banner87
Dün milletvekili dokunulmazlıkların, ‘çıkmakta zorlanacağını’ ima etmiştim. Bazı dostlarım “Hani çıkmayacaktı?” diye söylediğimi hatırlattı. Ben “Çıkmayacak” demedim, “Çıkacak” da demedim. Ne dedim, TBMM zemininin ne kadar kaygan olduğuna dikkat çektim. Ve AKP Grubu dün ‘dokunulmazlıkları’ gündeme getirdi. Son oylama cuma günü yapılacak, dananın kuyruğu kopacak. Dokunulmazlıklar kalkacak halk oylamasına gidecek. Sonuç ne olacak? HDP milletvekilleri tutuklanacak mı? Halk oylamasına gidilirse, Tayyip Erdoğan mı, Kemal Kılıçdaroğlu mu kârlı çıkacak?

Dokunulmazlıklar kalkar mı, hâlâ emin değilim. Dokunulmazlıklar kalkarsa kısa vadede HDP milletvekilleri tutuklu yargılanmaz. Tartışılması gereken de o değildir. Uzun vadede dokunulmazlıkların kalkması doğru mu değil mi? Dokunulmazlıkların kaldırılmasını gündeme getiren en önemli faktör, dokunulmazlık zırhının bizzat milletvekilleri tarafından hoyratça kullanılmasıdır. Geride bıraktığımız yıllar içerisinde TBMM bazı milletvekillerinin dokunulmazlığını kaldırıp, yargılama yolunu açsaydı, bugün dokunulmazlıklar kaldırılmazdı. Bu noktaya gelinmezdi.

Peki, kalkması doğru mu? Kalkması dünyanın sonu mu? O da değil. Sonuç ne olursa olsun, milletvekili dokunulmazlıkları kalksın ya da kalkmasın TBMM itibar erozyonuna uğrayacak. Tutuklu, eli kolu bağlı hangi milletvekili karakol kapısından içeri girip, seçmenin hakkını koruyacak. AKP’nin yeni genel başkanı seçilir seçilmez dokunulmazlıklar ile ilgili referandumu kucağında bulacak. Davutoğlu, bu krizi yönetmeye çalışıyordu. Yeni başbakan bakalım ne yapacak? HDP milletvekilleri tutuklu olarak mı yargılanacak? Çünkü çizilen pembe tabloda asıl vuruş noktası HDP milletvekilleridir. Eren Erdem gibi bazı CHP milletvekilleri de bu tutuklama veya yargılama sürecinde arada soslanacaktır. Bu da tam HDP’yi mazlumlaştıracak bir süreçtir. CHP yine arafta kalacaktır. Demokrasi sınavı bazı zeminlerde CHP’yi kürtçü ve teröristleri koruyan, bazı zeminlerde de demokrasi mücadelesi vermeyen pasif bir sosyal demokrat parti konumunda tutacaktır.

AKP dokunulmazlıkları Demokles’in kılıcı gibi kendi milletvekillerinin de tepesinde tutacaktır. Kemal Kılıçdaroğlu’nun bile bu yargılamadan nasibini alması, demokrasimizin tam bir çıkmaz sokağa girmesi demektir. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na yönelik Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın suçlamaları, özellikle de önceki gün yaptığı konuşmada Kılıçdaroğlu’nu ‘mezhepçi, ırkçı ve terörist’ yani her üç unsuru da barındırmakla suçlaması göstermektedir ki, Kılıçdaroğlu ve bazı CHP’liler de ‘tutuklanabilirler’ listesine girmiştir! Çünkü Cumhurbaşkanı son haftalarda ‘insanlığın düşmanlarının’ sayısını üçe indirmiştir ve bunları da ‘ırkçılık’, ‘mezhepçilik’ ve ‘terörizm’ olarak ilan etmektedir. Kılıçdaroğlu’nu da bu ‘üç en ağır suçla’ itham etmektedir.

