banner87
Allah eksiklerini vermesin bazı dostlarımız, ‘Hep siyaset hep siyaset içimizi baydınız. Hep ahkâm kesiyor, akıl veriyor, öğütlerde bulunuyorsunuz. Ağır ve tumturaklı yazılardan gına geldi; biraz da normal ve eğlenceli şeyler yazın’ diye sitem ediyorlar bazen.

Dostlara kulak verelim o zaman… Bugün Pazar; hadi gelin günün anlam ve önemine uygun tatil modunda sohbet edelim biraz. Ya da bir başka deyişle (deyimle) günün mana ve ehemmiyetine binaen hasbıhal eyleyelim bu kez…

Malumunuz; geçtiğimiz hafta 14-15 Kasım günlerinde Antalya’da yapılan G20 Zirvesi nedeniyle, Türkiye dünya gündemindeydi doğal olarak.
One Man Show’a daha doğrusu Recep Tayyip Erdoğan şovuna dönüştürülmek istenen ama “Aile Fotoğrafı” çekimi sırasında da görüldüğü gibi ABD Başkanı Barack Obama etrafında pervane olan liderler nedeniyle kursakta kalan bir hevese dönüşen G20 Zirvesi yine de Türkiye’nin tanıtımı açısından önemliydi.
Dünyanın en büyük ekonomisine sahip ülkelerin liderlerini buluşturan ve doğal olarak gündemi ekonomi üzerine oturtulan G20, Paris’teki saldırılar nedeniyle bir anda dünyayı saran IŞİD terörünü kendine ana gündem maddesi edindi.

Ev sahibi Türkiye, G20 Zirvesi başlamadan hemen önce ABD ve NATO ülkeleri nezdinde önemli bir jest yaptı. Türkiye'nin en büyük savunma projesinin ihalesi olan Çin ile uzun menzilli füze sistemi ihalesi iptal edildi.

Türkiye’nin, Rusya’nın da devreye girmesiyle kendini bir anda dışında bulduğu Suriye meselesinde, ABD ile arasındaki makasın daha da açılmasını önlemek ve oyuna yeniden dönmek için, Obama'nın gelişi ve Türk-Amerikan ilişkilerindeki iyileşmeyi de bir anlamda takviye edecek bir jest yaptığı konuşuldu.

Kimileri de Türkiye’nin ABD destekli NATO korumasının güvencesini almadan Çin kozunu cebinden atmayacağını ve muhtemelen bu konuda ABD'den veya NATO'dan bir güvence aldığı yorumunu yaptı, ABD’nin füze savunma sisteminin Kürecik'te radarını hatırlatarak.

2 ton döner, 5 ton kırmızı et


Pazar yazısı radarından çıktık galiba? Hemen asıl konumuza dönelim o zaman.

Dedik ya G20 Zirvesi Türkiye’nin ve Antalya’nın tanıtımı açısından rakamlarla ifade edilemeyecek bir tanıtım kampanyası oldu. Turizmcilerin bu iddiasının ya da avuntusunun ne kadar doğru olduğunu önümüzdeki Nisan ayı sonundan itibaren göreceğiz.

G20 zirvesinin düzenlendiği Antalya’nın turizm üssü Belek’teki çok yıldızlı ultra lüks oteller, dünya liderlerini ağırlamak için elinden geleni yaptı deniyor.
Antalya’da düzenlenen iki günlük g20 Zirvesi boyunca; liderleri ağırlayan Regnum Carya Otel ile dünyanın dört bir yanından yaklaşık 3 bin haberciye basın üssü olarak hizmet veren Kaya Palazzo Otel’de yaklaşık 2 ton döner ve 5 ton kırmızı et tüketilmiş.

Belek’te ilan edilen ‘Güvenli Bölge’de içinde yer alan otellerde konaklayan katılımcıların memnuniyeti için hiçbir masraftan kaçınılmamış. Hemen tüm otellerde 24 saat boyunca yemek servisi bulunurken en fazla tüketimin yapıldığı otellerden ikisi liderlerin ağırlandığı Regnum Carya ile basın mensuplarının ağırlandığı Kaya Palazzo Otel olmuş.

Liderlerin otelinde zirve boyunca çalışan bin personelin 400’ü aşçı ve servis personeli imiş. Menülerde ağırlıklı olarak Türkiye’ye özgü tatlılara yer verilmiş. En çok da döner, lahmacun, pide çeşitleri ve baklava ilgi görmüş.

2 ton döner, 5 ton kırmızı etin yanı sıra, 1,5 ton tavuk eti, 750 kilo balık, 500 adet alabalık ve 350 adet somon, 850 kilo antrkot, 850 kilo kuzu but ve 750 kilo kıyma tüketilmiş.

G20’ye katılanların en çok tercih ettiği meyve ise muz olmuş. G20’de 3 bin 250 kilo muz, 2 bin kilo mandalina ve 1500 kilo kırmızı elma yenilmiş. Salata malzemeleri ve pirinç de tatil sezonunda aynı sürede tüketilenin 5 katı yenilmiş. Yemekler sırasında ülke liderlerine kendi ülkelerinin meyveleri de ikram edilmiş.

İsteyen lidere tercihlerine göre özel servis yapılmış. Suudi Arabistan Kralı Salman Bin Abdülaziz sadece et yerken, sıkı bir vejetaryen olan Hindistan Başbakanı Narendra Modi, et ürünlerinden uzak durmuş.
Zirvede en fazla ilgiyi Türk kahvesi görmüş, Bazı konuklar, tadını çok beğendikleri Türk kahvesini neredeyse her yemek sonrası içmiş.

Gazetecilerin kaldığı otelde dikkat çeken tüketim maddesi ise yumurta olmuş. Gazeteciler iki günde tam 63 bin adet yumurta yemiş ve 11 bin kutu kolalı içecek tüketmiş… Maşallah… Maşallah…

G20 Zirvesi’nde kurulan sofralarda kuş sütü bile eksik edilmezken, bazı oteller içerideki ısıyı bile liderlerin keyfine göre ayarlamış. Carya Otel, Almanya Başbakanı Angela Merkel ile Güney Kore Cumhurbaşkanı Park Geun-hye üşüyünce tüm klima sistemlerini iki liderin ısınacağı dereceye göre ayarlamış.

G20 Zirvesi’ne ev sahipliği yapan Türkiye adına kim varsa, devlet erkânı, siyasetçiler, işadamları, STK temsilcileri, turizmciler ve de otel sahipleri ‘Bu işten en kârlı biz çıktık” diye el ovuşturup züğürt tesellisiyle avunadursun, zirveden en karlı çıkan ülke Çin olmuş… Çinliler zirve sırasında Arjantin ile 15 milyar dolarlık iki nükleer santral anlaşması imzalamış…

Bizim iş bitirici Egeli üreticilerimiz ise buna mukabil, Çin’in 142 milyon dolarlık ‘kiraz’ pazarına girmek için göz yaşartıcı bir mücadele vermiş.

Sonuç; Çinliler 2016 yazından itibaren Afyon kirazı yiyecekmiş...

Bizimkisi kiraz tesellisi..!
 
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.