Vergiye taktı demeyin, sadece vergi değil taktığım Türkiye ekonomisi.

Eğer mali durumunuzdaki düzgünse gerisi önemli değil, her şeyin üstesinden gelebilirsiniz.

Darbeleri bile atlatabilirsiniz. Çünkü halk refahının bozulmasını istemez.

Siyasette ise istikrar ister.

Bir de iktidarın ne verdiğine bakar.

Yeterince hükümetten taviz koparınca, kimin ne yaptığına bile bakmaz. Son 15 yıldır sübvansiyonlarda keseyi açmak, milleti zaten rahatlatıyor. Ancak işin bir de yönetim açısından başka yönü var. Hem Türk Lirası hem de, döviz dengemiz açık veriyor. Bu açıkları kapatmak için, serbest piyasalara saldırıyorsunuz, faiz oranının yükselmesi doğal Hele en büyük talep kamu olursa, faize yansıma etkisi büyük oluyor Üretim Türkiye'nin en önemli derdi.

Yatırım gerektiriyor. Nasıl tasarruf etmeden yatırım yapacaksınız?

O zaman ya yurt dışından ya da iç piyasadan borçlanacaksınız. Borcu, borçla ödemeye başlayınca , parasal politikalar tek başına yetmemiş demektir .

Bu arada bütün rezervlerinizi de bitiriyorsunuz. Mali politikalar uygulamak gerekir. Onu nasıl yapacaksınız?

Ya vergileri artıracaksınız ya da harcamaları kısacaksınız.

Vergileri hele dolaylı vergileri artırmak öyle çok kolay değil. Türkiye'nin bugün içinde bulunduğu durumu göze alırsak harcamaları da kısamıyorsunuz.

Harcamaların kalitesini de artıramıyorsunuz. Çünkü verimlilik ve etkinlik kavramları sözlüğünüzde yok.

Yine geldik vergilere!

Nasıl bir vergi reformu yapmamız gerekiyor ki, Türkiye, halkından yüksek oranda vergi koparan bir ülke olmasın?

Ama nasıl vergi alsın?

Dolaylı vergilerin maliyetlerini biliyoruz.

Gelir vergisinin biliyor muyuz? Çünkü dolaylı vergiler adil değil, herkese eşit yansımıyor tüketimin kısılmasına üretimin artmamasına neden oluyor.

Onun için de, geç kalınmış olsa da siyasi maliyeti yüksek bir reform gerkiyor.

18 yaşından büyük nerede ise 60 milyon nüfusumuz var. Siz de bu kişileri kayıt altına alıyorsunuz.

Gayrimenkuller, araçlar kayıt altında olduğu için sıkıya gelince onlara zam yapmak, tütün ve içkinin vergisini artırmak, kaçak ve kayıt dışılığı artıyor.

Yeni sistemle 60 milyon mükellef yaratacaksınız, onların harcamalarına vergiden düşme izni vereceksiniz, böylece giderleri görüp, gelirleri daha net anlayacaksınız.

Zor gibi ama değil ama önce tüketim vergilerini azaltmak tek tipe ve orana düşürmek gerekiyor. Sonra da kaçağı, önlemek üretimi artırmak ve vatandaşı, vergi açısından kayıt almak gerekiyor. Bugün ancak 10 kişiden biri kayıt altında.

Toplam vergi gelirleri içinde dolaylı vergilerin payı yüzde 70. Gelişmiş ekonomilerde, doğrudan vergilerin payı yüzde 70'in üzerinde.

Gelelim işin zor tarafına, nasıl yapacaksınız?

Yasa ile tabii, ama halkı inandıracaksınız.

Yeşil kartla devletten şu veya bu şekilde sübvansiyon bir anne, sosyal güvenlik bile istemiyor ama kaçak çalışmaya devam ediyor. Ancak böyle bir yasa çıkartabilirseniz ülkenin kesin tüm açıkları kapanacak, vatandaş gücü doğrultusunda vergi verecek, yatırımların önü açılacaktır.

Gelir idaresinin, buradaki önemli görevi 60 milyon mükellefi aydınlatmak ve onun vergi danışmanı olmaktır.

Devletin gücü de budur zaten. .

Başka çare varsa siz söyleyin biz dersimizi çalışalım.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.