banner58

Suudi Arabistan'dan Türkiye'ye red!

Suudi Arabistan, Türkiye’nin Suudi Arabistan topraklarında askeri üs kurma teklifinin reddedildiği bildirildi.

Suudi Arabistan'dan Türkiye'ye red!

Suudi Arabistan, Türkiye’nin Suudi Arabistan topraklarında askeri üs kurma teklifinin reddedildiği bildirildi.

18 Haziran 2017 Pazar 15:34
1057 Okunma
Suudi Arabistan'dan Türkiye'ye red!

Suudi hükümetinin açıklamasında, Suudi Arabistan’ın "yabancı bir askeri üsse gereksinim duymadığı, silah kuvvetlerinin ve askeri kabiliyetinin en üst düzeyde olduğu" ifade edildi. Suudi yönetimi ayrıca, kendi askeri güçlerinin terörle mücadele ve Orta Doğu’da güvenlik ile istikrarı sağlamak için, İncirlik üssü dahil yurt dışında da önemli katılımları olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Körfez ülkeleriyle ile Katar arasındaki kriz hakkında cuma günü açıklama yaparak, Katardakine benzer bir askeri üssün Suudi Arabistanda da kurulmasını teklif etmişti.

"Askeri güç en üst seviyede" açıklaması

Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, Portekiz TV kanalı RTP ile yaptığı son röportajında: “Biz, Katar’da askeri üs kurma konusunda karar verdik, Arabistan kralı ile görüştüğüm zaman Arabistan topraklarında da askeri üs kurmayı tavsiye ettim.” demişti.

Rus haber ajansı Sputnik'in aktardığı habere göre ise Riyad'ın askeri gücünün 'en üst seviyede olduğu' ve dışarıdan ülkesine askeri güç sokmayı düşünmediği belirtildi. AFP’ye konuşan bir Suudi yetkili ise ülkelerinde Türkiye’ye ait bir askeri üsse ihtiyaç olmadığını ve bu sebeple bunun hoş karşılanmayacağını açıkladı.

Cuma günü Körfez ülkeleriyle ile Katar arasındaki kriz hakkında açıklama yapan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Katar’da faaliyete geçen benzer bir askeri üssün Suudi Arabistan’da da kurulmasını teklif etmişti.

Önerilen Haberler
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
MALCOLM-XX 2017-06-18 20:27:04

1-

CB. ERDOĞAN, ‘’PERS YAYILMACILIĞINI DOĞRU BULMUYORUM’’

“… Pers yayılmacılığını doğru bulmadığımı özellikle ifade etmem gerekir. Şu anda biz Suriye’de Rusya-İran-Türkiye olarak Astana’da beraber çalıştık. Türkiye’nin bölgede İran’la ayrı düştüğü konuların yanı sıra ortaklık yaptığı konular da var. Bütün mesele, bunları masada oturarak, görüşerek süratle en ideal biçimde çözülmesidir. Çünkü bölgede şimdi siz İran’sız bir Irak veya Suriye meselesini çözemezsiniz. İran’ı bu işin dışında tutmak bu işin çözümüne fayda getirmez. Nitekim rejim İran’la çalışıyor mu? Çalışıyor. İran’ın mezhebi noktadaki yayılmacılığında Suriye bir alan mıdır? Bir alandır. Irak bir alan mıdır? Alandır. Ama ben bu yayılmacılığı mezhebi yayılmacılıktan öte bir Pers yayılmacılığı olarak görüyorum. Ve bu Pers yayılmacılığını da tabii doğru bulmadığımı özellikle ifade etmem gerekir. …” şeklinde ifade buyurmuşlar.

-------------

Saygıdeğer okurlar, geliniz bu görüşlerin, maalesef ne denli gayri diplomatik yanl

Avatar
MALCOLM-XX 2017-06-18 20:28:04

2-

ış ve son derece de yararsız ifadeler ve zorlama görüşler olduğu konusunu, zaman ve izniniz olursa birlikte irdeleyelim lütfen :

VAllahi bizler de, gerçekten var omayan bu, '’… Pers yayılmacılığını doğru bulmadığımı özellikle ifade etmem gerekir…. '' ifadesini, asla ülkemiz ve ortak bölgesel çıkarlarımıza gözeten ve Türkiye ve İran gibi iki güçlü dünya ve bölge ülkesi arasındaki uzun vadeli iyi komşuluk ve kalıcı dostluğuna uygun ifadeler olarak bulmadığımız önemli hususunu öncelikle ve dostlukla belirtmemiz gerekir. Bununla beraber aslında bu ifadenin, her şeyden önce sosyolojik, dilbilimsel kısaca bilimsel bir alt yapısı da yoktur ayrıca ; yani bu ifade açıkça, düşünsel ve pratik anlamda ayakları yere basan bir ifade değildir maalesef ; boşluktadır ve bu nedenle de oldukça anlamsız, gereksiz hatta ortak dostluğa zararlı olan, yarar getirmeyen angarya bir ifadedir kısacası.
‘Pers yayılmacılığı’ kavramı, uydurma ve zorlama, içi boş bir kavram olması yanında, etnik köken

