Suudi Arabistan Orta Doğu'da silahlanma yarışını 'önde götürüyor'

Çok sayıda prens ve bakana düzenlediği tasfiye operasyonu ile dünya kamuoyuna oturan Suudi Arabistan, son dönemde ABD ve Avrupa ülkelerinden yapılan silah ihracatının rekor seviyelere ulaşması nedeniyle Orta Doğu'da silahlanma yarışını tetiklemekle suçlanıyor. ABD'nin bu yıl 110 milyar doların silah sattığı Suudi Arabistan, son iki yılda İngiltere'den aldığı silah miktarını yüzde 500 oranında artırdı. Almanya Ekonomi Bakanlığı ise yılın üçüncü çeyreğinde Suudi Arabistan'a satılan silahların bir önceki yıla göre neredeyse yüzde 350 arttığını duyurdu. Hurriyet.com.tr’ye konuşan ABD’li Orta Doğu uzmanı Joshua Landis, İran ve Suudi Arabistan’ın bölgede karşılıklı bir silahlanma yarışıma girdiğini, Batı merkezli silah firmalarının ise sadece ‘kârlı anlaşmalar’ imzalama peşinde olduğunu söyledi.

Suudi Arabistan Orta Doğu'da silahlanma yarışını 'önde götürüyor'

Çok sayıda prens ve bakana düzenlediği tasfiye operasyonu ile dünya kamuoyuna oturan Suudi Arabistan, son dönemde ABD ve Avrupa ülkelerinden yapılan silah ihracatının rekor seviyelere ulaşması nedeniyle Orta Doğu'da silahlanma yarışını tetiklemekle suçlanıyor. ABD'nin bu yıl 110 milyar doların silah sattığı Suudi Arabistan, son iki yılda İngiltere'den aldığı silah miktarını yüzde 500 oranında artırdı. Almanya Ekonomi Bakanlığı ise yılın üçüncü çeyreğinde Suudi Arabistan'a satılan silahların bir önceki yıla göre neredeyse yüzde 350 arttığını duyurdu. Hurriyet.com.tr’ye konuşan ABD’li Orta Doğu uzmanı Joshua Landis, İran ve Suudi Arabistan’ın bölgede karşılıklı bir silahlanma yarışıma girdiğini, Batı merkezli silah firmalarının ise sadece ‘kârlı anlaşmalar’ imzalama peşinde olduğunu söyledi.

16 Kasım 2017 Perşembe 10:44
Suudi Arabistan Orta Doğu'da silahlanma yarışını 'önde götürüyor'

Suudi Arabistan Orta Doğuda silahlanma yarışını önde götürüyorSUUDİ Arabistan, Kral Salman bin Abdülaziz’in ‘ülkeyi yönetmekte’ yaşadığı güçlüklere ilişkin söylentilerin zirve yaptığı bir dönemde ‘yeni bir güçlü’ adam olarak Veliaht Prens Muhammed bin Salman’ı dünya sahnesine çıkardı. Kral Salman’ın 2015’te göreve gelmesiyle ilk kez uluslararası arenada ismi duyulan Prens Muhammed bin Salman’ın fiili liderliği altındaki Suudi Arabistan ise bölgede büyük bir silah yarışını körükleyecek adımlarını sıklaştırdı.

Suudi Arabistan’ın Almanya ile bu yılın üçüncü çeyreğinde yaptığı silah anlaşmaları geçen yıla göre yüzde 350 oranında artış gösterirken, İngiltere’nin son iki yılda ülkeye sattığı silah oranında yüzde 500’lük bir artış bulunuyor. Uzmanlar, mayıs ayında ABD ile 110 milyar dolar değerinde silah anlaşması imzalayan Suudi Arabistan silah anlaşmaları konusundaki agresifliğinin, bölgedeki ülkelerde rahatsızlık yarattığı ve silahlanma yarışına sürüklediği görüşünde.

HUrriyet.com.tr’ye konuşan ABD’li Orta Doğu uzmanı Joshua Landis, Oklohoma Üniversitesi Ortadoğu Çalışmaları Merkezi Direktörü Joshua Landis Hürriyet.com.tr’ye “Suudi Arabistan açık bir şekilde daha agresif bir konuma geliyor. Orta Doğu ülkeleri, iç muhalefete daha fazla baskı yapıldığı ve diğer ülkelerdeki isyancı hareketler tetiklenmeye çalışıldığı bir dönemde, İran ve Suudi Arabistan arasındaki savaş riskinin artmasıyla askeri gücü artırmak için tam kapasiteli bir yarışta. İki taraf da daha fazla silah almak için yarışıyor. İsrail de Lübnan ve Suriye’yi tehdit etti. Batı merkezli silah endüstrileri ise oldukça kârlı anlaşmalar imzalama peşinde…” yorumunda bulundu.

