İç politika siyasi parti yetkililerinin karşılıklı atışmaları ile sürüp gidiyor.

CHP İstanbul Ankara arasında yaptığı Adalet Yürüyüşü’nü, Çanakkale’de düzenlediği Adalet Kurultay’ı ile pekiştirmek ve kamuoyu oluşturmaya çalışıyor.

Hükümet içerde OHAL KHK’ları ile yeni düzenlemeler yapmaya devam ediyor.

Dış politikada ise son yıllarda izlenen yanlış politikalar sonucu, girdiğimiz girdaptan nasıl çıkarız çabası içerisinde.

Güney sınırlarımıza komşu kurulma hazırlıkları yapılan Kürt Devleti için 24 Eylül’de referandum yapılacak.

Başbakan; bunun savaş nedeni olacağını belirten MHP Genel Başkanı’nın aksine, referandumun savaş nedeni olmayacağını belirtti.

Başbakan’ın söylemleri, ülkemizin savaş nedeni olarak belirlediği kırmızıçizgileri esneteceğimiz anlamı taşıyor ki, bunda izlenen yanlış politikalar kadar, Amerika’nın etkisi büyük.

ABD ve İngiltere Ortadoğu’da çıkarlarını korumak için yeni kanlı oyunlar peşinde.

Amerika Suriye’de, Irak’ta PKK/PYD Kürt gruplarına 100.000 kişilik bir ordunun ihtiyacını karşılayabilecek büyüklükte ağır silah takviyesi yapmaya devam ediyor.

Bize müdahale ve hareket olanağı tanımıyor.

Amerika’nın Gürcistan ve Ermenistan’da da benzer şekilde askeri gücünü arttırdığı biliniyor.

Irak’ta, Suriye’de bu kritik gelişmeler olurken batıda neler oluyor.

Hükümet; Yunanistan’ın Lozan antlaşmasına aykırı olarak Ege denizindeki 18 adamızı işgaline sessiz kaldı ve kalmaya devam ediyor.

Türkiye Kıbrıs’ta, Barış Harekâtı’ndan sonra garantör ülke olarak asker bulunduruyor.

Kolordu seviyesinde olan askeri varlığımızın adadan ayrılması için Kıbrıs Rum kesiminin görüşmelerde ısrarcı olduğu biliniyor.

Terfilerin karar verildiği son Askeri Şura’da ilk kez bir Tümgeneral Kıbrıs’ta ki birliklerimizin komutanlığına atandı.

Bu dış basında Türkiye adadaki askeri varlığını azaltıyor mu? Şeklinde yorumlandı.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığına Koramiral ataması yapıldığı dönemde yapılan bu atamanın gerekçesi hükümet tarafından kamuoyuna açıklanmalıdır.

Bu atama korgeneral bulunamadığı için mi yapıldı?

Dış basında yer alan haberler gerçek olduğu için mi yapıldı?

Belirsizliklere nokta koymak için hükümet gerekli açıklamayı ivedilikle yapmalıdır.

Kıbrıs deyince son dönemde Kıbrıs Rum kesimi medyasında yer alan bir haberi sizinle paylaşmak istedim.

Türkiye’de yazılı ve görsel basında nedense yer almayan bir haber.

Kıbrıs Rum yönetimi Derinyar Geçidi’nin genişletilebilmesi için kamulaştırma kararı alıyor.

Kıbrıs Rum Tapu Dairesi’nin saptayacağı değer üzerinden tazminat ödenecek malların listesi 28 Temmuz tarihli Rum Resmi Gazetesi’nde yayınlandı.

Mal sahiplerine 30 günlük itiraz süresi tanındı.

Haklı olarak yolun genişletilebilmesi için karar almışlar, bunda ne var diyebilirsiniz.

Ancak kamulaştırma kararı alınan yerlerin bir bölümü KKTC sınırları içerisinde. T

oplam 5 bin 643 metrekarelik istimlak edilecek alanda, 150 mal sahibi bulunmakta.

Habere göre Rum Bayındırlık Dairesi Müdürü Hristalla Malluppa, iki taraf arasındaki görüşmelerin başında istimlaklerin belirlendiğini ve istimlak makamının Rum Yönetimi olacağını söyledi. Haberde;

*İstimlak bedellerinin Rum Tapu Dairesi tarafından yapılacak değer tespiti üzerinden ödeneceği,

*Kıbrıslı Rumların tazminatının istimlak sonrası normal şekilde kendilerine hemen ödeneceği.

*Kıbrıslı Türklerin istimlak bedellerinin Kıbrıs Rum İçişleri Bakanlığı bünyesindeki Kıbrıs Rum Malları Vasiliği’nin yöneteceği yer almakta.

Bu karar nasıl alınmıştır? KKTC Cumhurbaşkanlığı ve görüşmelere katılan teknik heyet kendi topraklarının başka bir ülke tarafından istimlakine nasıl izin vermiştir? Nasıl kabullenmiştir?

Bu karar KKTC’nin Kıbrıs Rum kesiminin denetim ve hegemonyası altına girmesi demek değil midir?

Derinya geçidinin yol genişletme çalışmalarında ki kamulaştırmalar, Kıbrıs Rum Yönetimi ve KKTC sınırları içerisindeki topraklarda yapılacak ve istimlak makamı Kıbrıs Rum Yönetimi olacak. KKTC yetkilileri de bunu kabullenecek. Bu nedir biliyor musunuz? Bulgaristan’ın Edirne’de yol genişletmesi için kamulaştırma kararı alması gibi bir şey. Kabul etmek mümkün değil? Kıta sahanlığında doğalgaz arama çalışmalarında tavır koyduğumuz Kıbrıs Rum Kesimine, yol genişletmesi gibi basit bir konuda bağımsızlığını gölgeleyecek bir adı- ma izin vermek kabul edilemez.

Başbakan Binali Yıldırım’dan Derinyar Geçidi yol genişletme çabalarına el atmasını, bu konuda ki gelişmeleri ve askeri varlığımızın statüsü ile ilgili kamuoyunu aydınlatmasını bekliyoruz.

Not: Gazimağusa’da kapalı Maraş bölgesinin bittiği noktada asker denetiminde olan Derinya Plajı’nın uzun yıllar sonra Güvenlik Kuvvetler Komutanlığı (GKK) ile Gazimağusa Belediyesi arasında imzalanan protokol gereği Halk plajı olarak KKTC ve Türk vatandaşlarının hizmetine açıldı.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ali Arslan 2017-08-29 09:48:42

Kalemine sağlık