Avatar
MALCOLM-XX 2017-06-18 20:30:23

3-

li ya da etnik, kavmi anlamlı ya da içerikli bir kavramdır aynı zamanda ; yani ‘yayılma içeriği bulunmayan ya da sadece ‘Pers diye adlandırılabilecek bir halkın bulunduğu bölgelerle sınırlı bir biçimde yayılabilme özelliği taşıyabilecek bir kavramdır yalnızca. Anlaşılacağı üzere din ve mezhep gibi farklı ve geniş insan toplulukları arasında yayılabilecek geniş şumüllü ve geneli ilgilendiren bir kavram değildir etnik Pers kavramı. Tıpkı Türklüğün ya da Türkçülük ideolojisinin, örneğin Arap, İngiliz, Rus ya da Alman coğrafyalarında yayamayacağınız gibidir bu konu. Onurlu İran İslam devlet ve yönetimi, bugün Arap ve daha başka coğrafyalardaki bazı İslam kisveli, çağ dışı ve anti demokratik Arap ve diğer saltanat yönetimleri gibi İslamın maddi-manevi kanını emen değil, tam tersine ona bu uğurda tıpkı bin bir özveriyle yolunda oldukları yüce İslam Peygamberi ve Onun masum, mazlum ve kutlu evlatları olan Ehlibeyti gibi, kan ve can veren Muhammedi Müslümanların, din dışından

Avatar
MALCOLM-XX 2017-06-18 20:31:11

4-

(Haçlı ve Siyonistlerce) ve İslam dini içerisindeki Haçlı-Siyonist işbirlikçileri olan Muaviye-Yezit Müslüman müsveddeleri ve onların ana kolu ve nifak finansörü olan sapık Vahhabi-Amerikan din işgal ortaklığının yetiştirmeleri olan silahlı IŞİD, EL NUSRA, EL KAİDE, BOKO HARAM vs. vs katliam ve terör çetelerince yaşamsal anlamda katliamlara uğratılıp, yok edilmeden, salimen ayakta kalabilmeleri için bugün bu uğurda dünyanın her yerinde İslam ümmetini ve değerlerini korumak adına büyük bedeller ödemektedir şerfli İran İslam Milleti ve Yönetimi . Muhammedi dini korumak, kurtarmak ve yaymak görevi ise zaten İran’ın güç ve kudretini aşan bir durumdur ki, yüce Allah bu görevi, kimselere bırakmayacak bir biçimde, Kuran’daki ifadesiyle, kendi uhdesine, kendi kudret alanına zaten almış bulunmaktadır şüphesiz . Dinin aslında sahibi ve koruyanı zaten yüce Allah’ın doğrudan kendisidir. İkinci bir koruyana ihtiyaç var mıdır sizce ?! Öyleyse İran’ın, bu son derece insani ve İslami olan

Avatar
MALCOLM-XX 2017-06-18 20:32:56

5-

çabalarının derin anlamı ise, İslam toplumu ve değerlerinin yüceltilmesi adına aslında, Peygamber sonrasında, Yezit’li-Muaviye’li kanlı, kirli ve karanlık dönemlerde kesintiye uğramış olan bu kutlu Kurani ilke ve devrim sürecinin, yeni nesiller ve coğrafyalara tekrardan barışçı Kurani hatırlatma hizmetkarlığı değil de, anlamsızca adlandırılmakta olunduğu görülen bir ‘Pers Yayılmacılığı’mıdır gerçekten ?! İran’ın bu son derece insani ve İslami olan bu çabalarının derin anlamı bu mudur yani ?!... Peki onurlu İran güçleri ya da devleti, birilerini, Yezit-Muaviye yanlıları olan vahşi ve karanlık birileri gibi kafa keserek, silah zoruyla, zaten Müslüman olan birilerini tekrardan ve anlamsızca Müslüman mı yapmaktadırlar ?! Değilse, sorun nedir o zaman ?! İslami tevhid görüşüne sahip olan İslami İran, yüce Kuran’ın , ‘’Allah’ın ipine sarılın ve dağılmayın ve dininizi de, başkaları gibi param parça etmeyiniz’’ ana ilkesine olan bu yüksek duyarlıklı bağlılığı gereğince, z