"SUUDİ ARABİSTAN BATININ SESSİZLİĞİNİ SATIN ALIYOR"

Suudi Arabistan'ın son dönemde yaptığı silah harcamalarını değerlendiren Washington Post gazetesi "Aktivistler, Suudi Arabistan'ın silah anlaşmaları Batı'nın Yemen için sessizliğini satın aldığını iddia ediyor" başlığını kullandı.

Yemen'de 20 milyondan fazla kişinin insani desteğe ihtiyacı olduğu, 7 milyon kişinin ise kıtlık benzeri bir durumla karşı karşıya olduğu ifade ediliyor. Suudi Arabistan'ın Batı ülkelerine 'çekici' gelmesinin tek nedeninin silah satışları olmadığını belirten Washington Post, enerji devi Aramco'nun halka arz edilmesinin sadece ABD'nin değil Avrupa ülkelerinin de büyük ilgisiyle karşılandığını yazdı. Tamamı Suudi Arabistan devleti tarafından kontrol edilen petrol şirketi Saudi Aramco, yüzde 5 hissesini halka arz etmeyi planlıyor. Petrol fiyatlarının en düşük seviyesinde olmasına rağmen Londra ve New York halka arza ev sahibi olmak için yarış hâlinde... Tamamı Suudi Arabistan devleti tarafından kontrol edilen Saudi Aramco, yüzde 5 hissesini halka arz edeceğini açıklamıştı. Uzmanlar, Aramco'nun halka arzının dünyanın en büyüğü olacağına ve Suudi Arabistan'a yaklaşık 100 milyar dolarlık gelir sağlayacağına dikkat çekiyor.

Trump, 5 Kasım tarihinde Twitter'dan "Suudi Arabistan'ın Aramco'nun ilk halka arzını New York borsasında yapması bizi çok memnun eder. Bu ABD için önemli" ifadelerine yer verdi.

Mayıs ayında, Trump'ın ilk yurtdışı ziyaretini gerçekleştirdiği Suudi Arabistan ile ABD arasında 110 milyar dolar değerinde, türünün en büyük silah anlaşması gerçekleştirilmişti. 1938 yılında petrolün bulunmasıyla ve o dönem ABD'nin ortaklığı bulunan petrol şirketi Aramco'nun 1980 yılında tamamen Suudi Arabistan hanedanın eline geçmesiyle eşi görülmemiş bir refaha kavuşan ülke, petrol ekonomisinden sonrasını planlama evresinde...

ALMANYA’NIN SATTIĞI SİLAH YÜZDE 350 ARTTI

Almanya Ekonomi Bakanlığı'nın, Federal Meclis’teki Sol Parti milletvekili Stefan Liebich’in soru önergesine verdiği yanıta göre, 2017'nin üçüncü çeyreğinde Suudi Arabistan'a 148 milyon Euro tutarında silah satıldı. DW Türkçe’nin aktardığına göre, geçen yılın aynı döneminde, Suudi Arabistan 41 milyon Euro tutarında silah ihraç etmişti. 2016 yılında Suudi Arabistan'a toplam 530 milyon Euro tutarında silah ihracatı yapılmıştı.

Alman Süddeutsche Zeitung gazetesi, "Suudi Arabistan komşu ülkedeki stratejisinin temelden değiştirmeye niyetli değil: Onlar için 'Husi isyancılara silah sevkiyatının önü kesilmeli ve pes etmek zorunda kalmalılar'. Suudiler, kaynakları engelleme taktiğinden en çok sivil halkın etkilenmesinin Batı'nın güvenilir partneri imajına zarar vereceğini kabul etmek zorundalar.... Alman Suudi deniz kuvvetleri için Yemen'e yönlik tedariklerin önünü kesmek için devriye gemileri inşa ediyor..."

Suudi Arabistan dünyada ithal edilen askeri ekipmanların yüzde 7'sini satın alarak dünyada en çok silah ithal eden ikinci ülke konumunda. Suudi Arabistan'ın silah satın aldığı ülkelerin başında ABD, İngiltere ve Fransa geliyor. Orta Doğu'daki en büyük savunma bütçesine sahip ülke, 2014 yılında dünyada en çok silah ithal eden ülke konumunda yer almıştı.

İNGİLTERE’DEN YÜZDE 500 ARTIŞ

İngiliz The Independent gazetesi, Yemen'de 2015 yılından başlayan iç savaşın ardından İngiltere'nin Suudi Arabistan'a sattığı silahların yüzde 500 oranında arttığını duyurdu. Yemen'deki Şii kökenli ve İran destekli Husilere yönelik hava operasyonlarına başlayan Suudi Arabistan, o tarihten itibaren İngiltere'den 4.6 milyar sterlin değerinde füze, bomba ve silah satın aldı.

