Bir televizyon dizisi üzerinden gündelik siyaset üretilen yerdir Türkiye… Daha doğrusu yeterince siyaset üretemeyenlerin magazin dünyası ve televizyon dizileri üzerinden toplumu yeni bir kutuplaşmaya doğru ittiği, edilgen televizyon izleyicisini bile iktidardan yana tavır almaya zorladığı yerdir…

Bu siyasetsizlik, aslında mevzusuzluk bir tür can sıkıntısıyla saracak yer arar… Hep aynı mağduriyet mevzuları arasında gezer, sonuçta da döner dolaşır hep aynı yere gelir. 
Neymiş efendim, Altın Kelebek ödül töreninde, TRT’de yayınlanan Diriliş dizisinin ödül alan yönetmeni ve oyuncularına sahnede konuşma, teşekkür etme fırsatı verilmemiş. 
Al sana mağduriyet mevzusu… 
Hürriyet Gazetesi’nin Altın Kelebek yarışmasında Diriliş, en çok izlenen dizi kategorisinde ödüle layık görülmüş. Dizinin yapımcısı ve oyuncuları sahneye çağırılıp ödüllerini almışlar ama konuşma yapmaları için kürsüye davet edilmemişler. Komplo teorisine göre, Diriliş TRT’de yayınlandığı için iktidar kanadını temsil ediyor, Doğan Grubu muhalif aslında bu diziyi seçmek istemiyor ama kazananlar halk oylamasıyla belirlendiği için Diriliş’in kazanmasına engel olamıyor. Onlar da dizi oyuncularının, yapımcısının seslerini keserek, mikrofona erişimlerine engel olarak ceza veriyorlar, filan falan…
Bu arada kuliste yer yerinden oynuyor, sosyal medya çalkalanıyor çünkü dizinin yapımcısı teşekkür konuşması yapmasının engellenmesini protesto ediyor ve ödülünü iade ediyor. Dizi oyuncularından biri, Altın Portakal ödülünü ayağının dibine, yere koyup bir fotoğraf çekiyor ve “3 sezondur en çok izlenen dizi, aslında mecburen ödül verdiler. En iyi oyuncu, en iyi yapım, en iyi yönetim de bizim hakkımız ama onlardan değiliz. Bu ödülün değeri fotoğrafta, pabucum daha değerli” yazıp tweet atıyor.
Üç yıldır TRT’de oynayan Diriliş dizisi -Osmanlı’nın kuruluş öncesi dönemlerini anlatan, bol bol at sırtında koşulan, kopuz çalınıp dinlenen, kuzu postu giyilen ama maliyeti bölüm başına 1 milyon 100 bin lira olan, bu para da yapımcı şirkete devlet tarafından ödenen- reytingleri yüksek bir dizi.
İzlersiniz, izlemezsiniz size kalmış…
Ama olayın bir siyaset meselesi haline getirilmesi, diziyi izlemediğini söyleyenlerin bizzat Cumhurbaşkanı tarafından kürsüden eleştirilmesi ne demek?
Devletin parasını ödediği, yüksek bütçeli bir diziye saygısızlık yapıldı diye Cumhurbaşkanı fırça atıyor, mevzuya gel…
Kaldı ki, Doğan Grubu 15 Temmuz darbe girişiminden bu yana iktidara apaçık destek veriyor.
O gece Altın Kelebek ödüllerinden biri, darbe gecesi CNN Türk’te canlı yayında Cumhurbaşkanı’na cep telefonundaki bir konuşma aplikasyonu ile bağlanan ve büyük bir gazetecilik başarısına imza atmaktan başka, darbenin engellenmesinde büyük katkısı olduğu için takdir edilen Ankara Temsilcisi Hande Fırat’a verilmedi mi? Neden Diriliş’in yapımcılarının sesini kesmeye çalışsınlar? Kıskançlık mı?
Oysa Hürriyet Kelebek’in yöneticilerinden, Diriliş’e kumpas kurmakla suçlanan Cengiz Semercioğlu açıkladı, “Altın Kelebek’te yaşanan talihsiz bir canlı yayın kazası, başka bir şey değil. Alt tarafı bir ödül töreni, buradan toplumsal meseleler, gizli ajandalar, komplo teorileri çıkarmanıza gerek yok. Bunun hata olduğunu kabul ettik. Diriliş ekibini tekrar sahneye çağırdık teşekkür konuşması yapmaları için, çıkmak istemediler’ dedi.
Onlar çıkmayınca gecenin sunucusu Okan Bayülgen sahneye çıkıp bir özür konuşması yaptı ama Diriliş’i şimdiye kadar hiç seyretmediğini ama bundan sonra her gün seyredeceğini söyleyince Cumhurbaşkanı’nı kızdırdı. 
Olaydan bir gece sonra TRT World’ün tanıtım gecesinde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ödül gecesinde yaşananlarla ilgili Okan Bayülgen’i eleştirdi: “Onların o şekilde yorum yapmalarına hiç kulak asmayın. Onların orada verilecek şekli bir ödül önemli değil. Asıl önemli olan şu milletin gönlünü siz kazandınız ya asıl mükâfat, asıl ödül bu. Benim torunlarım bile bırakamıyor. Tamamını izlemek yetmiyor bir de özetini izliyorlar. Bu denli artık gönülleri fethetmiş bir dizi bu. Ama onlar beyefendi izleyememiş fırsat bulursa izleyecekmiş. Kardeşlerim, başkalarının bizi anlamasını ve hakkıyla anlamasını beklemenin boş bir çaba olduğunu anlamamız gerekiyor.”
Bu konuşmadaki bir satırın altını çizmek gerekiyor, “Başkalarının bizi anlamasını beklemek boş bir çaba…” yani? Onlar başka, biz başka… Biz kimiz? Diriliş dizisini izlemeyenler. Yani elitistler… Yani Cumhuriyeti kuranlar ve Osmanlı’yı bitirenler…
Bu karşıtlık yaratıldığı müddetçe toplumdaki yarılma da, çöküş de, çürüme de devam edecek, hiç şüpheniz olmasın.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.