan TCK’nın 146/1 maddesi uyarınca idama gönderdi.

12 Mart hukuku, 12 Eylül faşist cuntasının Anayasası ile pekiştirilmiştir..

Bugün de AKP’nin antidemokratik yasa ve uygulamalarıyla devam etmektedir.

Anayasa’yı açıkça ihlal eden ve tanımadığını ilan eden iktidar, kendisine karşı demokratik tepkilerini gösteren herkesi “suçlu” olarak yaftalamakta, susturmaya çalışmaktadır. 

Ancak idam sehpasına
 “Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği! Yaşasın işçiler, köylüler! Kahrolsun emperyalizm!” sloganıyla çıkan gençlerimizin sesi susturulamadı. Ve onların darağacında bizlere bıraktıkları miras yaşamaktadır. Onların bize bıraktıkları ve gelinen nokta, onlar yaşamlarıyla gericiliğe ve yobazlığa bağnazlığa her türlü işbirlikçilere bir tokat gibi darağaçlarında cevap verdiler. Bugünkü dinci iktidarın o gün kanlı pazar olaylarını tertipleyenlerden biri. 

Laiklik kalkmalıdır diyen İsmail Kahraman, maalesef ki  TBMM Başkanı sıfatını taşımaktadır.

Dünün MTTB Genel Başkanı, Akıncı’ların kurucusu ve AKP’yi kurduran merkezlerden Birlik Vakfı’nın başkanıdır.

Yeşil Kuşak var ya...

6 Mayıs ‘üç fidanı’ uğurlama, anma tarihidir. 19 Mayıs da  ‘gençlerimizin bayram’ günüdür.

Gençler, masum insanların duygularını sömürerek ABD, AB ve İngiliz işbirlikçilerinden  medet ummak marifet değildir.

Atatürk’ün izinden yürüyerek onlara layık olunur. 

Bugün onların bize bıraktığı miras, işçi sınıfının taşeron düzenine, iş cinayetlerine, yoksulluğa, geleceksizliğe karşı mücadeledir. Onların mücadele ruhuyla bugünü bayraklaştırırız. Onlar halkın umuduydu. Ama işbirlikçiler halkın umudunu ülkemizin bağımsızlığını bundan 44 yıl önce umutlarımızı astılar dönüp halkada bunlar anarşist dediler esas hakhukuku çiğneyenler tıpkı bugünkü gibi terörist onları asanlardır.

Ve onların asılması için mecliste el kaldıranlardır.

Bugün onların mirası, HES’lere, termik santrallere, nükleer santrallere, kentsel yağmaya karşı doğayı ve yaşamı savunma mücadelelerinde yaşıyor.

Bugün onların bize bıraktığı miras, öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin bilimsel, özerk-demokratik üniversite mücadelesinde yaşıyor.

Bugün onların bize bıraktığı miras, kadınların eşitlik, özgürlük ve insanca yaşam mücadelelerinde yaşıyor.

Bugün onların bize bıraktığı miras, Türkiye’nin dört bir yanında yüzbinlerin türküsü, sloganı, bayrağı olarak Tam Bağımsız Türkiye halkının yüreklerinde yaşıyor.

Deniz, Yusuf ve Hüseyin’in anıları önünde saygıyla eğiliyoruz.


 
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.