The Independent, Yemen'de hastanelere, okullara ve hattâ düğünlere yönelik gerçekleştirilen hava saldırılarının neden olduğu çok sayıda insan hakları ihlalinin İngiliz hükûmetinin Suudi Arabistan'a silah satma konusunda fikrini değiştirmediğini yazdı. Yemen'de iki yıldır süren iç savaşta Suudi Arabistan liderliğindeki hava koalisyonunun en az 5 bin 300 sivilin ölümüne neden olduğu ifade ediliyor. Merkezi Londra'da bulunan "Silah Ticareti Karşıtı Kampanya" (Campaign Against Arms Trade - CAAT) örgütü Suudi Arabistan'a satılan silahlarda son iki yılda yüzde 457 oranında artış olduğunu açıklarken, satılan silahların önemli bir bölümünün Yemen'de kullanıldığı belirtildi.

ESKİ BAŞKAN ADAYI SENATÖR: SİLAH YARIŞINI KÖRÜKLÜYOR

Suudi Arabistan'a silah satışlarının görüşüldüğü ABD Senatosu'nda konuşan tanınmış senatör Rand Paul, ABD'nin Suudi Arabistan'a yönelik yüklü silah satışıyla bölgedeki 'silah yarışını' körüklediğini söylemişti.

Paul, kimilerince tarihî olarak nitelendirilen yaklaşık 20 dakikalık konuşmasında ABD'nin Suudi Arabistan'a silah satmasıyla İran ve İsrail'in de savunma harcamalarını artıracağını ve Orta Doğu'nun daha fazla silahlanmasının önünün açılacağını savunmuştu. Suudi Arabistan Ocak 2016 tarihinde Tahran'daki göstericilerin Suudi Arabistan Büyükelçiliği'ne zarar vermesinin ardından İran ile diplomatik ilişkileri kesmişti. Riyad ve Tahran arasındaki ilişki, Suudi yetkililerin önde gelen Şii din adamı Nimr El-Nimr'i idam etmesinin ardından kötüleşmişti.

TRUMP RİYAD YÖNETİMİNE AÇIK BİR ANLAŞMA ÖNERDİ

İngiliz The Financial Times'da konuya ilişkin bir makale kaleme alan Philip Gordon, "Başkanlığının başladığı günden itibaren Trump, Riyad'daki yönetime açık bir anlaşma önerdi: Daha fazla Amerikan silahı al, ABD'de yatırım yap, aşırı İslam ile mücadeleye bağlı kal ve buna karşılık olarak size koşulsuz destek vereceğiz. İran'la mücadelenizde, Yemen'deki savaşta, Katar'ın izolasyonunda ve iç konulardan hangisine ihtiyaç duyursanız..." ifadesini kullandı.

Gordon, "Washington'dan koşulsuz yeşil ışıkla Trump, Suudi'lerin ülke içinde ve dışında ileri gitmesine teşvik ederek bir risk alıyor. Suudi Arabistan Yemen'deki masraflı savaşını arttırdı ancak durum sadece kötüleşti ve kampanya hedeflerine ulaşılamadı. Katar'a boykot uygulandı ancak bu sadece Katar'ın Türkiye ve İran ile daha yakınlaşmasına neden oldu. Şimdi Riyad'ın İran ve Lübnan için muhtemel bir askeri operasyon sinyali vermesiyle Trump, Suudi Arabistan'ın savaş kararı alması durumunda ABD'nin bunun yanında yer alacağı konusunu iki kere düşünmeli" ifadelerine yer verdi.

Trump'ın Suudi Arabistan ile kurduğu yakın ittifakın nedenlerinden belki de en önemlisi, dünyanın en büyük petrol şirketi Aramco'nun gelecek sene halka arz edilme kararı alması. Trump yönetiminin Aramco'nun halka arzının New York Menkul Kıymetler Borsası'nda gerçekleşmesi için Suudi yönetiminin ikna etmeye uğraştığı belirtiliyor.(Hürriyet)

Önerilen Haberler
Anahtar Kelimeler:
Suudi ArabistanABDSilah
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ülkem 2017-11-16 11:16:50

Müslümanlar birlik olmalı, kendi islam birliği altında toplanmalı. islamın gücü çok büyük, ekonomik gücüde büyük ancak birlik oluşturacak büyük liderler ihtiyaç var. kendi silahını yap , o zaman sen düşmanı beslemezsen zaten düşmanın olmaz. düşmana dolarları akıtır silah alırsan düşman sana sürekli düşmanlar üretir ve sana hep silah satar. sende hizmetkar olursun ve aslada güvende hissetmezsin kendini eyyy müslüman. UYAN rabbimden yardım iste, isteyelim. Allah cc in yardımı yakındır biz islamı güzel yaşarsak rabbim yardım eder.