banner87
  Rakamlarla oynamayı bilmek, kamuoyuna istediğin şekilde yansıtmayı başarmak ciddi bir meziyet… Örneğin işsizlik rakamları açıklanır, “Avrupa’nın en düşük işsizliği bizde” diyerek böbürleniriz ama bizde oranları hesaplama yöntemleri “düşük” gösterme üzerine kuruludur. Örneğin Avrupa’da 18-65 yaş arasında çalışmayan herkes işsiz sayılırken bizde sadece son 3 ayda İŞKUR’a başvuranlar dikkate alınır. Haliyle de en düşüğü biz de çıkar.    Bir başka örnek, enflasyon yüksek mi çıkıyor, alınan önlemlere karşın düşürülemiyor mu? Hemen enflasyon sepetini oluşturan kalemler değiştiriliyor. Halkın en çok tükettiği ürünler çıkarılıp yerine mesela golf topu ekleniyor. Rakamlar düşüyor… Seçimler yaklaşıyor vatandaşa iyi bir şey söylemek lazım, hemen milli gelir hesaplama yöntemi değiştiriliyor, bir gecede milli gelirimiz 10 bin doların üzerine çıkıyor. AKP, iktidarları bu işlerin piri olduğunu 14 yıldır hiç şaşırtmadan gösteriyor zaten.   Gelelim şimdi başka bir rakama…   Dün, Türkiye ekonomisinin 2016 yılı ilk çeyrek büyüme rakamları açıklandı. İhracatın bir yılı aşkın süredir gerilediği, işsizliğin arttığı, köşe başlarındaki dönercilerin bile iflas erteleme talebinde bulunduğu Türkiye ekonomisi, yılın ilk 3 ayında yüzde 4.8 büyüme gösterdi. Bu rakam şaşırtıcı, çünkü en iyimser tahminler ile yüzde 4.5’u gösteriyordu. Peki ne oldu da birden böyle hızlı büyümeye başladık? Önce TÜİK’in açıkladığı rakamların ayrıntılarına bakalım.        Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre, üretim yöntemiyle Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYH), 2016 yılının birinci çeyreğinde, bir önceki yılın aynı dönemine göre sabit fiyatlarla yüzde 4,8’lik artışla 31 milyar 679 milyon TL oldu.    Tarımdaki artış yüzde 2,7’le 1 milyar 447 milyon, sanayide yüzde 5,9’luk artışla 10 milyar 785 milyon TL’lik katma değere ulaşıldı. Son yıllarda hızlı büyüme içinde olan hizmet sektörü ise yine sabit fiyatlarla yüzde 5.1’lik bir büyüme yaşadı.   Ancak esas büyümeyi hane halkı ve devlet harcamaları sağladı. Rakamlar şöyle: Hane halklarının nihai tüketim harcamaları, 2016 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre, cari fiyatlarla yüzde 12.8, sabit fiyatlarla ise yüzde 6.9 arttı. Sabit fiyata göre bakarsak ulaşılan harcama rakamı 22 milyar 405 milyon TL.   Devletin nihai tüketim harcamaları ise daha çok. 2016 yılının birinci çeyreğindeki tüketim, bir önceki yılın aynı dönemine göre, cari fiyatlarla yüzde 21.1’lik artışla 81 milyar 218 milyon TL, sabit fiyatlarla yüzde 10.9’luk artışla 3 milyar 572 milyon TL oldu.    Hükümet, yine iç tüketimi artırarak ekonomiyi büyümüş gibi gösteriyor. Hafta içinde açıklanan Türkiye’nin En Büyük 500 Sanayi Kuruluşu çalışmasındaki can sıkıcı sonuçları anımsatmak isterim. Sabit fiyatlarla bakıldığında artan bir satış olmadığı gibi, özel sektör kazandığını kredi ödemesinde kullanmış. 500 büyük şirketin 100’ü ise zararda. Teknolojiye yatırım yapmadan, sanayide özel sektörün etkinliğini artırmadan sadece binalar yaparak, iç tüketimi artırarak uzun süre yol almak mümkün değil.
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.