Başbakan Binali Yıldırım, Doğu ve Güneydoğu Anadolu için hazırlanan 10 yıllık yeni yatırım planını geçtiğimiz pazar günü Diyarbakır’da açıkladı. Buna göre, önümüzdeki 4 yıl içinde kamu ve özel sektörün yapacağı yatırımın toplamı 140 milyar lirayı bulacak. Hatırlarsanız Başbakan Binali Yıldırım hükümeti güvenoyu aldıktan sonra da Diyarbakır’a gitmiş, çeşitli açılışlar gerçekleştirmişti. Pazar günü de önce Diyarbakır Valiliği önünde toplanan halka hitap etti, ardından çeşitli açılış törenlerine katıldı, gece de gazetecileri atlatarak Hakkari Çukurca’da devam eden operasyonları yürüten askerleri ziyarete gitti. Yeni yatırım planlarını anlattığı konuşmasına Diyarbakırlı şair Cahit Sıtkı Tarancı’nın ‘Memleket İsterim’ şiiriyle başladı ve ‘Diyarbakır'a aşkımızı kimse gölgeleyemeyecek’ dedi.
Olağanüstü güvenlik önlemlerinin alındığı Diyarbakır’da hava gergindi. Başbakan’ın konuşma yapacağı salonda beklerken, arkalardan oturma düzenine itiraz eden sesler yükseldi. Ön sıraların protokole verilmesi ve Diyarbakırlı işadamlarına yeterince yer ayrılmaması eleştirisi salonda kısa süreli de olsa tartışmaya neden oldu.
Başbakan’ın konuşması oldukça sertti. PKK’yı terör örgütü olarak görmediğini söyleyen HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a yüklendi. ‘Almanya’da konuşacağına sıkıysa gel burada öldürülen insanların toprağında konuş’ dedi. Diyarbakır’ın operasyonlarda yıkılan tarihi Sur bölgesindeki altı mahalleyi PKK’nın tarumar ettiğini, kendilerinin ise restore edeceklerini, Sur’da evi ya da işyeri zarar gören herkesin mağduriyetinin giderileceğini, bütün evleri tarihi dokusuna uygun olarak yeniden yapacaklarını söyledi. Hz.Süleyman Camii’nin etrafını yenileyeceklerini, terörden zarar gören il ve ilçeleri tamamen yenileyeceklerini ifade etti.
Açıklanan programda, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki 23 ile yatırım yapılması ve bölgesel kalkınma farklılıklarının azaltılması öngörülüyor. Bu kapsamda çeşitli teşvikler, destekler verilecek, kadın ve gençlere yönelik önemli fırsatlar yaratılacak. Özellikle tarım ve hayvancılıkta önemli destekler sağlanacak. Kırmızı et üretimine yönelik besi işletmelerine, damızlık üretimine destek vermek, yöresel ırkları geliştirmek, işletme ölçeklerini büyütmek, meraları ıslah etmek hedefler arasında.
Şimdiye kadar devlet yatırımcıları doğu ve güneydoğuya yatırıma çağırmıştı ama yatırımcı şiddet olayları yüzünden korkarak gelmemiş veya yatırımını yarıda bırakmak zorunda kalmıştı. Şimdi bölgeyi yatırımcıya cazip hale getirmek için yeni yollar denenecek. Örneğin, bölgede yatırım yapmak isteyenlere fabrika yeri bedava verilecek. İhtiyacı olan fabrikayı da devlet inşa edip yatırımcıya teslim edecek. Üstelik makina ve teçhizat alımları için sıfır faizli kredi verilecek. 2027 yılına kadar bu destekler devam edecek. Böylece özel sektör sabit yatırım için para harcamayacak. Bahsedilen 23 ilin merkezi olacak 8 şehirde 10 fabrika kurulacak. 40 bin kişinin bu fabrikalarda işe yerleştirilmesi hedefleniyor. Yapılacak yatırımlar arasında çağrı merkezi gibi maliyeti düşük ve insan kaynağının öne çıktığı sektörler başta geliyor. Yaklaşık 25 bin kişinin çalışacağı çağrı merkezleri kurulması planlanıyor.
Başbakan’ın konuşmasında açıkladığı bir başka yenilik de burada yatırım yapan işadamlarına sunulacak kamu alım garantisi olacak. Böylece yatırımcının ürettiği malı satmak, yeni pazarlar bulmak gibi bir derdi olmayacak. Ürettiklerini kamuya verecek. Başbakan’ın açıklamasına göre, bu bölgedeki fabrikalara Kızılay ve AFAD gibi kuruluşların dünyaya yaptığı yardımlar ürettirilecek.
Kısacası hükümet gençlere iş ve gelecek vaad ederek, dağa çıkmalarına engel olmaya çalışacak.

Peki bu çabalar yeterli olacak mı?
Hükümetin yapacağı yatırımlar arasında yeni karakol gibi güvenlik yatırımları da bulunuyor. Güvenlik yatırımlarına büyük paralar harcayan devlet, fabrika ve iş sahaları açmaya yeterince kaynak ayırabilecek mi?
Suriye’de devam eden savaş ne olacak?
Ordu 15 gündür Suriye’de, şimdilik şehit sayısı 4. Bundan sonraki gelişmeler, sadece güneydoğunun değil, bütün Türkiye’nin kaderini belirleyecek.
Çözüm mözüm yok demek, bir anlamda yeni ölümlere kapı açmak anlamına gelmeyecek mi?
Şiddeti şiddetle çözmeye çalışmak, çok sayıda gencimizin ve masum insanımızın hayatına mal olmayacak mı?
Başbakan konuşmasının sonunda yatırımcılara seslendi, ‘bize güvenin destek olun, gelin yatırım yapın’ dedi. Ama Diyarbakır sokaklarında bu kadar polis, özel hareket, koruma, panzer, akrep vs. varken havadan nem kapan yatırımcı nasıl gelecek? Bu sorunun yanıtı orta yerde duruyor hala…

 

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.