Nereye gidiyoruz?” herkesin birbirine yönelttiği ve aslında yanıtının çok da bilinmez olmadığı bir sorudur.

Nereye gidiyoruz?

AKP iktidarı Türkiye’yi nereye götürmek istediği belli.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yle görüşmelere bakarsak, anlarız!


MHP’liler “Devletin başına Devlet gelecek derlerdi ya; şimdi o rüya devletin başına “Türk Tipi” Başkanlık gelecek ayracında buharlaşıp tamamına ermekte.

Parlamentoyu feshetme, kararname çıkarma, bakanları meclis dışından atama, yüksek mahkeme üyelerini, üniversite rektörlerini tayin etme yetkileri olan bir başkan ve “milliyetçi-muhafazakâr geleneklerimize de uygun, Türk Tipi Başkanlık…

Yersen rafta dolma var!

Devlet Bahçeli, geleceğimizin politik kararı yurt coğrafyasının ana damarında yazılıdır, dediği esrarengiz’ yazıda tam da bu var işte!

Durum bu kadar açıkken, “nereye gidiyoruz?” sorusunun bu kadar çok ve döne döne soruluyor oluşunun nedeni nedir, peki?

Kuşkusuz ki, ne yapılacağının, nasıl karşı çıkılacağının bilinemiyor oluşudur.

AKP iktidarının ana muhalefet’ partisi CHP’nin uyarılarını dikkate alınmaması sonucu gelinen nokta.

Bu gidişattan memnun olmayan toplumsal katmanların içinde en etkin siyasal parti CHP çünkü.

Onun bugüne kadar ki “yaptırtmayız, yedirtmeyiz, alınlarını karışlarız, izin vermeyiz” şeklindeki söylemlerle anlatmaya çalıştığı ‘toplumu gerginliğe gelinmemesi için ortamı ‘idare edici’ muhalifliği de duvara dayandı artık. CHP’nin de ulusal güvenlik konusu edileceği günler başladı. Toplumsal hassasiyetleri anlamakla birlikte, seçimle gelen seçimle gider demesi netti; anamuhalefeti tehditkâr bir dille…

Bedelini ödersiniz şeklindeki işaret fişeği ve suç duyuruları açık.

HDP’ye yönelik operasyonlar siyasi bir mesele değil, deyip Kenan Evrenvari, ülkemizi bu hale getirenler, ulusal güvenlik bahsedemezler. Şiddetten beslenen bu yapıyı kim koruyorsa, kolluyorsa, siyasi söylemlerle ona örtü oluyorsa o yapı ya da yapılar da ulusal güvenlik meselesi haline gelmiştir. CHP’nin açıklaması bu açıdan değerlendirilmelidir diye açıkça yazıldı.

Ya Yenikapı’da kalacaksın, ya karakola çekileceksin!

Kriter bu ve son parti meclisi bildirisi “yeni rejim’ açısından katlanılır sınırları aşmış oluyor. Şimdi dört bir koldan CHP’ye ayar verilmeye çalışılıyor. Peki, CHP ne yapacak? Bildiride bahsettiği halkın direnme hakkı ne anlama geliyor mesela?

Nasıl fark ediyor?

Somut olarak nasıl bir muhalefet ekseni öngörülüyor, taktiği, stratejisi nedir?

Bunlar belirsizken, “CHP önderlik etmeye hazırdır” denmesinin bir karşılığı var mı? Önderlik edeceğin şeyin tarifi de gerekmez mi, neye önderlik edilecek?

CHP’nin bu türden soru ve yanıtlarından kaçamayacağı günlerdeyiz.

AKP İktidarla ile aynı şeyleri söylemediği sürece ‘milli güvenlik hedefi’ olmaktan kurtulamayacağı keskin bir süreç bu.

Anamuhalefet partisi CHP, toplumsal talebe bakıp hızlanmalıdır! Şimdi CHP muhalefet kıskacında ne yapmalı, ne yapacak?

Gazetemiz YURT da yazıyor; CHP bildirisinde halkın direnme hakkı diye tarif edilen söylem ancak direnme gözeten bir muhalefet ekseni ve stratejisiyle anlam kazanabilir. ‘Yön’ konusunda ise Cumhuriyet gazetesine ve HDP’nin siyasal tasfiyesine dönük operasyonların eş zamanlı olması yeterince öğreticidir aslında, Anayasaya aykırı ama evet demesi. AKP İktidarı, CHP’nin bu iyi niyetini kötüye kullanarak halkın  vekillerini tutuklanması sürecini kabul edilemez görünür oldu şimdi ve bütün bu yaşananlar için sadece, Anayasaya aykırıdır, diktatörlüğe doğru gidiyoruz görüp AKP İktidarının karşı durmanın toplumsal güçlerle olacağını bilincinde
yoksa diktatör miktatör demenizin, bir kulaktan girip diğerinden çıktığı” bir dönemdeyiz zaten!

Strateji ve taktik lazım, gerisi iç boşaltma diyeceğiz ama her strateji ve taktik diye önerilenin de o kadar masumane olmadığını CHP içinden çok açık.girip diğerinden çıktığı” bir dönemdeyiz zaten!

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.