Elbette ki Cumhurbaşkanı’nın bu suçlamalarından ‘vazife’ çıkaracak savcılar olacağı gibi, yönlendirilmiş AKP kadrosu savcıların Kılıçdaroğlu için de ‘tutuklama kararı çıkarmaları’ sürpriz olmayacaktır. Nitekim Kılıçdaroğlu’nun “Başkanlık sistemini bu ülkede kan dökmeden gerçekleştiremezsiniz” biçimindeki sözlerinin hemen arkasından savcıların harekete geçirilmesi bunun bir işaretidir. Gerçi Kılıçdaroğlu “Her CHP’li özgürlükler için tutuklanmayı da ölümü de göze almalıdır” diye konuşsa da bu tartışmanın başka bir boyutudur.

Birkaç hafta önce, “Dokunulmazlıklar kaldırılırsa Kılıçdaroğlu tutuklanabilir” dense, buna kimse inanmazdı. Ama bugün gelinen yerde ve Cumhurbaşkanı’nın hedeflerine varmadaki pervasızlığı dikkate alındığında “Yok canım ana muhalefet partisi başkanını da tutuklamazlar herhalde” diyenler saf durumuna düşer. Artık şu açıkça görülmektedir ki Erdoğan ve AKP’deki kliği, dokunulmazlıkların kaldırılmasını, Meclise müdahalenin ve Meclisteki siyasi gerilimin dalgalarını büyütmek için kullanmak istemektedir. Çünkü yaratılacak alabora içinde kendi anayasalarını ve ‘tek parti, tek lider’ amaçlarına yeni adımlar atacaklarını ummaktadırlar. Bu yüzden de CHP, eğer kamuoyu önünde, ‘Kendi kazdığı kuyuya düşen aptal adam’ gibi alaya alınmak istemiyorsa; dokunulmazlıkların kaldırılmasına hayır demeli ve AKP-Erdoğan yönetiminin ‘terörle mücadele’ konseptine ve bu amaçla yürütülen uygulamalara destek vermekten geri durmalıdır.

Erdoğan ve ekibinin, dokunulmazlıkların kaldırılması oyunu; AKP içine de yönelik ve Davutoğlu’nun partinin başından ve başbakanlıktan alınmasıyla başlayan AKP’nin yeniden dizayn edilmesi; MHP’nin mahkemeler de kullanılarak bölünme sürecine itilmesi, CHP’nin iç kavgaya sürüklenmesi için köşeye sıkıştırılması ve HDP’nin dokunulmazlıklar üstünden Meclis dışına itilmesi gibi ‘tek parti, tek lider’ amacını somut olarak gerçekleştirmek üzere yapılan girişimlerin bir ön adımıdır. Ve bu girişimin bir yandan muhalefet partilerinin iç çatışmalara sürüklenmesi ve bölünme öte yandan da ‘referandum’ tehditleri ve ‘erken seçim’ ile siyasi kaosu büyütme stratejisinin adımı olduğu artık açıkça ortaya çıkmıştır. Çünkü Erdoğan ve AKP’sinin “tek parti tek lider” amacına varmalarını sağlayacak, başkanlık sistemini de içerecek “yeni bir anayasa hedefini” başka türlü, olağan koşullar altında gerçekleştirmesi olanaksızdır. Bu yüzden de artık bu kliğin elinden gelen her yolla amacına yürüdüğü görülmelidir. Özellikle şimdi, dokunulmazlıklar konusunda AKP’nin oyununa düşen CHP yönetimi ile vekiller görmeli, ona göre açıkça tutum almalıdırlar. Aksi halde sadece HDP’li vekillerin tutuklanması (elbette Kılıçdaroğlu ve başka CHP’li vekillerin tutuklanabileceğini de unutmamalıyız) ve HDP’nin siyaset dışına itilmesinin günahına ortak olmakla kalmayacak, aynı zamanda AKP’nin ‘tek parti, tek lider’ amacı doğrultusundaki adımlarına da koltuk değnekliği rolünü oynamış olacaklardır.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.