The Economist: Türkiye ekonomisinde Barok dönem sona erdi

Türkiye'de yükselen faiz oranlarını tartışmaya açan The Economist, Türkiye ekonomisinde Barok dönemin kapandığını ve Merkez Bankası'nın daha ortodoks ve sade bir politika yürüteceğini savundu.

The Economist: Türkiye ekonomisinde Barok dönem sona erdi

Türkiye'de yükselen faiz oranlarını tartışmaya açan The Economist, Türkiye ekonomisinde Barok dönemin kapandığını ve Merkez Bankası'nın daha ortodoks ve sade bir politika yürüteceğini savundu.

06 Haziran 2018 Çarşamba 13:40
The Economist: Türkiye ekonomisinde Barok dönem sona erdi

The Economist, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz oranlarında sadeleştirmeye başvurmasını “Türkiye ekonomisinde Barok döneminin sonu” olarak niteledi.

TCMB’nin para politikasını sadeleştirmeye gittiği belirtilirken 1 Haziran'dan itibaren yalnızca bir faiz oranına (bir haftalık repo oranı) bağlı kalınacağı vurgulandı. Bu durumun oranın yüzde 16,5'e yükselmesine neden olduğu, Türk Lirası'nı batma tehlikesine kadar götüren düşük faiz oranlarının karmaşıklığını giderecek bir hamle olduğu öne sürüldü

The Economist'in Merkez Bankası politikasına dair yazısının özeti şu şekilde:

Merkez Bankası liraya istikrar kazandırmak ve yüzde 5 hedefinden uzak, iki haneli enflasyonu bastırmak isterken, Erdoğan ekonominin 2017'nin son çeyreğinde yüzde 7,3'e ulaşan büyüme hızını daha da artırma ve “faiz lobisi” diye adlandırdığı aşırı faiz artışına karşı koyma arzusunda. Türkiye'nin ekonomi politikasının belirlenmesinde önemli rol oynayan teknokratlar, yüksek faiz oranlarının aşırı harcamayı frenleyerek ve yabancı sermayeyi yeniden cezbederek ekonomiye istikrar sağlayacağını savunuyor. Ancak Erdoğan'a göre yüksek faiz oranları enflasyonu frenlemiyor, aksine neden oluyor.

Erdoğan'a açık bir şekilde bağlı olan Merkez Bankası, haftalık repo oranını uzun bir süre yükseltmekten sakındı. Onun yerine gün sonunda bankalara destek sağlayan geç likidite penceresinden borç alım fiyatını artırdı. Aynı zamanda fonlama için bankaların bu pahalı pencereye yönelmelerine zorladı. Böylece ortalama borç alım fiyatı da yükselmiş oldu.

Ne var ki, son haftalarda hem Erdoğan'ı hem de talebi sürekli artıran tahvil piyasasını memnun etmek imkansız hale geldi. Amerikan Hazinesi tahvillerinin getirisi, dolar ve petrol fiyatları artmaya başlarken, yabancı yatırımcıların Türkiye'nin dengeleri kontrol etme yetisine dair şüpheleri başladı. Piyasaları ikna edebilmek için yapılacak herhangi bir hamle Erdoğan'ı kızdırmaya yeterli olacak.

Bu korkutucu haftada görüldüğü kadarıyla Erdoğan'ın hassasiyetleri birinci planda olacak. Ancak kendisi merkez bankasına ne kadar zorbalık yaptıysa, piyasalar da kendisine o kadar yaptı. Türk Lirası'nın yüzde 12 değer kaybetmesinin ardından merkez bankası 23 Mayıs'ta faiz oranlarını yüzde 3 artırdı.

Önerilen Haberler
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.