Düşüncelerimizi görünür kılmanın ve yaygınlaştırmanın en güçlü kanalı olan siyaset, bazen tersine işliyor ve yaşam alanlarımızı daraltan kısır bir arenaya dönüşüyor.
Aristo’ya göre “insan mutluluğunu gerçekleştirme sanatı” olan siyaset, ülkemizde adeta mutsuzluk üretmeye kendini adamış görünüyor.
Duruma yerel siyaset açısından bakıldığında ise kentlerin dinamizmi ile entegre olamamış hantal yapılarla karşılaşıyoruz.
Didim gibi hızlı gelişimine rağmen, kentleşme sürecini tamamlayamayan yerlerde eksikliğini en çok hissettiğimiz duygu bir ve bütün olma duygusu.
Yani ahenk!
Etrafımızda her şey o kadar hızlı değişiyor ki...
Örneğin; işten eve giderken, yeni bir apartmanın 1 haftada yükselmiş olduğuna, daha yeni açılmış olan restoranın tabelasının inmiş, yerine yeni bir marketin açıldığına tanık oluyorsunuz.
Yeni umutlarla, yeni girişimlerle hareket halinde, sürekli değişen ve insanlarıyla beraber kendini arayan Didim’i her sokakta hissedebiliyorsunuz.
Yani cıva gibi, kenti avuçlarınızda hissedemiyorsunuz, mekân algınız sürekli değişiyor.
Baskın his ise karmaşa.
Bu dinamik kentleşme sürecinin değişmeyen tek yanı yerel aktörleri.
Nüfusu 80.000’e yaklaşan Didim’de; kurumlarda, meslek kuruluşlarında ve siyaset arenasında, kentteki hızlı değişim ve yenilenmenin yansımasını görmek pek mümkün değil.
Örneğin; yapılaşmanın yoğun olduğu ve sürekli yeni inşaatların yapıldığı Didim’de Mimarlar Odası Şubesi bir zamanlar vardı, kapandı.
Kente estetiği ve uyumu getirmesi gereken, Didim’in geleceği için en önemli sözü söylemesi gereken mimar arkadaşlarımız örgütlü durumda değiller.
Bir başka örnek:
Kentin sorunlarını ve geleceğini hemşerilik hukuku çerçevesinde tartışabileceğimiz en önemli kurumlarımızdan biri olan Didim Kent Konseyi.
Büyük heyecanla kurulan, önemli etkinliklere imza atan Kent Konseyi bugün neden aktif değil?
Kent koşarken, Didimliler neden emekliyor?
İnsan düşünmeden edemiyor.
Bu memlekette insan yetişmiyor mu?
Gençler nerede?
Çok hasta muayene eden yorgun doktor misali, sahnedekiler yorgun, heyecansız.
Gençlerin zekâsının parıltısı, taze ruhu, temiz enerjisi lazım bize.
Didim dinamizm istiyor, yenilenmek istiyor.
Herkes eleştiriyor, Didim ile ilgili herkesin bir fikri mutlaka var.
Ama kimse elini taşın altına koymuyor.
Didim’in kültürel, kentsel ve sosyal gelişimine katkı sunabilecek, nitelikli yüzlerce, belki de binlerce insan “Ben de varım” demiyor.
Evinde oturmaya devam ediyor.
Ve sahnedeki aktörler değişmiyor, Didim gelişemiyor.
Nerede doğmuş olursanız olun, nereden göçmüş olursanız olun; gelin artık Didim’e kendinizi ait hissedin, sevin.
Didim’in geleceğinde bizim de söz hakkımız var diyelim, kurumları çalışmaya zorlayalım.

Değişmekten ve değiştirmekten korkmayalım.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Osman 2017-12-14 02:08:34

didimi ben söyle biliyordum günün brinde emekli olursam ordan yazlik bir daire alirim yer icer yan gelir yatarim didim böyle bir yer sanirim dinlenme tatili gibi bir yer yapilan binalar genellikle bu amacla yapiliyor orada deniz kum gunes falan o beldeye fabrika falan kuramassin insanlar oraya yerlesirken hangi amacla yerlestigini bilmelidir bu benim fikrim

Avatar
Bülent 2017-12-14 09:09:59

Didim'i az çok bilirim ve birkaç sefer yazın izinimi Didim de geçirdim. Didim çok güzel bir yerleşim alanı ama düzenli bir yapılaşma yok. Kaldırımların ortasına ağaçlar dikilmiş, yayaların ve çocuk arabası ile yürüyen annelerin yürüme imkanı yok ve yoksa kafanı ağaca vurursun. Belkide Türkiye'nin en berbat trafiği var Didim de. Atatürk Bulvarında sürat 50 km/h, fakat sürücüler 90 ve 100 km/h sürat yapıyor, polis kontrolü yok. Esnaf ise suratsız ve lay lay lom.

Avatar
Tarzan 2017-12-14 16:32:54

Bende Bülent arkadasa katiliyorum diye ve Didim hakkinda bir yazi yaziyordum ki, hemen sayfa gitti ve yazdiklarim uctu. Yazmaktan vazgectim. Kisaca Altinkumda ki müzik ve ses kirliligi ve birde heykelin karsisina yapilan AVM diye yapilan ucube binadan söz ediyordum. Ayrica Didimde Taksi soforlarinin trafik kurallarini hice saydigi falan.