banner87

Doğu Akdeniz’de Güney Kıbrıs’ta Lefkoşa Rum kesiminde bir enerji zirvesi toplantısı yapıldı.
Katılımcı ülkeler Mısır Lideri Abdülfettah El Sisi, Yunanistan Başkanı Aleksis Çipras ve Rum Lideri Nikos Anastasiadis  idi.
Bu ilk zirve değildi.
Aynı heyet daha önce de Bremen mızıkacıları gibi  Mısır ve Yunanistan da toplanmıştı.
Rum yönetimi ayrıca  doğalgaz kaynaklarının paylaşımı ve Avrupa’ya taşınması yönünde İsrail ile de sürekli toplanıyor... 
Ülkemizin içinde ise bulunduğu durum mevcut enerji politikalarının Akdeniz çanağında bulunmamızı engelliyor.
Bu arada Türkiye’de de erken seçimi konuşuyor. 
Aynı dönem de KKTC’de erken seçim kararı alındığı biliniyor.
Türkiye enerji politikasını arama ve mevcut kaynakları, kullanma yerine satın alınan yöntemini benimsemesi yeni alınan
LNC terminalleri ve yüzen santraller bunun göstergesidir. 
Türkiye’nin ise stratejik müttefiki ABD ile sorunları devam ediyor...
İki ucu kirli değnek…
Neresinden tutacağız ki?
Aslında çok uçlu değnek demek daha doğrusu olur.
Bilindiği üzere Reza davası…
Üst üste yaşanan NATO skandalları…
Suriye de YPG’nin silahlandırılması.
Hangisini sayayım ki.
Peki, ne yapmalıyız?
Birincisi şu:
NATO ile ilişkileri bir gecede sıfırlamak üsleri kapatmak gibi hayaller kurmamalıyız.
Unutmayın ki, ABD yardımları doktrin yaklaşımları soğuk savaş döneminde kaldı.
(Truman Doktrini, Marshall Yardımı vs.)
Gelelim iç siyasete…
YSK’da yapısal değişiklik çalışmaları başladığı. Aralık sonunda bitecek. Danıştay’dan ve Yargıtay’dan gelen üyelerin daimi üye olması planlanıyor.
Ana Muhalefet Partisi CHP, AKP’nin  NATO karşısında yapmış olduğu çıkıştan dolayı bir şaşkınlık yaşamamalı…
İktidar partisinin oportünist yaklaşımını fazla ciddiye almamalı…
Batıya kafa tutan Atatürkçü yaklaşım, yaklaşan erken seçim için bir cephe açma telaşıdır.
Yüzde 51’e yönelik iç siyasete yöneliktir.
Bu yöntemin ters teperek 12 Eylül’de tutmadığı, şimdi de tutmayacağı bilinmelidir.
Nasıl zorunlu Atatürkçülük ve ulusalcılık kazandırmadı ise zorunlu dincilik de kazandırmaz.
Başarıya götürmez, bunun belirtilmesinde yarar var.
Evet, aradan çok zaman geçti…
Türkiye’de sayıları 10 milyona varan Atatürkçü Muhafazakâr Laikler var…
Bu doğru!
Ama muhafazakâr laik Atatürkçülerin oyu artık Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın cebinde değil…
Cebinde sananlara bu seçmen ilk seçimde gereken cevabı verecek.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.