Avatar
MALCOLM-XX 2017-06-18 20:34:44

6-

aten cümle mezheplere ve mezhepçiliklere karşıdır ! İran İslamı, asla bir mezhebi değil, tam tersine, Öz Din’in bizzat kendisi olan ‘Muhammedi İslam’ı yani Türkçe tabiriyle ‘Onurlu Ehlibeyt İslam’ını savunmaktadır ki bu durum, gerçek müslümanlar açısından bir sorun olmayıp, aslında tam tersine, büyük bir şeref vesilesi olarak kabul gördüğü gerçeği de önemle bilinmelidir şüphesiz. Büyük bir samimiyetle İslami Tevhidi savunan bir yaklaşımı, mezhepçi olarak addetmek ise, İran’ın kendisinin işi değil, tersine gerçek İslam düşmanlarının, onlar hakkında yapmış oldukları ve zerrece de alt yapısı bulunmayan, mesnetsiz, hasedi bir tanımlama, suçlama, kötüleme çabalarından yani İslam düşmanlarının bu yaptıkları, zulümden başka bir şey de asla değildir . ‘Şii’ ya da ‘Şia’ kelimesinin anlam itibarıyle ‘taraftar’ demek olduğunu ve bunun samimi anlam açılımının da ‘Allah-Kuran-Muhammet-Ali ve Ehlibeyt yani gerçek ‘Öz Onurlu Muhammedi Din’ , daha yanisi asla ve asla bir mezhep taraftarlığ

Avatar
MALCOLM-XX 2017-06-18 20:36:02

7-
ı olmayıp, dosdoğruca gidilen bir ‘İslam Dini-Sırat-ı Müstakim yolu taraftarlığı olduğunu da, tüm yeryüzünün samimi ve şerefli Müslümanlarları bilirler ve kabul ederler kuşkusuz.

Gelelim, ‘’… Türkiye’nin bölgede İran’la ayrı düştüğü konuların yanı sıra ortaklık yaptığı konular da var. …’’
İfadesine:
sorarlar insana ister istemez, ‘’Yahu Allah aşkına İran’ın bölge ve dünya ölçeğinde savunmuş olduğu hangi insani ve bölge ortak yararına olmayan düşünce ya da değeri vardır ki, sizler bu konularda birbirlerinize karşı anlamsız ve tevhit dışı bir kıskançlık ya da rekabetle ters düşmektesiniz ki ?! Allah nezdinde yarış ve rekabet, ancak ve ancak şer işlerde değil, hayırlı işlerde ve o da ancak kardeşçe duygularla, Allah rızası için yapılabilirliği gerçeğini bilmiyorum hatırlatmama gerek var mıdır ?!... İslam’a ve mazlum müslüman Filistin halkına düşman olan kanlı-katil bir siyonist İsrail’le bile, bir çok konularda olumlu olumsuz bir çok şeyi rahatlıkla paylaşabilmede zerrece rah

Avatar
MALCOLM-XX 2017-06-18 20:37:02

8-
atsızlık taşımayan bir AKP yönetimi, tevhidi İslami komşusu olan İran’ la hangi islami ve insani dostluk ve komşulukları, hangi anlamlı gerekçelerle ortak insani ve islami komşuluk değerlerini paylaşamaz ki AKP yönetimi Allah aşkına ?! Bu anlamsız tutumun, eğer varsa anlamlı nedenlerini ve aklıcı gerekçelerini, şerefli İslami Türk toplumuna anlatabilir ya da ‘ama’sız, ‘lakin’siz bir biçimde açıklayabilir misiniz lütfen ?! Hani bizler de ‘bu akılcı ve son derece de haklı karşıtlık-zıtlık gerekçelerini bilelim de, eğer İslami İran’a karşı güdülmesi gerekiyorsa, bilinçli ve anlamlı bir düşmanlık güdelim diyorum’ acizane . Kimse kimseye, mezhep anlamlı bir parça bölüklük dayatmadan, Muhammedi İslam (Onurlu Ehlibeyt) Dini şemsiyesi altında, iki Müslüman ve kardeş halkdan oluşan ülkeler ve yönetimler olarak, karşılıklı ortak ülke ve bölgesel çıkar ve saygı çerçevesinde İran ve Türkiye stratejik ortaklar olarak bir araya gelseler, bu durumda ABD, AB ve İsrail azgınlık ve saldırganlığ