CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu gün TBMM Grubunda konuştu.
Ayakta alkışlanacak bir konuşmaydı...
CHP lideri Kılıçdaroğlu, dün gerek siyasetçi, gerekse devlet adamlığı kimliğini konuşturdu...
Devlet memuru Kemal dayatmalarına inat, dün kürsüde CHP Lideri ve Devlet Adamı Kemal
vardı...
Devleşti...
Ekonomiden başladı, dış politikadan çıktı.
Sadece rakamlarla konuşmadı, rakamları da konuşturdu.
Başbakan Binali Yıldırım’a yakınlığını, “kardeşim” diye dile getirdi.
Ama çekincelerini de ortaya koydu.

Bir yandan Yıldırım’ın Erdoğan ile yıllara dayanan “ağabey-kardeş” ilişkisine saygı göstererek
konuştu. Ama Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım’ın özellikle Fethullah Gülen
ile geçmişteki hukukunu da teker teker örnek konuşmalarla dile getirmekten geri durmadı.

Devlet yönetimde ağabey-kardeş ilişkisinin sınırlarını da çizdi.
Parlamenter rejime sahip çıktı.
Fethullah Gülen grubunun kendisine söylediğiyerini sözlere karşılık, Erdoğan ve Yıldırım’ın Fethullah Gülen’e yönelik Övgülerini de dillendirmesi dikkat çekti.

CHP’li belediyelere sahip çıktı.
Tekirdağ Belediyesi örneği çarpıcıydı.
Peki, Kılıçdaroğlu dün ne yaptı?
FETÖ soruşturmasına sokulmak istenen CHP’li bir kaç belediye başkanı ile ilgili rest çekti.
Her türlü siyasi dayatma ve şantaja dur dedi.
Cesur davrandı.

FETÖ soruşturması bahane edilerek başkanlık dayatmasına dur dedi. İkinci dalga darbe teşebbüsütanımlaması ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı AKP’nin iç dünyasında yalnızlaştırma yolunda önemli bir adım attı. Net bir tavır koydu.

YURT’un AT İZİ İT İZİNE KARIŞMASIN başlığı ile başlattığı FETÖ soruşturması mağduru ve mazlumu öğretmenlerin, işçilerin, askerlerin kısaca gariban ve mazlumların haklarını koruyan
yayınlara destek verdi...
Mazlumlara ve mağdurlara sahip çıktı. En önemlisi de Erdoğan’a Cumhurbaşkanlığı sınırları
içinde kalması uyarısında bulundu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de aynı noktaya dikkat çekti.
MHP’ye ve Bahçeli’ye birçok konuda eleştiri yöneltebiliriz.
Bu eleştiriler de haklıdır. Ama Bahçeli’nin parlamenter rejime olan bağlılığından şüphe etmek için Selin Sayek Böke Hanım biraz aceleci davrandı galiba.

Nitekim Bahçeli dün sanırım bizim Cihan Özdemir’in “sarı saçlı hanım” diye tanımladığı Böke’yi kastederek, ‘acemi” hatta “şaşkın” tanımlaması kullandı.
MHP’nin başkanlık sistemine karşı olduğunu açık açık ortaya koydu. Tecrübeli bir siyasetçi abim ikaz etti. Ben de doğruyu arayan kişiliğim ile bir hakkı teslim etmek isterim.

Haluk Koç’u bu sütunlarda çok eleştirmiş bir kişi olarak istiyorum. TBMM Grup Başkanvekilliği polemik yeridir. Ama CHP parti sözcülüğü başka bir makamdır. Resmi makamdır. Sözcününn arkasında altı ok amblemli CHP bayrağı ve Türk bayrağı vardır. O makam polemik makamın değildir. Resmi açıklama makamıdır.

CHP içindeki olumlu gelişmeleri aktarmaya ve yorumlamaya devam edeceğim…

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.